Selamlar hocam. Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.Henüz evlilik olmadan yaşanan cinsellik gerçekten günah mıdır? Çünkü insanların çoğunluğu evlenmeden önce de cinsellik yaşıyor hatta günah olmasıyla dalga geçiyorlar.Ayrıca porno izlemek de günah mıdır?Bunun bilimsel olarak ihtiyaç olduğunu da duydum doğru mudur?
Zeki Çelik.
24-06-2021
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun !
Cinsellik üzerine yöneltmiş olduğunuz sorunuz ile bireylerin, sosyal ve toplumsal yapının olumlu veya olumsuz etkilenebileceği, ardından olumlu veya olumsuz sorunların, sıkıntıların ortaya çıkabileceği çok önemli bir konuya dikkat çekmişsiniz. Cesaretle bakılması ve ele alınması gereken bir konuya değindiğiniz için size teşekkür ederim. Ancak hemen belirtmeliyiz ki bu konuda yanlış inançların içinde olup da üstelik de alaycı ve inkârcı olarak belirttikleriniz, Kur'anı bilmeden ve İslamın kurallarına uymadan içine düştükleri ve ileride başlarına gelebilecek sıkıntıları, pişmanlıkları düşünememektedirler.
Biz Müslümanız ve bizi yaratan Rabbimizin katında haram ve günah sorgulamasının muhatabı olmamak için rehberimiz olan Kur’an ile hayatımızı yaşamak ve bu Kitap ile konulan kurallara ve sınırlara uymak zorundayız. Dinimizin yegâne kaynağı Kur’anda Nisa Suresinin 1. ayetinde “ Ey insanlar ! Sizi tek bir nefisten oluşturan, ondan eşini oluşturan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Rabbinizin koruması altına girin. “ denilerek hayatın her alanında olduğu gibi bu tür konularda da Kur’an ayetlerine yönelinmesi gerektiği bildirilmekte, Necm Suresinin 45 – 46. ayetlerinde de “ Hiç kuşkusuz, Allah yaratmayı plana koyduğu zaman iki çifti ; erkeği ve dişiyi bir nutfeden ( spermden ) oluşturan da O’dur. “ ifadeleriyle belirtilerek erkekliğin ve dişiliğin meni ile belirlendiği ve üremenin bu şekilde sağlandığı anlatılmaktadır. Benzer şekilde yine Hücurat Suresinin 13. ayetinde de “ Ey insanlar gerçekten Biz sizi, bir erkek ve bir dişiden yarattık “ denilerek aynı temaya vurgu yapılmakta, üremenin olması için erkeğin spermi ile dişinin yumurtasının birleşmesinin gerektiği belirtilmektedir. Bu itibarla cinsellik ve erkek ile kadın arasındaki cinsel eğilim, yaratılıştan itibaren fıtri olarak mevcuttur.
Rabbimiz bu eğilimi yeryüzünde hayatın devam etmesi ve insanoğlunun sürekli var olmasının gerçekleştirilmesi için bir neden olarak kılmıştır. Dolayısıyla bu yaratılış eğilimi, fiziki fonksiyonlar tamamen tükeninceye kadar sürmektedir. Ancak Dinimiz iki cins arasındaki bu fıtri arzunun gayri – meşru yollarla kışkırtılmadan, ifrata kaçmadan meşru mecrasında gelişmesine ve tatminine yönelik düzenleme yapmış, bu arzuların esiri olmak suretiyle toplum düzenini ve ahlak anlayışını çökertecek davranışlardan uzak durulmasını istemiştir.
Kur’an, toplumsal ve sosyal yaşamda cinselliğe ve cinsel eğilime getirdiği bakış açısıyla evlilik müessessini getirmekte ve bu eğilimleri meşrulaştırmakta, evliliği Allah’ın varlığını ispat eden, yaratılışı, varoluşu, Kâinatın ilmi düzenini insani delillerden biri olarak niteler ve akılları buradaki hikmetli düzenin içerdiği sır ve amaçları düşünmeye sevk eder. Dolayısıyla da karşı cinsler arasındaki davetkâr arzularla doğrudan ilişkili olan taciz, tecavüz ve iftira gibi olaylara neden olabilecek kıyafetler ve görseller konusunda birtakım düzenlemeler yapmıştır. Amaç toplumda barış ve mutluluk içerisinde bir hayatın oluşması ve sürdürülebilmesi, oluşabilecek fitne ve fesadın önlenebilmesidir. Çünkü bu arzuların çeşitli yöntemlerle, zamanımızda porno kasetlerle uyarılması halinde şehvete dönüşmesi, aile ve toplum düzenini bozacak iffetsiz davranışlara, taciz ve kıskançlık kaynaklı saldırı ve huzursuzluklara yol açması kaçınılmaz olacaktır.
Bu nedenle Nur Suresinin 30 – 31. ayetlerinde “ Mümin erkeklere, bakışlarından bir bölümünü kısmalarını ve ırzlarını korumalarını söyle. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Mümin kadınlara da, bakışlarından bir bölümünü kısmalarını ve ırzlarını korumalarını söyle. Açıkta olanlar hariç, zinetlerini belli etmesinler. Örtülerini de göğüs yırtmaçlarının üzerine sarkıtsınlar…. “ ifadeleriyle toplumu sıkıntıya sokacak, iftiraya, taciz ve tecavüze zemin hazırlayacak davranışlardan uzak durulması emredilmektedir, Nur Suresinin 33. ayetinde “ Ve evlenmeye imkân bulamayanlar ; Allah Kendi fazlından kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi kadın da erkek de iffetini korumalı, dişilik ve cinsellik dışa vurulmamalıdır. Ayette belirtilen zinet ifadesi çok kapsamlı açıklamaları gerektirmektedir, fakat bu zeminde bu ayrıntılara yer verilmesi olanak dışıdır. Ancak şu kadarını belirtelim ki özellikle dikkat çekmek üzere boyanarak, şekillendirilmedikten sonra kadının saçının doğal görünümü ve yapısı zinet kapsamı içerisine girmez. Saçının bir telinin dahi gösterilmesinin yasaklanması, günah olması gibi bir ifade Kur’anda yoktur.
Nisa Suresinin 1. ayetinin içerisinde aynı zamanda “ O takdirde sizin için hoş olan “ ifadesiyle de öncelikle helal, evlenilmesinde sakınca olmayan, yaşı yaşınıza uygun, denk, maddi manevi ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz, varsa sorunlarını giderebileceğiniz, yeni bir probleme neden olmayacak ve hoşlandığınız uygun kadının evlilik için tercih edilmesi uygun görülmektedir. Allah’ın sosyal sisteme ilişkin koyduğu bir kanun olan evlilikte bireyler ve toplum için sayısız yararlar ve hikmetler vardır ki, bunlarda dünya hayatının mutluluğu ve düzeni, cinselliğin ve arzuların meşruluğu ile ebedi hayatı kazanmaya vesile olan fayda ve nimetler bulunmaktadır.
Evlikte meşru olan da bugünün medeni kanun çerçevesinde resmi nikah adı altında birlikteliğin ve evliliğin tescil edilmesi olması yanı sıra, kadın ve erkeğin cinsel ilişkiye girmeden önce birlikteliklerini herhangi bir sembol veya bir ritüelle, aile yakınlarının veya çevredeki insanların şahitlikleriyle topluma duyurmalarıdır. Evlenmek insanı haramdan ve günahtan uzaklaştırır. İslam Dini Rum Suresinin 21. ayetinde “ Yine O’nun mucizelerindendir ki sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler oluşturmuş, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz ki bunda iyiden iyiye düşünecek bir toplum için nice alametler vardır. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi, ailenin temel taşı olan evliliği sevgi, merhamet, huzur ve hoş görü üzerine bina etmiştir. Bu ayetlerin uyarılarının dışında cinsellikle ilgili yaklaşımlar Kur’an ile onaylanmamakta ve Nur Suresinin 2. ayetinde “ Zina eden kadın ve zina eden erkek “ ifadeleriyle Allah’a ve ahiret gününe inananlar için evlilik dışı cinsel birleşmeler meşru görülmemekte, gerek toplumsal olarak ve gerekse de ahiret hayatı için cezai müeyyidelerine yer verilmektedir.
Zina sözcüğü “ sıkışmak “ anlamındaki “ zny “ kökünden türemiş olup bir mastardır ve “ karşılıklı olarak dara, sıkıntıya düşmek “ demektir. Demek oluyor ki “ İslami hükümlerle yükümlü bulunan bir erkeğin, kendisine cinsel istek duyulacak yaştaki diri bir kadınla hangi yolla olursa olsun, toplumun ve şahitlerin bilgisi dışında nikah akdine, haklı bir nedene dayanmaksızın, nikahsız ve evlilik ile meşru olmayan haksız cinsel temas “ eylemi Nur Suresinin 26. ayetinde de “ Kötü kadınlar kötü erkekler, kötü erkekler de kötü kadınlar içindir, temiz kadınlar temiz erkekler içindir, temiz erkekler de temiz kadınlar içindir / pis sözler, çirkin işler pis kimselere yakışır. İyi güzel söz ve işler de, iyi güzel kimselere yakışır. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi onaylanmamakta, tarafları hiç tasavvur dahi edemeyecekleri sıkıntılara ve dışlanmalara sokacağı hatırlatılmaktadır. Yine birçok ayette de bu suçlara ve aksine bu konudaki iftira ve suçlamalara karşı da verilecek müeyyideler birçok ayrıntılarıyla Kur’anımızda anlatılmaktadır. Allah'ın Kur'an ayetleriyle belirterek insanlar için koymuş olduğu bütün yasaklar, aslında insanların ve içinde bulundukları toplumun ve düzeninin yararınadır.
Değerli Kardeşim sonuç olarak sorunuz ile yönelttiğiniz “ Evlilik olmadan yaşanan cinsellik “ elbette ki Kur’anımıza göre haramdır. Bu tür eylemlerin getirebileceği toplumsal ve sosyal cezai sıkıntılı sonuçları vardır. Ahiret hayatında da kişilerin karşısına sorgu olarak çıkarılacaktır. Elbette ki bağışlama ve tevbe etme fırsatı verme Rabbimizin katındadır. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !..