Soru

Salim K.   10-05-2021   30
değerli hocam ölüm orucu neden tutulur. Bu orucu tutanlar a yemek ve para verilse vaz geçerlermi fikirlerinden,ideolojilerinden bu düşünce 1 aylıkmı olur?

Yanıtlar

Zeki Çelik.   11-05-2021  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  bereketi  üzerinize  olsun !

Değerli  Kardeşim !  İçinde  bulunduğumuz  Ramazan  ayının  gereği  olarak  Müslümanların  ibadet  ve  Allah  rızası  için  tutmakta  olduğu  oruca  binaen  aslında  bu  uygulamalarla  yakından  ve  uzaktan  ilgisi  olmayan  bir  yememe,  içmeme  eylemi  ile  yapılan  siyasal  ve  ideolojik  protesto  direnişlerine  dikkat  çekmişsiniz. Belirttiğiniz  gibi  elbette  ki  bu  kanala  girmiş,  bu  noktaya  gelmiş   olan  eylemcilere  yemek  veya  su  içirmek  olumlu  bir  çözüm  getirmez.

Ölüm  orucu  veya  açlık  grevi  denilen  bu  olay,  genellikle  gücü  elinde  bulundurandan,  muktedirlerden,  normal  yollardan  doğal  olarak  hakkını  alamayan,  ümitleri  kalmayan  kimselerin  haklarını  talep  ettikleri  ama  birileri  tarafından  yönlendirilen,  öne  çıkartılan  siyasal  ve  tepkisel  bir  davranıştır,  karşı  tarafa  suçluluk  ve  sorumluluk  duygusu  yüklemeye  yönelik,  başarı  ve  sonuç  elde  etmek  amacıyla  toplumu  da  bilinçlendirerek  şiddet  içermeyen  süreli  veya  süresiz  bir  çeşit  protesto  olan  siyasal  direniştir.

Bu  tür  direnişler  tarih  boyunca  zaman  zaman  dünyanın  neredeyse  bütün  ülkelerinde  ve  toplumlarında  görülmüştür. Ülkemizde  de  ilk  defa  1950  yılında  Nazım  Hikmet  tarafından  gerçekleştirilmiş,  fakat  son  otuz  yılda  ise  bilhassa  12  Eylül  dönemi  ile  birlikte  başlayan  ceza  evlerindeki   işkencelere  karşı  toplu  ölüm  orucu  eylemleri,  yakın  zamanımızda  ise  toplumsal  adaletsizlikler  ve  yönetsel  yanlışlıklara  karşı  da  sayısı  oldukça  artış  göstermiştir.

Ancak  böyle  bir  hak  aramanın,  bu  tür  eylemdeki  her  iki  taraf  için  de  meşru  ve  mantıklı  olup  olmadığı  sağ  duyu  ve  akli  selim  ile  üstelik  de  gerçek  dinimiz  İslam  ve  Kur’an  ile  oluşması  istenen  inancımız  açısından  da  sorgulanması  gerekir. Çünkü  açlık  grevine  giren  ve  ardından  da  ölüm  orucuna  geçecek  bir  insan,  artık  şartlanmış  bir  kararlılıkla  su  içmemekte  ve  gıda  almamaktadır. Bu  ise  gün  geçtikçe  güçsüz  kalma,  zayıflama,  vücut  organlarının  fonksiyonlarını  yerine  getirememe,  sağlık  sorunlarını  doğurmakta,  devamında  da  insanın  kendisini  ölüme  terk  etmesi,  bir  tür  intihara  götürmesi  ve  dinimiz  açısından  da  kesinlikle  onaylanmayan,  kendi  vücuduna  ve  hayatına  hainlik  etmesi  anlamına  gelmektedir.

İnsanın  bedeni  kendisine  verilen  bir  emanettir.  İnsan  her  koşulda  öncelikle  bu  emaneti  korumakla  yükümlüdür.  Rabbimiz,  bu  emanetin  zora  düşeceği  normal  hastalık  durumlarında  normal  Ramazan  orucuna  dahi  izin  vermemektedir. Hatta  zorunlu  hallerde  yemesi  dinen  yasaklanmış  olan  domuz  etinin  bile  yenmesine  izin  vermektedir.

Öte  yandan  bu  eylemin  karşı  tarafında  bulunanların  da  siyaseti  bir  tarafa  bırakarak,  ölüm  yolculuğundaki  insanları  vazgeçirmek  için  elden  gelenin  yapılması,  makul  olan  hakların  verilmesi  için  gereken  önlemlerin  tez  elden  alınması,   dinimizin  emrettiği  yönetsel  adaletin  gerekliliği  ile  hem   bir  insani,  hem  de  bir  vicdani   sorumluluktur.

Aslında  bu  olaylar,  toplumun  bana  neci,  duyarsız  ve  ilgisiz  kalmasının,  bundan  yararlanan  yönetimlerin,  gücü  elinde  bulunduran  muktedirlerin  içine  girdiği  baskıcı,  hak,  hukuk  ve  adaletten  uzaklaşmış   yönetimlerinin  siyasal  ve  ideolojik  yapılarına  bağlı  olarak  oluşmuş  toplumsal  ve  yönetsel  bir  sonuçtur. Toplumsal  yaşamda  huzurun  kalmadığı,  adaletin,  toplumsal  düzenin  bozulduğu  dönemlerde  Rabbimiz,   Şura  Suresinin  30. ayetinde “  Ve  size  musibetten  isabet  eden  şeyler,  işte  kendi  ellerinizle  kazandıklarınız  yüzündendir. “ ifadeleriyle  hem  toplumun  duyarsız  kalarak  yanlış  seçimlerle  attıkları  adımlarına,  aynı  zamanda  da  yapılan  yönetsel   yanlışlıklara  kısa  ve  öz  bir  cümle  ile  açıklık  getirmektedir.  Her  iki  tarafın  da  hatalı  olduğu  mesajını  vermektedir. Öte  yandan  Maide  Suresinin  32. ayetinde “ İşte  bunların  cereyan  edişinden  dolayı  Biz,  İsrailoğullarına  “  Şüphesiz  her  kim  bir  zat  veya  yeryüzünde  bozgunculuk  karşılığı  olmadan  bir  zatı  öldürürse  artık  bütün  insanları  öldürmüş  olur.  Kim  de  bir  zatın  yaşamasına  sebep  olursa,  bütün  insanları  yaşatmış  gibi  olur. “  şeklinde  farz  kıldık. “  denilerek  siyasi  talepler  için  kendi  hayatını  tehdit  aracına  dönüştürüp  daha  da  ileri  götüren,  ölüm  orucuna  yatarak  tehlikeye  atanlar  da  ve  onları  bu  yönde  teşvik  edenler  de,  bu  olayın  bir  mücadele  yöntemine  dönüşmesine  neden  olan,  zemin  hazırlayan  muktedir  ve  gücü  elinde  tutan  yöneticiler  de  büyük  bir  sorumlulukla  yükümlü  kılınmaktadır. Bu  ölüm  orucu  eyleminin  olumsuz  bir  sonuca  dönüşmemesi,  ya  da  hiç  ortaya  çıkmaması  için  hem  yöneticiler  ve  hem  de  duyarsız  ve  tepkisiz  kalan  toplum,  gereğinin  yapılması  için  sorumlu  tutulmaktadır. Bunun  yanı  sıra  Yunus  Suresinin  100.  ayetinde  de  “ Ve  Allah  pisliği / azabı  aklını  kullanmayanların  üzerine  bırakır. “  denilerek  bu  gibi  musibetlerden  kurtulmanın  yolunun  akıl  olduğuna  dikkat  çekilmektedir. Toplumdaki  bu  tür  uyuşmazlıkların  oluşmaması,  huzurun,  mutluluğun,  hakkın,  hukukun,  adaletin  oluşması  için  hem  yönetilenler  ve  hem  de  yöneticiler  için  akıl,  akıl,  akıl  önemle  önerilmektedir.  Allah’ın  selamı,  rahmeti,  Kur’anın  doğrularıyla  hareket  edilebildiği,  aklın  egemen  olduğu,  huzurlu, mutlu,  ölümün  istendiği  eylemlerin  olmadığı  güzel  bir  hayat  herkes  için  olsun !...

Zeki Çelik.   11-05-2021  

Kendimize  olan  saygımızdan,  sizin  hangi  amaca  yönelik  olarak  sorduğunuzdan,  çalı  dövüp  dövmediğinizden,  art  niyetli  olup  olmadığınızdan  emin  olamadığımızdan  dolayı,  tutarsız,  gayri  ciddi  ve  kinaye  olarak  gördüğümüz  sorunuza  yine  de  zaman  harcanarak  cevap  verilmiştir. Aksi  halde  bu  tip  sorular  sitemizde  yer  alamaz !..

Salim K..   12-05-2021  
değerli hocam öncelikle cevabınıza tşk ederim.Sorgu ilmin hocasıdır derler.sizlere yönelttiğim sorular bir islam neferi olarak sorguladığım ve bazen bildiğini zannettiğim kişilerle paylaşarak gerçeklerin ortaya çıkıp önce kendi akılımın sağlamlaşması niyetiyledir.bu da islamın temel şartıdırÇünki istişare rabbimizin emridir.Bu dünyaya yeme içme çoğalma ve kafamıza göre yaşamak için gelmediğimize göre.bir amaç ve gayemizin olduğu kesin.çünki rabbimiz ataları uyarılmış fakat duyarsıs kalmış tomlumlara seslenmektedir. sorularımın uslübü sizi sıkıntıya düşürdüyse özür dilerim. biz sanal alemde kendimizi okadar belki tanıyamıyoruz .samimiyetinize güvenerek son pragraftaki cümlelerinizi üzülerek bir büyüğüm olarak kabul ediyorum. Doğruyu algılamış insanların aklederek geldikleri ve ortaya çıkan gerçekler yellenmeyle bozulmayacağı gibi siyam ı yapacak insanın düşüncelerinin nasıl ve ne şekilde uygulayacağı şu an bilinenin aksine daha farklı olduğu kesin.Bu olgu ve algıların düşüncede ortaya çıkması tam anlamıyla temizlenenlere vaad edilmişse Rabimizin bu vadine mashar olan kullar olmak dileğiyle.syg
Zeki Çelik.   12-05-2021  

Değerli  Kardeşim !  Belirttiğiniz  gibi  doğrudur,  Sorgulamak  ilmin  ve  bilime  ulaşmanın  başlangıcıdır,  ilk  adımıdır.  Farkına  varmanız,  özrünüz,  temenniniz,  dileğiniz  güzeldir.  Ancak  sorgulamada  niye,  niçin,  nasıl,  neye,  kime,  hangi  zeminde  ve  hangi  ölçüde  yapılmalıdır  ayrıntılarının  da  göz  önünde  bulundurulması  gerekir. Yöneltmiş  olduğunuz  soru  ve  şekli  ile,  Ramazan  ayının  içerisinde  ibadet   amacıyla  tutulan  oruç  ile  ilgisinin  ve  bizim  çalışma  alanımızın  içinde  olmamasının  yanı  sıra   aslında  "  ulvi  bir  amaç  için,  alınamamış  ve  gasp  edilmiş  haklar  için  kendisini  feda  etmiş  insanlara  hakaret  ettiğinizin  de,  düşünerek  farkına  varmanız  gerekir.  Doğruya  doğru  yerde,  doğru  zeminde,  doğru  zamanda  ulaşma  çabası  içinde  olan  bütün  kardeşlerimize  saygı  bizden !...

Salim K..   13-05-2021  
Saygıdeger hocam ben o soruyu kendini feda etmişlere hakaret için degil onların ortaya koyduğu ideallerin ve duyguların oruçla olan bağlantı ve ehemmiyetini anlamak ve bu idrakin sadece 1 aya veya yeme içme işine indirgenemeyecegini anlatabilmek için sormuştum bir yanlış anlaşılma oldu zannedersem syg.

Bir Yanıt Yaz

DİĞER BAŞLIKLAR

ETİKETLER

Takip Et