GİRİŞ

De ki : “ Rabbim, sadece iğrençlikleri ; Onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere baş kaldırmayı, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri, Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram etmiştir. “ ( Araf 33. )

Rabbim ! Açık ve gizli iğrençliklerin, haklarında hiç bir delil indirmediğin şeylerin, Sana ortak koşmanın, hakkında bilmediğim şeyleri söylemenin insanları yanlış yönlendirmenin azabından Sana sığınırım.

CENNETİN HURİLERİ

Cennet,  Allah’a  inanmış,  bütün  benliğiyle,  bilgiyle  O’na  yönelmiş,  peygamberlerine,  kitaplarına  ve  ahiret  gününe  iman  etmiş,  hayatı  boyunca  emir  ve  yasaklarına  uymuş,  Allah  yolunda  mücadele  etmiş,  insan  olabilme  adına  ahlâkı,  üretimleri,  paylaşımları  ve  çabalarıyla  Allah'a  bağlılığı  ve  sakınması  ile  takva  sahibi  kullarına,  ölümden  sonraki  ahiret  hayatında,  Allah'ın  vaat  ettiği   ödülüdür. Aslında  ahiret  hayatının  Cenneti  biz  insanlar  için  bir  gaybdir,  henüz  bildiğimiz,  algılayabileceğimiz,  dünya  aklı  ile  tanımlayabileceğimiz,  eşleştirebileceğimiz  bir  hayat  ve  mekân  değildir.  Kâinatın,  Evrendeki  dünyanın  hayatına  kıyamet  ile  son  verilmesinin  ardından,  bizim  tasavvur  edemeyeceğimiz  bambaşka  bir  kozmik  yapıda  ve  boyuttaki  ahiret  hayatı  için  Cennet  o  zaman  hak  edene  gösterilecektir.  Bize  ise  Kur’anın  pek  çok  ayetinde,  dünya  hayatında  ancak  gördüklerimize,  bildiklerimize,  yaşadıklarımıza,  algılayabilip  kıyaslayabileceğimiz  somut   benzetmelere  göre  Arap  dili  kuralları  ve  deyimleri  de  kullanılarak  Cennet   tasvirleri  yapılmaktadır. Bu  tasvirlerde  hak  edeceklere  vaat  edilenler,  bu  dünyanın  güzellikleriyle  ve  mutluluklarıyla  dolu.  Endişenin,  kaygının,  tasanın,  stresin,  hastalığın,  yaşlanmanın,  adaletsizliğin,  zulmün,  yasağın,  kötü  sözün  olmadığı  ebedi  bir  hayattır !  Bundan  dolayı  da  herkesin  canı  Cennet   istemektedir.  Bunun  yanı  sıra  Kur’an  çevirilerini  yapan   erkek  egemen  zihniyetin  hakim  olduğu  klasik  gelenekçi  Kur’an  tefsircilerinin  canı  da  “ Derviş...."

YEDİ UYUYANLAR MAĞARASI

Dünyanın  değişik  kültürlerine  bağlı  olarak,  değişik  yerlerde  turistlerce  ziyaret  edilen  yedi  uyurlar  mağaraları  bulunmaktadır. Yedi  uyurlar,  hemen  hemen  bütün  kültürlerde  ortak  olarak,  halkından  yüz  çevirip  onları  terk  edenlerin  hikâyesidir.  Bu  hikâyelerin  en  eski  örneği, Hint  kültüründeki  Muhabharata  destanıdır.  Bu  destanda,  yedi  kişi  peşlerinde  bir  köpek  olduğu  halde  inançlarından  dolayı,  krallığa  ve  dünyaya  yüz  çevirirler.  Ve  bir  mağarada  yaşamaya   başlarlar. Bu  hikâye  Hristiyanlığın  ilk  devirlerinde  önemli  bir  hikâye  iken,  daha   sonra   önemini  yitirmiş,  Müslümanlıkta  ise  Kur’anda  yer  alan  Kehf  Suresi  içindeki  ayetlerde  ( mağara  arkadaşları ) Ashabı  Kehf  ifadesiyle  anlatılan  kıssadan  dolayı,  İslam  kültüründe  de  önemli  bir  yer  tutmaya  başlamıştır.

Bu  konu  ile  ilgili  olarak  Hristiyanlıkta  da  en  eski  versiyon,  Mevdudi’nin  nakil  derlemesine  göre   Suriyeli  bir  Hristiyan  Rahip  olan  ve  kayıp  bir  Yunanca  kaynaktan  aldığını  söyleyen  Suruçlu  James’e  ( Yakup’a ) aittir.  James  “ mağarada  uyuyanların “  ölümünden  birkaç  yıl  sonra  M.S. 452  de  veya  o  sıralarda  doğmuştur. Bu  olayı  geniş  şekilde  açıklayan  hitabe  de,  James  tarafından  M.S. 474  de  veya  o  sıralarda   kaleme  alınmıştır. Bu  Süryani  kaynağı,  ilk  Müslüman  müfessirlerin  eline  geçmiş  ve  İbni  Cerir  tefsirinde  yayınlanmıştır.  Diğer  taraftan  aynı  kaynak  batıya  da  ulaşmış,  Yunanca,  Latince  tercümeleri  yayınlanmıştır.  Bu  hikâyeye  göre ; 

Yedi  Hristiyan  genci  işkence  yaparak  mağaraya   sığınma...."

EN ÇOK OKUNAN KONULAR

ÖLENİN EVİNDE TEBAREKE OKUMA GELENEĞİ

Ölüm,  Enbiya  Suresinin  34. ayetinde   “  Biz  senden  önce  de  hiç  bir  beşer  için  sonsuzluk  tanımadık.  35  :  Her  kimliği  olan  varlık  ölümü  tadıcıdır. " ​ denildiği  ...

09.05.2017      6892

KUR'ANDA SALAT NAMAZ MIDIR ?

Müslüman  toplumlarında  Camilerde  günde  beş  vakit  okunan  ezanlarda,  "  Hayya  lessalah  "  ifadesiyle  insanlar  salat’a  davet  edilirler.  Bütün  Müslümanlar  ve  de  kadınlar  bu  davette ...

21.11.2016      6564

KUR'ANA GÖRE MELEK İNANCI

Peygamberimizin  vefatından  sonra,  800  lü  yıllarda  ortaya  çıkmaya   başlayan  klasik  tefsircilerle, Yahudi  ve  Hristiyan  inançlarının  etkisinden  kurtulamayan  yazarların  oluşturduğu,  t ...

14.12.2016      5105

SELA NEDİR NİÇİN VERİLİR ?

Yüce  Kitabımız  Kur’anın  dini,  Dinimiz  İslam  “  La  ilâhe  illallah “  Allah’tan  başka  ilâh  diye  bir  şey  yoktur  demenin  bilinci,  şuuru  ile  yaşanması  ve  hiç  bir  ...

13.09.2017      4436