GİRİŞ

De ki : “ Rabbim, sadece iğrençlikleri ; Onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere baş kaldırmayı, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri, Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram etmiştir. “ ( Araf 33. )

Rabbim ! Açık ve gizli iğrençliklerin, haklarında hiç bir delil indirmediğin şeylerin, Sana ortak koşmanın, hakkında bilmediğim şeyleri söylemenin insanları yanlış yönlendirmenin azabından Sana sığınırım.

ORUÇ VE GETİRDİKLERİ

Ülkemizde,  her  Ramazan  ayı  yaklaştığında  köylerde,  kentlerde,  çarşıda  pazarda,  çalışma  hayatında  iş  yerlerinde,  camilerde,  evlerde,  farklı  farklı  düşüncelerle,  beklenti  ve  heyecanlarla,  insanlarda  bir  oruç  muhabbetidir,  telaşıdır,  hazırlığıdır  başlar. Çoğunlukla  orucun  dünya  yaşamında  yanlışlardan  sakınmak  olan  aslının  ve  hedefinin  ne  olduğuna  yönelme  olmaz  da,  nelerin  yenilip  yenilemeyeceği,  iftar  sofralarının  abartıları,  zenginin  zengini  ağırladığı  gösterişli  ve  şaşaalı  iftar  davetleri,  yapılan  erzak  stok  ve  alışverişleri,  aç  ve  yoksul   insanlara  ekranlarda  seyrettirilen  zengin  yemek  tarifleri,  nelerin  orucu  bozduğu  soruların  saçmalıkları,  Kur'anın  oruç  anlayışının  özünü  geri  planda  bırakır. Çünkü  dinimizin  asıl  hedefi  ve  felsefesi  doğru  olarak  anlaşılamamaktadır. Biz  Müslümanlara  Kur’an  meallerinden  anladığımız  dilden  Türkçe  olarak  okunması  önerilmemekte,  siz  Kur'anı  anlayamazsınız,  Din  Kur'andan  öğrenilmez, Türkçe  mealinden  hatim  olmaz  diye  insanlar  Kur'andan  uzaklaştırılmaktadır.  Böylece  Kur’an  terk  ettirilmiştir. Çünkü  sadece  ulemanın  tekelinde  kalan  Din,  uydurulan  hadis  ve  rivayetlerle  insanlara  Kur’anın  dini,  hayatın  rehberi  olarak  yansıtılamamaktadır. İnsanlarımız  da   çoğunlukla,  kendi  dinlerinin  kitabını  okuyup  öğrenme  çabasında  olmamakta,  her  şeyi  hazır  birilerinden  beklemektedir. Bundan  dolayı  da  pek  çok  konuda   olduğu  gibi,  bin  dört  yüz  yıldır  oruç  konusu  da  bir  türlü  doğru  zemine  oturtturulamamıştır. Ramazan  ayı...."

YEDİ UYUYANLAR MAĞARASI

Dünyanın  değişik  kültürlerine  bağlı  olarak,  değişik  yerlerde  turistlerce  ziyaret  edilen  yedi  uyurlar  mağaraları  bulunmaktadır. Yedi  uyurlar,  hemen  hemen  bütün  kültürlerde  ortak  olarak,  halkından  yüz  çevirip  onları  terk  edenlerin  hikâyesidir.  Bu  hikâyelerin  en  eski  örneği, Hint  kültüründeki  Muhabharata  destanıdır.  Bu  destanda,  yedi  kişi  peşlerinde  bir  köpek  olduğu  halde  inançlarından  dolayı,  krallığa  ve  dünyaya  yüz  çevirirler.  Ve  bir  mağarada  yaşamaya   başlarlar. Bu  hikâye  Hristiyanlığın  ilk  devirlerinde  önemli  bir  hikâye  iken,  daha   sonra   önemini  yitirmiş,  Müslümanlıkta  ise  Kur’anda  yer  alan  Kehf  Suresi  içindeki  ayetlerde  ( mağara  arkadaşları ) Ashabı  Kehf  ifadesiyle  anlatılan  kıssadan  dolayı,  İslam  kültüründe  de  önemli  bir  yer  tutmaya  başlamıştır.

Bu  konu  ile  ilgili  olarak  Hristiyanlıkta  da  en  eski  versiyon,  Mevdudi’nin  nakil  derlemesine  göre   Suriyeli  bir  Hristiyan  Rahip  olan  ve  kayıp  bir  Yunanca  kaynaktan  aldığını  söyleyen  Suruçlu  James’e  ( Yakup’a ) aittir.  James  “ mağarada  uyuyanların “  ölümünden  birkaç  yıl  sonra  M.S. 452  de  veya  o  sıralarda  doğmuştur. Bu  olayı  geniş  şekilde  açıklayan  hitabe  de,  James  tarafından  M.S. 474  de  veya  o  sıralarda   kaleme  alınmıştır. Bu  Süryani  kaynağı,  ilk  Müslüman  müfessirlerin  eline  geçmiş  ve  İbni  Cerir  tefsirinde  yayınlanmıştır.  Diğer  taraftan  aynı  kaynak  batıya  da  ulaşmış,  Yunanca,  Latince  tercümeleri  yayınlanmıştır.  Bu  hikâyeye  göre ; 

Yedi  Hristiyan  genci  işkence  yaparak  mağaraya   sığınma...."

EN ÇOK OKUNAN KONULAR

ÖLENİN EVİNDE TEBAREKE OKUMA GELENEĞİ

Ölüm,  Enbiya  Suresinin  34. ayetinde   “  Biz  senden  önce  de  hiç  bir  beşer  için  sonsuzluk  tanımadık.  35  :  Her  kimliği  olan  varlık  ölümü  tadıcıdır. " ​ denildiği  ...

09.05.2017      7230

KUR'ANDA SALAT NAMAZ MIDIR ?

Müslüman  toplumlarında  Camilerde  günde  beş  vakit  okunan  ezanlarda,  "  Hayya  lessalah  "  ifadesiyle  insanlar  salat’a  davet  edilirler.  Bütün  Müslümanlar  ve  de  kadınlar  bu  davette ...

21.11.2016      6783

KUR'ANA GÖRE MELEK İNANCI

Peygamberimizin  vefatından  sonra,  800  lü  yıllarda  ortaya  çıkmaya   başlayan  klasik  tefsircilerle, Yahudi  ve  Hristiyan  inançlarının  etkisinden  kurtulamayan  yazarların  oluşturduğu,  t ...

14.12.2016      5466

SELA NEDİR NİÇİN VERİLİR ?

Yüce  Kitabımız  Kur’anın  dini,  Dinimiz  İslam  “  La  ilâhe  illallah “  Allah’tan  başka  ilâh  diye  bir  şey  yoktur  demenin  bilinci,  şuuru  ile  yaşanması  ve  hiç  bir  ...

13.09.2017      4638