TÜM SORULAR

Soru

Burak B.   15-02-2022   421

Selamun aleykum, bu soruyu yazmadan hemen önce sizin salat ile alakalı yazmış oldugunuz yazıyı okudum ve bu soruyu da emin olmak için soruyorum: Şimdi sizin o yazıda anlattıgınıza göre namaz kuranda yok ve yapılması doğru olmaz,kuranda namaz yerine salat geçer ve salatın anlamı dini destekleyecek davranışlarda bulunmaktır(Salih amel kısaca). Doğru mudur?

Yanıtlar

Zeki Çelik.      18-02-2022  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Sitemizde  “ Salat  Namaz  mıdır ? “  başlıklı  makalemizi  okuduktan  sonra,  oluşturduğunuz  sorunuzun  ayrıntıları  ile  “  salat  ve  namaz “ konularında  yanlış  algılara  yöneldiğiniz  gibi  bir  izlenim  hasıl  olmaktadır. İnsanlık  halidir,  yanlış  anlamalar  olabilir.  İyi  ki  düşüncelerinizi  dile  getirme  cesaretini  gösterdiniz. Bundan  dolayı  size  teşekkür  ederim. Bu  konulardaki  tereddütlerinizi  ve  oluşmuş  yanlış  algıları  gidermeye  yönelik  olarak  size  kısa  ve  öz  olarak  yapacağımız  açıklamalarla  yardımcı  olmaya  çalışalım.

Makalemizde  Kıyamet  Suresinin  31 – 32. ayetlerindeki  ifadeleri  de  delil  göstererek  Salat’ı  “  Destekleşmek  temelindeki  Dine  arka  çıkmak,  omuz  vermek,  sorunları  paylaşmak,  giderilmesine  yardımcı  olmak,  dayanışmak,  çağırmak,  Allah’tan  yardım  istemek  ve  bir  dua  olan  namazı  da  eda  etmek “  şeklinde  ana  hatlarındaki  ayrıntıları  ile  tarif  ettik,  birtakım  Kur’an  ayetleri  ile  ilk  zamanlardan  bu  yana  bütün  dinlerin  asıl  temelinin  salat  olduğunu  anlattık. Dolayısıyla  dinde  ve  Kur’anda  namaz  yoktur  diye  herhangi  bir  ifademiz  ve  imamız  da  olmadı. Elbette  ki  bizden  önceki  peygamberlerin  zamanında  olduğu  gibi  bizim  dinimizde  de  namaz  vardır.

Kur’anımızda  200  civarında  ayette  dua  sözcüğü  yer  alır. Değişik  ayetlerde  secdeden,  rükûdan,  kıyamdan  bahisle  bu  ayetlerin  tamamı  da  namazdan  söz  eder.  Özellikle  Araf  Suresinin  55.  ayetinde  de “  Uddu  rabbekum  tazarruen  ve  hufyeten “ ( Rabbinize  alçala  alçala,  zillet  zinciri  oluşturarak,  tevazuh  ile  gizliden  ve  açıktan  dua  edin ) ifadeleriyle  duanın  nasıl  yapılacağı  ve  aynı  zamanda  namaz  olan  bu  eylemin  nasıl  yerine  getirileceği  açıklanır  ve  farz  olarak  kılınır. Biz  de  bu  ayrıntıların  neler  ve  nasıl  olduğunu  sitemizde  “ Kur’anda  Dua  ve  Namaz  Nedir ? , Namaz  Allah’la  Konuşmaktır,  Namazımı  Nasıl  Kılabilirim ? “  gibi    başlıklı  makalelerimizde  çok  geniş  ve  ayrıntıları  ile  açıkladık.

Ama  namazın  kendisi  doğrudan  doğruya  salatın  tamamı  anlamına  gelmez. Salat  da  doğrudan  doğruya  namaz  anlamına  gelmez. Salatın  birçok  yönü  ve  ayrıntısı  ile  çeşitleri  vardır,  namaz  da  onun  içerisindeki  ritüellerden  biridir.  Biz  de  sizin  okuduğunuzu  belirttiğiniz  makalemizde  bunları   ayet  bağlantıları  ile  birlikte  açıkladık. Maalesef  piyasada  bulunan  birçok  Kur’an  çevirisi  meallerinde  salat  sözcüğünün  doğrudan  doğruya  namaz  olarak  çevrildiği  gibi  gerçekte  salat’ın  doğrudan  doğruya  namaz  demek  olmadığını  da  örnekleriyle  açıkladık. Namaz,  Oruç,  Hacc  gibi  ibadetlerin  Allah’la  kul  arasında  yerine  getirilen  birer  nüsuk  olduğunu,  Kur’anda  bu  ibadetlere  karşılık  olarak  hasene  ödüllendirilmesinin  yanı  sıra  salat  etmenin  en  önemli  yollarından  biri  olan  Salihatı  işleme  eylemine  ise  cennetin  müjdelendiği  ayetleri  de  belirtmiştik. Bu  nedenle  toplumsal  ve  insani  ilişkilerinin  sağlıklı yürümesinin  temelini  oluşturan  salat  kavramı  ve  ayrıntılarının  yerine  getirilebilmesi,  Kur’anımız  açısından  dinin  temeli  ve  Allah  katında  en  önde  gelen  ibadet  ayrıntılarıdır.

Değerli  kardeşim !  Öğrenmenin  ve  doğru  anlamanın  yolu  tekrarlara  ve  üzerine  düşülerek  daha  fazla  zaman  ayrılmasına  bağlıdır. Bu  nedenle  sizin  kafanızda  oluşmuş  ayrıntılar  ile  ilgili  bu  konuları,  ayrıntıların  yer  aldığı  makalelerimizi  tekrar  süzerek,  düşünerek,  sorgulayarak  ve  test  ederek,  hatta  mümkünse  başka  kaynaklardan  da  yararlanarak  karşılaştırmalarla  okumanızı   öneriyoruz.  Hedefimiz,  Kur'anın  doğruları  ile  Allah'a  ve  zikrine  yönelmek  olmalıdır.  Namaz  da  zaten  Allah'la  beraber  olmanın,  O'nunla  konuşmanın,  yakarmanın  ve  isteklerimizin,  sıkıntılarımızın,  dileklerimizin  dile  getirildiği  vesilelerden  biridir. Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...

 

Burak B.

17-02-2022 15:41

Saolun, bir sorum daha olacaktı. Kuran yeter demek veya hadisler olmadan kuran ya da din anlaşılamaz sözlerinden hangisi doğrudur ya da bunları demek doğru mudur?

 

Zeki Çelik

17-02-2022 16:53

 

Değerli  Kardeşim !  Aslında  dinimizin  birçok  yönüyle  Kur'anın  dışında  yanlış  algı  ve  yönlendirmelerle  yaşanmasının,  siz  Kur'anı  anlayamazsınız,  herhangi  bir  mezhep  imamına  tabi  olmadan,  Kur'anın Türkçe  mealini  okumakla  İslam'a  girilmiş  olunmaz,  Kur'anı  mahreçten  ve   tecviti  ile  Arapçasını  okuyarak  her  harfine  on  sevap  kazanırsınız,  hasıl  olan  sevapları  ölülerinize  hediye  edip  bağışlayın,  size  dininizi  ancak  din  ehli  olan  ulema  olarak   biz  öğretiriz  gibi  Kur'anımızn  birçok  ayetinin  uyarılarının  aksine,  peygamberimizin  vefatından  sonra  onun  adına  uydurulmuş  hadislerle  Müslümanlara,  Kur'anımızın  anlaşılarak  okunması  adeta  yasaklanarak  insanlarımızca  terk  edilmesinin  ve   insanlarımızın  da  bu  nedenlerle  Kur'anımızın  içerisinde  nelerin  bulunduğunu   bilememesinin  asıl  nedenleri  olan  güzel  bir  soru  oluşturmuşsunuz !

Elbette  ki  Müslümanlar  için  Allah'ın  öğüt  ve  hidayet  rehberi  olarak  indirdiğini  belirttiği,  din  adına  insanların  öğrenmesi  gereken  bütün  ayrıntılara  yer  verdiği,  Enam  Suresinin  38. ayetinde  de  "  Biz  bu  Kitap'ta  hiç  bir  şeyi  eksik  birakmadık  "  dediği  gibi  Kur'anı  Türkçe  çevirilerinden,  mealinden  ve  tefsirlerinden  okuyan,  aklını  kullanan,  düşünen,  sorgulayan  Müslümanlara  Kur'an  yeter.  Başka  hiç  bir  kaynağa  da  ihtiyaçları  yoktur.  Üstelik  de  Kur'anın  terk  edilerek,  din  adına  onun  önüne  başka  kaynakların  geçirilerek  dinin  rehberi  yapılması  Allah'a  karşı  yapılmış  en  büyük  küfürlerdendir,  şirktir. Biz  sitemizde  değişik  başlıklarla  ele  aldığımız  bütün  makalelerimizde  "  Kur'an  bize  yeter "  temel  inancıyla,  uydurulmuş  hadislerle  insanlarımıza  her  konuda  yaşatılan  yanlışlıklara  değindik,  neden  yanlış  olduklarını  Kur'an  ayetleriyle  açıkladık,  tutarsız,  çelişkili  ve  Kur'ana  aykırı  olan  örnek  hadislerle  de  içine  düşülen  yanlışlıkları,  Kur'an  ayetlerinin  nasıl  görmezden  gelinerek  veya  saptırılarak  insanlarımızın  aldatıldığını  anlatmaya  çalıştık. Özet  ve  çok  kısa  olarak  yaptığımız  bu  açıklamalarımızın  yanı  sıra  son  olarak  şuna  da  değinelim,  Zuhruf  Suresinin  44.  ayetinde  Rabbimizin  hadislerden  değil,  bizzat  "  Siz  Kur'andan  sorgulanacaksınız "  dediğini  de  hatırlatarak  Örneğin  "  Hadislerle  Boğulan  Din "  başlıklı  makalemizde  doğrudan  doğruya  hadislerin  ne  olduğunun  ayrıntılarını,  Kur'anın  hadislere  neden  ihtiyacının  olmadığını  geniş  olarak  ayet  örnekleriyle  bulabilirsiniz. Allah'ın  selamı  rahmeti  ve  Kur'anın  doğruları  sizinle  olsun ! 

Yanıtlar

Burak B.      20-02-2022  

Selamunaleyküm, kusura bakmayın biraz fazla soru sorduğumu biliyorum ama işlerimi yanlış yapmaktan iyidir. Sorum şu olacaktı: Sizin salat ile alakalı makalenizi tekrardan okudum ve salatın(öğrenim) 3 vakit yapıldığını gördüm yani burada salattan bahsediyor ama dua anlamı içeren salatın yani namazın vakitleri, rekat sayıları ve nasıl kılındığı Kuranda nerede geçer ve nasıldır? Beni aydınlatabilir misiniz bu konuda?

Yanıtlar

Zeki Çelik.      21-02-2022  

Değerli  Kardeşim !  Allah'ın  selamı,  rahmeti  ve  bereketi  üzerinize  olsun !

Elbetteki  öğrenmeler,  sorgulamakla,  soruları  sormakla  elde  edilir !  Tabii  ki  yanlışlar  içerisinde  olunduğu düşünülen   konularda  sorular  her  zaman  sorulmalıdır,  böylece  Din  adına  gerçek  ve  doğru  olan  bilgilere  ulaşılarak  tahkiki  bir  iman  için  çaba  harcanmalıdır. Değindiğiniz  ve  Kur'anda  değişik  ayetlerde  dile  getirilmiş  olan  salatın  üç  vakitte  uygulaması  önerileri  bizim  için  değil,  bilakis  peygamberimize  vahyedilen  ayetlerin,  Peygamberimiz  tarafından  insanlara  tebliğ  edilmesi,  salatın  eğitim  ve  öğretim  çalışmalarının  Mekkenin  iklim  ve  yaşam  koşulları  içerisindeki  uygulamasının  en  uygun  olabileceği  zaman  dilimleridir. Bizim  ise  bu  konuda  Kur'anı  okumak,  öğrenmek  ve  anlamak,  için  yapacağımız  okuma,  öğrenme  çalışmalarımıza  yönelik  belirlenmiş  bir  zaman  kısıtlaması  ve  önerisi  yoktur. Gece  gündüz  Müslümanlar  uygun  oldukları  herhangi  bir  zamanda  veya  mekânda  bu  tür  çalışmaları  yapabilirler.

Sizin  de  değindiğiniz  gibi  aslında  bir  dua  olan  Namazın  vakitleri,  rekâtları  konusunda  ise  Kur'anda  kesin  bir  vakit  ve  şartlandırma  bulunmamaktadır. Birçok  müfessir  değişik  ayet  ifadelerini  birleştirerek  ve  değişik  hadislere  de  dayandırarak  Peygamberimiz  salat  vakitleri  ile  birlikte  namazı  Mekke'de  üç  vakitte  kılmıştır,  daha  sonra  da  Medine'de  bu  vakitleri  beşe  çıkarmıştır  demektedirler.  Biz  de  sitemizde  "  Kur'anda  Dua  ve  Namaz,  Namaz  Allah'la  Konuşmadır,  Namazımı  Nasıl  Kılabilirm "  başlıklı  makalemizde  bu  konudaki  ayrıntıları  oldukça  geniş  olarak  açıkladık. Konuların  ayrıntıları  çok  kapsamlı  olduğu  için  bu  zeminde  hepsine  yer  veremiyoruz. Allah'ın  selamı  ve  Kur'anın  doğruları  sizinle  olsun !..

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET