Selamun aleykum, bu soruyu yazmadan hemen önce sizin salat ile alakalı yazmış oldugunuz yazıyı okudum ve bu soruyu da emin olmak için soruyorum: Şimdi sizin o yazıda anlattıgınıza göre namaz kuranda yok ve yapılması doğru olmaz,kuranda namaz yerine salat geçer ve salatın anlamı dini destekleyecek davranışlarda bulunmaktır(Salih amel kısaca). Doğru mudur?
Zeki Çelik.
18-02-2022
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Sitemizde “ Salat Namaz mıdır ? “ başlıklı makalemizi okuduktan sonra, oluşturduğunuz sorunuzun ayrıntıları ile “ salat ve namaz “ konularında yanlış algılara yöneldiğiniz gibi bir izlenim hasıl olmaktadır. İnsanlık halidir, yanlış anlamalar olabilir. İyi ki düşüncelerinizi dile getirme cesaretini gösterdiniz. Bundan dolayı size teşekkür ederim. Bu konulardaki tereddütlerinizi ve oluşmuş yanlış algıları gidermeye yönelik olarak size kısa ve öz olarak yapacağımız açıklamalarla yardımcı olmaya çalışalım.
Makalemizde Kıyamet Suresinin 31 – 32. ayetlerindeki ifadeleri de delil göstererek Salat’ı “ Destekleşmek temelindeki Dine arka çıkmak, omuz vermek, sorunları paylaşmak, giderilmesine yardımcı olmak, dayanışmak, çağırmak, Allah’tan yardım istemek ve bir dua olan namazı da eda etmek “ şeklinde ana hatlarındaki ayrıntıları ile tarif ettik, birtakım Kur’an ayetleri ile ilk zamanlardan bu yana bütün dinlerin asıl temelinin salat olduğunu anlattık. Dolayısıyla dinde ve Kur’anda namaz yoktur diye herhangi bir ifademiz ve imamız da olmadı. Elbette ki bizden önceki peygamberlerin zamanında olduğu gibi bizim dinimizde de namaz vardır.
Kur’anımızda 200 civarında ayette dua sözcüğü yer alır. Değişik ayetlerde secdeden, rükûdan, kıyamdan bahisle bu ayetlerin tamamı da namazdan söz eder. Özellikle Araf Suresinin 55. ayetinde de “ Uddu rabbekum tazarruen ve hufyeten “ ( Rabbinize alçala alçala, zillet zinciri oluşturarak, tevazuh ile gizliden ve açıktan dua edin ) ifadeleriyle duanın nasıl yapılacağı ve aynı zamanda namaz olan bu eylemin nasıl yerine getirileceği açıklanır ve farz olarak kılınır. Biz de bu ayrıntıların neler ve nasıl olduğunu sitemizde “ Kur’anda Dua ve Namaz Nedir ? , Namaz Allah’la Konuşmaktır, Namazımı Nasıl Kılabilirim ? “ gibi başlıklı makalelerimizde çok geniş ve ayrıntıları ile açıkladık.
Ama namazın kendisi doğrudan doğruya salatın tamamı anlamına gelmez. Salat da doğrudan doğruya namaz anlamına gelmez. Salatın birçok yönü ve ayrıntısı ile çeşitleri vardır, namaz da onun içerisindeki ritüellerden biridir. Biz de sizin okuduğunuzu belirttiğiniz makalemizde bunları ayet bağlantıları ile birlikte açıkladık. Maalesef piyasada bulunan birçok Kur’an çevirisi meallerinde salat sözcüğünün doğrudan doğruya namaz olarak çevrildiği gibi gerçekte salat’ın doğrudan doğruya namaz demek olmadığını da örnekleriyle açıkladık. Namaz, Oruç, Hacc gibi ibadetlerin Allah’la kul arasında yerine getirilen birer nüsuk olduğunu, Kur’anda bu ibadetlere karşılık olarak hasene ödüllendirilmesinin yanı sıra salat etmenin en önemli yollarından biri olan Salihatı işleme eylemine ise cennetin müjdelendiği ayetleri de belirtmiştik. Bu nedenle toplumsal ve insani ilişkilerinin sağlıklı yürümesinin temelini oluşturan salat kavramı ve ayrıntılarının yerine getirilebilmesi, Kur’anımız açısından dinin temeli ve Allah katında en önde gelen ibadet ayrıntılarıdır.
Değerli kardeşim ! Öğrenmenin ve doğru anlamanın yolu tekrarlara ve üzerine düşülerek daha fazla zaman ayrılmasına bağlıdır. Bu nedenle sizin kafanızda oluşmuş ayrıntılar ile ilgili bu konuları, ayrıntıların yer aldığı makalelerimizi tekrar süzerek, düşünerek, sorgulayarak ve test ederek, hatta mümkünse başka kaynaklardan da yararlanarak karşılaştırmalarla okumanızı öneriyoruz. Hedefimiz, Kur'anın doğruları ile Allah'a ve zikrine yönelmek olmalıdır. Namaz da zaten Allah'la beraber olmanın, O'nunla konuşmanın, yakarmanın ve isteklerimizin, sıkıntılarımızın, dileklerimizin dile getirildiği vesilelerden biridir. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !...
Burak B.
17-02-2022 15:41
Saolun, bir sorum daha olacaktı. Kuran yeter demek veya hadisler olmadan kuran ya da din anlaşılamaz sözlerinden hangisi doğrudur ya da bunları demek doğru mudur?
17-02-2022 16:53
Değerli Kardeşim ! Aslında dinimizin birçok yönüyle Kur'anın dışında yanlış algı ve yönlendirmelerle yaşanmasının, siz Kur'anı anlayamazsınız, herhangi bir mezhep imamına tabi olmadan, Kur'anın Türkçe mealini okumakla İslam'a girilmiş olunmaz, Kur'anı mahreçten ve tecviti ile Arapçasını okuyarak her harfine on sevap kazanırsınız, hasıl olan sevapları ölülerinize hediye edip bağışlayın, size dininizi ancak din ehli olan ulema olarak biz öğretiriz gibi Kur'anımızn birçok ayetinin uyarılarının aksine, peygamberimizin vefatından sonra onun adına uydurulmuş hadislerle Müslümanlara, Kur'anımızın anlaşılarak okunması adeta yasaklanarak insanlarımızca terk edilmesinin ve insanlarımızın da bu nedenlerle Kur'anımızın içerisinde nelerin bulunduğunu bilememesinin asıl nedenleri olan güzel bir soru oluşturmuşsunuz !
Elbette ki Müslümanlar için Allah'ın öğüt ve hidayet rehberi olarak indirdiğini belirttiği, din adına insanların öğrenmesi gereken bütün ayrıntılara yer verdiği, Enam Suresinin 38. ayetinde de " Biz bu Kitap'ta hiç bir şeyi eksik birakmadık " dediği gibi Kur'anı Türkçe çevirilerinden, mealinden ve tefsirlerinden okuyan, aklını kullanan, düşünen, sorgulayan Müslümanlara Kur'an yeter. Başka hiç bir kaynağa da ihtiyaçları yoktur. Üstelik de Kur'anın terk edilerek, din adına onun önüne başka kaynakların geçirilerek dinin rehberi yapılması Allah'a karşı yapılmış en büyük küfürlerdendir, şirktir. Biz sitemizde değişik başlıklarla ele aldığımız bütün makalelerimizde " Kur'an bize yeter " temel inancıyla, uydurulmuş hadislerle insanlarımıza her konuda yaşatılan yanlışlıklara değindik, neden yanlış olduklarını Kur'an ayetleriyle açıkladık, tutarsız, çelişkili ve Kur'ana aykırı olan örnek hadislerle de içine düşülen yanlışlıkları, Kur'an ayetlerinin nasıl görmezden gelinerek veya saptırılarak insanlarımızın aldatıldığını anlatmaya çalıştık. Özet ve çok kısa olarak yaptığımız bu açıklamalarımızın yanı sıra son olarak şuna da değinelim, Zuhruf Suresinin 44. ayetinde Rabbimizin hadislerden değil, bizzat " Siz Kur'andan sorgulanacaksınız " dediğini de hatırlatarak Örneğin " Hadislerle Boğulan Din " başlıklı makalemizde doğrudan doğruya hadislerin ne olduğunun ayrıntılarını, Kur'anın hadislere neden ihtiyacının olmadığını geniş olarak ayet örnekleriyle bulabilirsiniz. Allah'ın selamı rahmeti ve Kur'anın doğruları sizinle olsun !
Burak B.
20-02-2022
Selamunaleyküm, kusura bakmayın biraz fazla soru sorduğumu biliyorum ama işlerimi yanlış yapmaktan iyidir. Sorum şu olacaktı: Sizin salat ile alakalı makalenizi tekrardan okudum ve salatın(öğrenim) 3 vakit yapıldığını gördüm yani burada salattan bahsediyor ama dua anlamı içeren salatın yani namazın vakitleri, rekat sayıları ve nasıl kılındığı Kuranda nerede geçer ve nasıldır? Beni aydınlatabilir misiniz bu konuda?
Zeki Çelik.
21-02-2022
Değerli Kardeşim ! Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun !
Elbetteki öğrenmeler, sorgulamakla, soruları sormakla elde edilir ! Tabii ki yanlışlar içerisinde olunduğu düşünülen konularda sorular her zaman sorulmalıdır, böylece Din adına gerçek ve doğru olan bilgilere ulaşılarak tahkiki bir iman için çaba harcanmalıdır. Değindiğiniz ve Kur'anda değişik ayetlerde dile getirilmiş olan salatın üç vakitte uygulaması önerileri bizim için değil, bilakis peygamberimize vahyedilen ayetlerin, Peygamberimiz tarafından insanlara tebliğ edilmesi, salatın eğitim ve öğretim çalışmalarının Mekkenin iklim ve yaşam koşulları içerisindeki uygulamasının en uygun olabileceği zaman dilimleridir. Bizim ise bu konuda Kur'anı okumak, öğrenmek ve anlamak, için yapacağımız okuma, öğrenme çalışmalarımıza yönelik belirlenmiş bir zaman kısıtlaması ve önerisi yoktur. Gece gündüz Müslümanlar uygun oldukları herhangi bir zamanda veya mekânda bu tür çalışmaları yapabilirler.
Sizin de değindiğiniz gibi aslında bir dua olan Namazın vakitleri, rekâtları konusunda ise Kur'anda kesin bir vakit ve şartlandırma bulunmamaktadır. Birçok müfessir değişik ayet ifadelerini birleştirerek ve değişik hadislere de dayandırarak Peygamberimiz salat vakitleri ile birlikte namazı Mekke'de üç vakitte kılmıştır, daha sonra da Medine'de bu vakitleri beşe çıkarmıştır demektedirler. Biz de sitemizde " Kur'anda Dua ve Namaz, Namaz Allah'la Konuşmadır, Namazımı Nasıl Kılabilirm " başlıklı makalemizde bu konudaki ayrıntıları oldukça geniş olarak açıkladık. Konuların ayrıntıları çok kapsamlı olduğu için bu zeminde hepsine yer veremiyoruz. Allah'ın selamı ve Kur'anın doğruları sizinle olsun !..