Hocam ahirette sevdiklerimizle, ailemizle buluşamayacak mıyız ? Yakınlarını kaybedenler gibi ben de kaybettiğim yakınlarımı ahirette inşaallah cennette göreceğim ümidiyle teselli oluyorum avunuyorum. Yoksa ölen öldü ve dünyada da ahirette de sevdikleriyle bağları koptu, bitti ve dünyada mı kaldı olacak her şey ?
Değerli Kardeşim ! Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Ahirette sevdiklerimizle, ailemizle, kaybettiğimiz yakınlarımızla buluşamayacak mıyız ? onları bir daha göremeyecek miyiz ? gibi endişenizde haklısınız ! Ama Ahiret hayatının başlayacağı kıyamet ile birlikte o andan sonrasına Kur'anda anlatılanlara baktığımız zaman, Müminun Sûresinin 101 - 102. ayetlerinde " Artık Sur’a üflendiği zaman, işte o gün aralarında soy sop ilişkisi yoktur. Kimse kimseden bir şey isteyemez de. " denildiği gibi, Hacc Sûresinin 1 - 2. ayetlerinde " Ey insanlar ! Rabbinizin koruması altına girin, şüphesiz kıyametin kopuş anının sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğinden vazgeçer. Ve her hamile kadın taşıdığını bırakır. Ve sen insanları sarhoş olmadıkları halde sarhoş görürsün. Velâkin Allah’ın azabı çok şiddetlidir. " Yine Abese Sûresinin 33 - 36. ayetlerinde de " Sonra şiddetle çarpanın çıkardığı korkunç ses geldiği zaman öyle bir gün ki o kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden, oğullarından kaçar. " ifadelerinde gördüğümüz gibi, maalesef dünya yaşamındaki yakınlarla, sevdiklerimizle bağlar gerçekten kopacaktır, Zuhruf Sûresinin 68 – 70. ayetlerinde “ Ey ayetlerimize iman etmiş ve Müslümanlar olmuş kullarım ! Bugün size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz. Siz ve eşleriniz ağırlanmış olanlar olarak girin cennete ! “ ifadelerinde gördüğümüz gibi de, bu ayetle aslında dünyadaki eşler, yakınlar değil, Rahman Sûresinin 56. ayetinde de “ Oralarda daha önce bildik bilmedik, geçmiş gelecek hiç kimse tarafından dokunulmamış, el ve göz değmemiş, bakışlarını dikenler vardır. “ ifadeleriyle Cennete girmeye hak kazanmış olanlara dünyadaki yapıdan bambaşka yaratılma ile insanların, kimsenin bilmediği, yeni yaratılmış eşlerle, sohbet arkadaşlarıyla eşleştirilerek bir arada olacağı dile getirilmektedir.
Zira dünyadaki eşlerin, yakınların, arkadaşların, aile büyüklerinin, anne ve baba da olsa her biri ayrı ayrı Allah katında mükellef kişilerdir. Her bireyin ameli de, ölçüsü de farklı farklıdır, Kur'anın ifadeleri ile ebeveynlerden, yakınlardan salih olanlar vardır, olmayanlar vardır. Bu nedenle suçun ve cezanın da veya ödülün de şahsiliği söz konusudur. Zaten artık biyolojik duygular da, aile bağları sorumlulukları da olmayacaktır. Ama bunlara rağmen ölüm esnasında ise kişi ruhunu teslim etmeden önce Zümer Sûresinin 42. ayetinde “ Allah, o nefisleri ölmeleri sırasında onlara geçmişte yaptıklarını ve yapması gerekirken yapmadıklarını bir bir hatırlatır / gösterir. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi o anda bütün hayatını baştan sona kadar sinema şeridi gibi gözünün önünden geçerek görecek, o hayatın içinde yer alan bütün yakınlarını, kendisinden önce ölmüş olanlar da dahil tekrar görecek, ardından yine ikinci kez de aynı şekilde mahşer günü hesaplaşması esnasında yine açılan amel defterinin kayıtları ile kişi kendi hayatında bütün olumlu veya olumsuz davranışlarıyla kendi yaptıklarını ve bunlarla ilgili olan bütün kişileri, aile bireylerini, yakınlarını bilgisayar tabletinde canlı olarak izler gibi bütün ayrıntıları ile görecektir. ( Amel Defterinin Kayıtları başlıklı makalemizde daha ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz )
Ancak tabii ki Cennetteki gerçek yapının kesin olarak nasıl olacağını bilemeyeceğimiz için ama yine de bir ihtimal görülmektedir ki, Mümin 7 - 9 ayetlerinde ve benzer şekilde Rad Sûresinin 19 - 24. ayetlerinde " .......Kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık Allah yolunda harcamış ve çirkinlikleri güzelliklerle ortadan kaldıran kişiler öğüt alıp düşünürler. İşte onlar adn cennetleri kendilerinin olanlardır. Onlar atalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanlar Adn cennetlerine gireceklerdir...." ifadelerinden dolayı belki de kişinin salih olan yakınlarının / Anne, baba, eş ve Vakıa Sûresinin 17. ayetinde de " Naim cennetlerinde.... Hiç büyütülmeyen çocuklar.... dolaşırlar. " ifadesinden dolayı da zaten günahkâr olmayan ve salih olan çocukları ile akrabalarının da onlarla beraber aynı cennette birlikte olabileceği sonucu çıkarılabilir. Doğrusunu da en iyi bilen Allah'tır. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !..