Zeki bey merhabalar, Adem ve İnsan ile ilgili olan ve Allah'ın bilimi ve Kuran ayetleri ışığındaki yazınız için teşekkürlerimi arz ederim. Açıkçası bilimin verileri ışığında çok yararlı bir makale olmuş. Hocam benim sorum yazınızda belirttiğiniz "Nuh suresi 17" ille ilgili. Nuh suresi 17. ayeti : " Ve Allah sizi yeryüzünde bir bitki olarak bitirdi."olarak meallendirmişsiniz. Fakat biyoloji biliminin verilerine dayanarak bitki hücreleri ve (hayvan) insan hücreleri " Holozoa" denilen bir organizmadan sonra ayrışmaya başlıyor yani iki faklı aile kökenine işaret ediyor. Yani belli bir kökenden sonra insan ve bitki organizmaları ayrışıyor. Dolayısı ile "bitki olarak bitirdi" yerine " bitki gibi bitirdi ( topraktan yaratılan) mealleri daha doğru olabilir mi? diğer bazı meallerde sizin gibi değerli hocalarımız bu şekilde de de belirtiliyor. Sevgi saygı ve hürmetlerimle,
Zeki Çelik.
30-04-2020
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun !
Sitemizde yayınlamış olduğumuz “ Adem ve İnsan “ başlıklı makalemizde Nuh Suresinin 17. ayeti ile ilgili olarak yer verdiğimiz mealde, çok incelikli fakat çok önemli bir nüans oluşturan ayrıntıya değinerek bir soru yöneltmişsiniz. Okuduğunu düşünen, aklını kullanan, sorgulayan kardeşlerimizin çoğalması, elbette ki ilerleyen zamanlarda dinimizin yanlışlardan arındırılmış olarak daha doğrusu ve gerçeği ile yaşanacağı inancı bizleri de mutlu etmekte, şevkimizi de umutlarımızı da arttırmaktadır. Bu çok incelikli fakat aynı zamanda bugünün bilim ve teknolojisinin ortaya koyduğu bir çok ayrıntıyı da beraberinde getiren ve çok hassas bir çizgiyle ayrıştıran sorunuzdan dolayı da size teşekkür ederim.
Sizin de değindiğiniz gibi aynı ayet ile ilgili olarak piyasada bir çok müfessirin farklı ifadelerle mealleri yer almaktadır. Bize göre maalesef Adem Peygamberin Cennette yaratıldığı ve daha sonra da dünyaya gönderildiği inancının temelindeki Kütüb i Sitte rivayetleri ile klasik tefsircilerin yorumlarının etkisinden kurtulamamış olan bir çok bu günün müfessiri, hala bu ayette anlatılmak ve verilmek istenen asıl mesajın farkına varamadan, bugünün bilim ve teknolojisinin geldiği nokta ile ilişkisini kuramadan, yaptıkları çevirilerde konuyu kendi inanç ve düşüncelerine bağlantılı hale getirebilmek için üstelik de ayetin orijinalinde öyle bir hedef olmadığı halde istiare ( benzetme ) sanatı ifadelerine de atıf yapılarak, “ inbat “ “ nebat “ “ enbetekum “ fiillerine “ te’kid “, “ zait “ “ mastar “ kavramları tartışmalarına da yer verilerek konu, Adem babamız inancına bağlantı kurulmaya çalışılmakta, bu amaçla da “ gibi “ benzetme edatı kullanılarak Diyanet çevirileri de dahil “ Bitki gibi yarattı “ ifadelerine yer verilmektedir.
Sizin de öte yandan yer verdiğiniz gibi bugün holozoa ( tek hücreli hayvan organizmaları ) ve tek hücreli bitki olmak üzere iki kökenli organizmaların evrimi ile ilgili Filogenik ağaç hipotezleri oluşturularak kökenlerine göre mikro biyolojik evrim sınıflandırılmaları yapılmakta, kategoriler oluşturularak bilim çok önemli mesafeler katetmektedir. Ancak bu konuda bütün ayrıntılar henüz tamamlanmış ve kesinleştirilmiş sonuca ulaşılmış değildir. Bu konularda yeni yeni çalışmalar da ortaya konmakta, makaleler yayınlanmaktadır. Mutlaka bu konulardaki ayrıntılar bilim tarafından daha da ileriye götürülecek ve müteşabih olarak görülen Kur’an ayetlerinin gerçek karşılığı ( tevili ) bilimsel ispatlamalarla daha da net olarak ortaya konulacaktır. Bu cümleden olarak 2008 yılında Pitsburg Üniversitesinde yapılan çalışmalarla ve yayımlanan makalelerle yabani çilekler ve daha bir çok farklı kökende bitki ve hayvan türler üzerinde yapılan çalışmalarda cinsiyet evriminin hem bitkiler ve hem de hayvanlar dahil ilk safhalarında gerçek “ Hermafodit “ üreme sisteminin hakim olduğu evrim sürecinin devamı ile cinsiyetin “ dişil ve eril “ ayrıldığı deneysel olarak gösterilmiştir. Bundan dolayı insan ırkının ve memelilerin atalarının bir dönem tıpkı çiçekli bitkilerdeki gibi dişil ve eril üreme sistemini birlikte taşıdıkları anlaşılmaktadır. Bu özelliğe aynı zamanda somut olarak Kur’anda Ali İmran Suresinin 37. ayetindeki “ Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi “ ifadesi ile de Meryem’in normal bir kadın özelliğinden farklı olduğunun dile getirildiği bilgisi ile de değinilmektedir. Bir insanın bitki özelliğinde olması Allah’ın yaratılış kanunlarına aykırı bir şey değildir. ( Bize göre babasız olarak İsa’yı dünyaya getiren Meryem, çift cinsiyetli olup, vücudunda hem dişil, hem de eril üreme organlarını taşımaktadır. Bu konuda daha geniş açıklamalarımızı Meryem’in yer aldığı “ İsa Mesih “ “ Madde ve Ruh “ konuları içerisinde bulabilirsiniz. )
Eğer insan, hayvan ve bitki organizmasını oluşturan çeşitli sistemlerin görevleri, çalışma tarzları, organizmanın yaşamasına ve sağlıklı gelişmesine ilişkin fonksiyonlar incelenecek olursa, mikro organizmaların dahi nasıl muazzam bir kodlama, tasarım ve planlama ile ne kadar hassas ölçülerde oluşturuldukları hayretlerle görülecektir. Hud Suresinin 6 – 8. ayetlerinde de “ Ve yeryüzünde hiçbir küçük- büyük canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Allah onun yerleşik yerini de geçici bulunduğu yeri de bilir. Hepsi apaçık bir kitaptadır. ” ifadeleriyle de belirtildiği gibi virüs, bakteri, mikroorganizmalar, en küçük canlılar da dahil, Allah’ın hareket etmekte olan her yeryüzü canlısının rızkını verdiği, onların konulduğu ve bulunduğu yerleri bildiği, dolayısıyla her bir canlıyı sürekli olarak kontrol ettiği bildirilmekte, Allah’ın her canlının yerleşik ve geçici yerlerini, canlıların hem emanet edildikleri, hem de evrim ve mutasyon ile sonradan mekan tuttukları yerlerin Allah tarafından bilindiği, bu yerler ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, Allah’ın bilmesi bakımından herhangi bir zorluk olmadığı, Yüce Yaratıcının her canlı organizmayı yönettiği, gözetimi ve denetimi altında bulundurduğu açıkça belirtilmektedir.
Asıl konumuz olan ayetin içerisinde “ Vallahu enbetekum minel ardi nebata “ ifadeleriyle yer alan Arapça sözcüklerin orijinaline yönelecek olursak ; Nebat : İster ağaç gibi gövdeli, ister gövdesiz olsun, yerden çıkan, aynı zamanda da hayvanların yediği şey demektir. Enbetekum : Sizi bitirdi ( Enbeteha kökü : Bitki yetiştirmek ) Min : Bir fiilin veya ismin den hali l’ardi : yer yüzü demektir. Dolayısıyla bu ayette yer alan sözcüklerin karşılıklarına göre * İnsan yeryüzünden yaratılmıştır. Yeryüzünde de toprak dediğimiz, temelinde karbon, azot, hidrojen, oksijen, demir, kalsiyum, magnezyum gibi bir çok mineraller bulunmaktadır. İnsanlar da, bitkiler de, hayvanlar da az veya çok bütün bu maddeleri vücudunda taşımaktadır. * Rivayetlerde anlatıldığı gibi insan Dünyaya cennetten veya başka bir yerden inmemiştir. * Dünya üzerinde hangi maddeler varsa ondan yaratılmıştır. * Çiçekli bitkilerde hem dişil, hem de eril organlarının bulunduğu gibi insanın da bitki yapısında olduğu bir dönemi vardır. Ve bu dönemden sonra yavaş yavaş çok uzun bir zaman alan evrim ile bu günkü yapısına ulaştırılmıştır. * Ve topraktan geldiğine göre Nuh Suresinin 18. ayetinde belirtildiği gibi sonunda da toprağa dönecek, beden kısmı çürüyerek, parçalanarak topraktaki molekül ve atomlara dönüşecektir.
Değerli kardeşim biz bilimsel gelişmelerin ve Kur’an ayetlerinin bilimle örtüşür şekilde vermiş olduğu asıl mesajlarına yönelmeye çalıştığımızdan, Adem diye kastedilen insanın Cennette yaratılmadığına ve insanın yeryüzüne dünyadan başka bir yerden gönderilmediğine ve ayetin orijinalinde böyle bir benzetme sanatının olmadığına inandığımız için ayetin çevirisinde “ gibi “ benzetme edatını kullanmadık. İnsanın yaratılması ile ilgili olarak da makalemizin içerisinde yaratılmanın, oluşturmanın bütün değişik ifadelerine de bir çok ayet örneği ile yer vermeye çalıştık. Yine de doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !...Saygılarımla !
Mustafa Ö. B.
01-05-2020
Değerli hocam, Öncelikle bizim gibi araştıran ve gerçek dinin anlattıklarını öğrenmeye çalışan insanlara sabır gösterip , güzel ve nezih üslubunuz ile zaman ve emek ayırarak verdiğiniz ivedi cevaplarınızdan dolayı teşekkürlerimi arz ederim. Şahsım olarak ben Allah'ın indirdiği ayetleri ve dolayısı ile bilim yasalarının çelişmeyeceği mantığından yola çıkarak sizin gibi değerli hocalarımızdan Kuran'ı Kerim'i anlamaya, ilmimi ve kavrayışımı ilerletmeye çalışan bir kulum. Size vereceğim cevabım sebebi kesinlikle size itiraz mahiyetinde olmayıp, yalnızca bilimsel veriler ışığında bahsettiğim konunun tam olarak anlaşılması mahiyeti sebebi iledir. Dolayısı ile günümüz bilimi açısından tezimi açıklamaya çalışacağım. Öncelikle bahsetmiş olduğunuz gibi bitkilerdeki (erdişilik, çift cinsiyetlilik, hermafodit ) üreme yalnızca cinsiyet evriminin bitkilerdeki sürecinde değil günümüzde de bir çok bitkide mevcuttur. Yani günümüzde bile hem tek cinsli hemde çift cinsli bitkiler vardır. " İki Eşeyli Çiçek (erdişi, erselik, hermafrodit, monoklin, biseksüel): Hem erkek,hem de dişi organlara sahip olan çiçeklerdir. Örnekler: Kedicik çiçeği Meyveler: Elma, Armut, Şeftali, Erik, Portakal Sebzeler: Domates, Biber, Patlıcan, Fasülye Asmalar: Farklı çiçek yapılarına sahip olmakla birlikte Vitis vinifera L. türündeçiçek yapısı
Zeki Çelik.
04-06-2020
Zeki Çelik.
04-06-2020
Mustafa Bey kardeşimizin bizim açıklamalarımızın ardından çiçekli bitkilerdeki eşeysiz üremelere ait verdiği örneklerden sonra, kendisine özel olarak mesajla çiçekli bitkilerden hayvan yapısına dönüşüm örneklerinin verilmesinin yanı sıra, İbni Haldun gibi filozofların da bu konuya felsefi olarak yaptıkları açıklamalarla destek verdiği belirtilmiştir. Daha sonra Mustafa Bey kardeşimiz de yaptığı araştırmalarla bitkiden hayvan yapısına dönüşen bilimsel çalışma örneklerine ulaştığını örnekleri ve kaynakları ile de bize özel mesajla cevap olarak bildirmiştir. Kendisinin bu hassasiyetinden ve çok ciddi çalışmalarından dolayı da tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz. Saygı ve sevgimiz, sorgulayan araştıran kardeşlerimizedir.