Soru

Mustafa Özgür B.   29-04-2020   176
Zeki bey merhabalar, Adem ve İnsan ile ilgili olan ve Allah'ın bilimi ve Kuran ayetleri ışığındaki yazınız için teşekkürlerimi arz ederim. Açıkçası bilimin verileri ışığında çok yararlı bir makale olmuş. Hocam benim sorum yazınızda belirttiğiniz "Nuh suresi 17" ille ilgili. Nuh suresi 17. ayeti : " Ve Allah sizi yeryüzünde bir bitki olarak bitirdi."olarak meallendirmişsiniz. Fakat biyoloji biliminin verilerine dayanarak bitki hücreleri ve (hayvan) insan hücreleri " Holozoa" denilen bir organizmadan sonra ayrışmaya başlıyor yani iki faklı aile kökenine işaret ediyor. Yani belli bir kökenden sonra insan ve bitki organizmaları ayrışıyor. Dolayısı ile "bitki olarak bitirdi" yerine " bitki gibi bitirdi ( topraktan yaratılan) mealleri daha doğru olabilir mi? diğer bazı meallerde sizin gibi değerli hocalarımız bu şekilde de de belirtiliyor. Sevgi saygı ve hürmetlerimle,

Yanıtlar

Zeki Çelik.   30-04-2020  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  bereketi  üzerinize  olsun !

Sitemizde  yayınlamış  olduğumuz  “ Adem  ve  İnsan “  başlıklı  makalemizde  Nuh  Suresinin  17.  ayeti  ile  ilgili  olarak  yer  verdiğimiz  mealde,  çok  incelikli  fakat  çok  önemli  bir  nüans  oluşturan  ayrıntıya   değinerek  bir  soru  yöneltmişsiniz.  Okuduğunu  düşünen,  aklını  kullanan,  sorgulayan   kardeşlerimizin  çoğalması,  elbette  ki  ilerleyen  zamanlarda  dinimizin  yanlışlardan  arındırılmış  olarak  daha  doğrusu  ve  gerçeği  ile  yaşanacağı  inancı  bizleri  de  mutlu  etmekte,  şevkimizi  de  umutlarımızı  da  arttırmaktadır. Bu  çok  incelikli  fakat  aynı  zamanda  bugünün  bilim  ve  teknolojisinin  ortaya  koyduğu  bir  çok  ayrıntıyı  da  beraberinde  getiren  ve  çok  hassas  bir  çizgiyle  ayrıştıran  sorunuzdan  dolayı  da  size  teşekkür  ederim.

Sizin  de  değindiğiniz  gibi  aynı  ayet  ile  ilgili  olarak  piyasada  bir  çok  müfessirin  farklı  ifadelerle  mealleri   yer  almaktadır.  Bize  göre  maalesef  Adem  Peygamberin  Cennette  yaratıldığı  ve  daha  sonra  da  dünyaya  gönderildiği  inancının  temelindeki  Kütüb i Sitte  rivayetleri  ile  klasik  tefsircilerin  yorumlarının  etkisinden  kurtulamamış  olan  bir  çok  bu  günün  müfessiri,  hala  bu  ayette  anlatılmak  ve  verilmek  istenen  asıl  mesajın  farkına  varamadan,  bugünün  bilim  ve  teknolojisinin  geldiği  nokta  ile  ilişkisini  kuramadan,  yaptıkları  çevirilerde   konuyu  kendi  inanç  ve  düşüncelerine   bağlantılı  hale  getirebilmek  için  üstelik  de  ayetin  orijinalinde  öyle  bir  hedef  olmadığı  halde  istiare ( benzetme )  sanatı  ifadelerine  de  atıf  yapılarak,  “ inbat “  “  nebat “  “ enbetekum “  fiillerine  “ te’kid “,  “ zait “  “ mastar “  kavramları   tartışmalarına  da  yer  verilerek  konu,  Adem  babamız  inancına  bağlantı  kurulmaya  çalışılmakta,  bu  amaçla  da  “ gibi “  benzetme  edatı  kullanılarak  Diyanet  çevirileri  de  dahil  “ Bitki  gibi  yarattı “  ifadelerine  yer  verilmektedir.

Sizin  de  öte  yandan  yer  verdiğiniz  gibi  bugün  holozoa ( tek  hücreli  hayvan  organizmaları )  ve  tek  hücreli  bitki  olmak  üzere  iki  kökenli  organizmaların  evrimi  ile  ilgili  Filogenik  ağaç  hipotezleri  oluşturularak  kökenlerine  göre  mikro  biyolojik  evrim  sınıflandırılmaları  yapılmakta,  kategoriler  oluşturularak  bilim  çok  önemli   mesafeler  katetmektedir. Ancak  bu  konuda  bütün  ayrıntılar  henüz  tamamlanmış  ve  kesinleştirilmiş  sonuca  ulaşılmış  değildir.  Bu  konularda  yeni  yeni  çalışmalar  da  ortaya  konmakta,  makaleler  yayınlanmaktadır. Mutlaka  bu  konulardaki  ayrıntılar  bilim  tarafından  daha  da  ileriye  götürülecek  ve  müteşabih  olarak  görülen  Kur’an  ayetlerinin  gerçek  karşılığı ( tevili )  bilimsel  ispatlamalarla  daha  da  net  olarak  ortaya  konulacaktır.  Bu  cümleden  olarak  2008  yılında  Pitsburg  Üniversitesinde  yapılan  çalışmalarla  ve  yayımlanan  makalelerle  yabani  çilekler  ve  daha  bir  çok  farklı  kökende  bitki  ve  hayvan  türler  üzerinde  yapılan  çalışmalarda  cinsiyet  evriminin  hem  bitkiler  ve  hem  de  hayvanlar  dahil  ilk  safhalarında   gerçek  “ Hermafodit “  üreme  sisteminin  hakim  olduğu  evrim  sürecinin  devamı  ile  cinsiyetin  “ dişil  ve  eril “  ayrıldığı  deneysel  olarak  gösterilmiştir.  Bundan  dolayı  insan  ırkının  ve  memelilerin  atalarının  bir  dönem  tıpkı  çiçekli  bitkilerdeki  gibi  dişil  ve  eril  üreme  sistemini  birlikte  taşıdıkları  anlaşılmaktadır. Bu  özelliğe  aynı  zamanda  somut  olarak  Kur’anda  Ali  İmran  Suresinin  37. ayetindeki “  Ve  onu  güzel  bir  bitki  olarak  bitirdi “  ifadesi  ile  de  Meryem’in  normal  bir  kadın  özelliğinden  farklı  olduğunun  dile  getirildiği  bilgisi  ile  de  değinilmektedir. Bir  insanın  bitki  özelliğinde  olması   Allah’ın  yaratılış  kanunlarına  aykırı  bir  şey  değildir.  ( Bize  göre  babasız  olarak  İsa’yı  dünyaya  getiren  Meryem,  çift  cinsiyetli  olup,  vücudunda  hem  dişil,  hem  de  eril  üreme  organlarını  taşımaktadır. Bu  konuda  daha  geniş  açıklamalarımızı  Meryem’in  yer  aldığı  “  İsa  Mesih  “  “  Madde  ve  Ruh “  konuları  içerisinde  bulabilirsiniz. )

Eğer  insan,  hayvan  ve  bitki  organizmasını  oluşturan  çeşitli  sistemlerin  görevleri,  çalışma  tarzları,  organizmanın  yaşamasına  ve  sağlıklı  gelişmesine  ilişkin  fonksiyonlar  incelenecek  olursa,  mikro  organizmaların  dahi  nasıl  muazzam  bir  kodlama,  tasarım  ve  planlama  ile  ne  kadar  hassas  ölçülerde  oluşturuldukları  hayretlerle  görülecektir. Hud  Suresinin  6 – 8. ayetlerinde  de “ Ve  yeryüzünde  hiçbir  küçük- büyük  canlı  yoktur  ki,  rızkı  Allah’a  ait  olmasın. Allah  onun  yerleşik  yerini  de  geçici  bulunduğu  yeri  de  bilir.  Hepsi  apaçık  bir  kitaptadır. ” ifadeleriyle  de  belirtildiği  gibi  virüs,  bakteri,  mikroorganizmalar,  en  küçük  canlılar  da  dahil,  Allah’ın  hareket  etmekte  olan  her  yeryüzü  canlısının  rızkını  verdiği,  onların  konulduğu  ve  bulunduğu  yerleri  bildiği,  dolayısıyla   her  bir  canlıyı  sürekli  olarak  kontrol  ettiği  bildirilmekte,  Allah’ın  her  canlının  yerleşik  ve  geçici  yerlerini,  canlıların  hem  emanet  edildikleri,  hem  de  evrim  ve  mutasyon   ile   sonradan  mekan  tuttukları  yerlerin  Allah  tarafından  bilindiği,  bu  yerler  ne  kadar  değişikliğe  uğrarsa  uğrasın,  Allah’ın  bilmesi  bakımından  herhangi  bir  zorluk  olmadığı,  Yüce  Yaratıcının  her  canlı  organizmayı  yönettiği,  gözetimi  ve  denetimi  altında  bulundurduğu  açıkça  belirtilmektedir.

Asıl  konumuz  olan  ayetin  içerisinde  “  Vallahu  enbetekum  minel  ardi  nebata “  ifadeleriyle  yer  alan  Arapça  sözcüklerin  orijinaline  yönelecek  olursak ;  Nebat :  İster  ağaç  gibi  gövdeli,  ister  gövdesiz  olsun,  yerden  çıkan,  aynı  zamanda  da  hayvanların  yediği  şey  demektir.  Enbetekum :  Sizi  bitirdi  ( Enbeteha  kökü : Bitki  yetiştirmek )  Min :  Bir  fiilin  veya  ismin  den  hali   l’ardi :  yer  yüzü  demektir.  Dolayısıyla  bu  ayette  yer  alan  sözcüklerin  karşılıklarına  göre * İnsan  yeryüzünden  yaratılmıştır. Yeryüzünde  de  toprak  dediğimiz,  temelinde  karbon,  azot,  hidrojen,  oksijen,  demir,  kalsiyum,  magnezyum  gibi  bir  çok  mineraller  bulunmaktadır.  İnsanlar  da,  bitkiler  de,  hayvanlar  da  az  veya  çok  bütün  bu  maddeleri  vücudunda  taşımaktadır. *  Rivayetlerde  anlatıldığı  gibi  insan  Dünyaya   cennetten  veya  başka  bir  yerden  inmemiştir.  * Dünya  üzerinde  hangi  maddeler  varsa  ondan  yaratılmıştır.  * Çiçekli  bitkilerde  hem  dişil,  hem  de  eril  organlarının  bulunduğu  gibi  insanın  da  bitki  yapısında  olduğu  bir  dönemi  vardır.  Ve  bu  dönemden  sonra  yavaş  yavaş  çok  uzun  bir  zaman  alan  evrim  ile  bu  günkü  yapısına  ulaştırılmıştır. * Ve  topraktan  geldiğine  göre  Nuh  Suresinin  18.  ayetinde  belirtildiği  gibi  sonunda  da  toprağa  dönecek,  beden  kısmı  çürüyerek,  parçalanarak  topraktaki  molekül  ve  atomlara   dönüşecektir.

Değerli  kardeşim  biz  bilimsel  gelişmelerin  ve  Kur’an  ayetlerinin  bilimle  örtüşür  şekilde  vermiş  olduğu  asıl  mesajlarına  yönelmeye  çalıştığımızdan,  Adem  diye  kastedilen  insanın  Cennette  yaratılmadığına  ve  insanın  yeryüzüne  dünyadan  başka  bir  yerden  gönderilmediğine  ve  ayetin  orijinalinde  böyle  bir  benzetme  sanatının  olmadığına  inandığımız  için  ayetin  çevirisinde  “ gibi “  benzetme  edatını  kullanmadık. İnsanın  yaratılması  ile  ilgili  olarak  da  makalemizin  içerisinde  yaratılmanın,  oluşturmanın  bütün  değişik  ifadelerine  de  bir  çok  ayet  örneği  ile   yer  vermeye  çalıştık. Yine  de  doğrusunu  en  iyi  bilen  Allah’tır.  Allah’ın  selamı,  rahmeti,  bereketi  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...Saygılarımla !

Mustafa Ö. Bilgin.   01-05-2020  
Değerli hocam, Öncelikle bizim gibi araştıran ve gerçek dinin anlattıklarını öğrenmeye çalışan insanlara sabır gösterip , güzel ve nezih üslubunuz ile zaman ve emek ayırarak verdiğiniz ivedi cevaplarınızdan dolayı teşekkürlerimi arz ederim. Şahsım olarak ben Allah'ın indirdiği ayetleri ve dolayısı ile bilim yasalarının çelişmeyeceği mantığından yola çıkarak sizin gibi değerli hocalarımızdan Kuran'ı Kerim'i anlamaya, ilmimi ve kavrayışımı ilerletmeye çalışan bir kulum. Size vereceğim cevabım sebebi kesinlikle size itiraz mahiyetinde olmayıp, yalnızca bilimsel veriler ışığında bahsettiğim konunun tam olarak anlaşılması mahiyeti sebebi iledir. Dolayısı ile günümüz bilimi açısından tezimi açıklamaya çalışacağım. Öncelikle bahsetmiş olduğunuz gibi bitkilerdeki (erdişilik, çift cinsiyetlilik, hermafodit ) üreme yalnızca cinsiyet evriminin bitkilerdeki sürecinde değil günümüzde de bir çok bitkide mevcuttur. Yani günümüzde bile hem tek cinsli hemde çift cinsli bitkiler vardır. " İki Eşeyli Çiçek (erdişi, erselik, hermafrodit, monoklin, biseksüel): Hem erkek,hem de dişi organlara sahip olan çiçeklerdir. Örnekler: Kedicik çiçeği Meyveler: Elma, Armut, Şeftali, Erik, Portakal Sebzeler: Domates, Biber, Patlıcan, Fasülye Asmalar: Farklı çiçek yapılarına sahip olmakla birlikte Vitis vinifera L. türündeçiçek yapısı
Zeki Çelik.   04-06-2020  
Zeki Çelik.   04-06-2020  

Mustafa  Bey  kardeşimizin  bizim  açıklamalarımızın  ardından  çiçekli  bitkilerdeki  eşeysiz  üremelere  ait  verdiği  örneklerden  sonra,  kendisine  özel  olarak  mesajla  çiçekli  bitkilerden  hayvan  yapısına  dönüşüm  örneklerinin  verilmesinin  yanı  sıra,  İbni  Haldun  gibi  filozofların  da  bu  konuya  felsefi  olarak  yaptıkları  açıklamalarla  destek  verdiği  belirtilmiştir.  Daha  sonra  Mustafa  Bey  kardeşimiz  de  yaptığı  araştırmalarla  bitkiden  hayvan  yapısına  dönüşen  bilimsel  çalışma  örneklerine  ulaştığını  örnekleri  ve  kaynakları  ile  de  bize  özel  mesajla  cevap  olarak  bildirmiştir. Kendisinin  bu  hassasiyetinden  ve  çok  ciddi  çalışmalarından  dolayı  da  tekrar  teşekkürlerimizi  iletiyoruz. Saygı  ve  sevgimiz,  sorgulayan  araştıran  kardeşlerimizedir.

Bir Yanıt Yaz

DİĞER BAŞLIKLAR

ETİKETLER

Takip Et