TÜM SORULAR

Soru

Gökhan K.   31-08-2020   481

Selamünaleyküm Zeki Bey, Ali İmran Suresi 41. ayetinde Zekeriya Aleyhisselam'a senin işaretin 3 gün boyunca kimseyle konuşamamandır buyuruluyor. Meryem Suresi 10. ayette aynı konu ile ilgili senin işaretin 3 gece boyunca kimseyle konuşamam andır buyuruluyor. Bir gün 24 saattir gece dediğimiz zaman 8 saattir 3 gece ve 3 gün arasında büyük fark olduğunu düşünüyorum Bu iki ayet arasındaki durumu izah ederseniz çok memnun olurum ben bir türlü açıklama getiremiyorum. Yani aynı konuyla ilgili aynı hükümle ilgili neden bir ayette 3 gün boyunca konuşmaktan mahrum kalacağı söyleniyor diğer ayette 3 gece boyunca konuşamayacaksın diyor Lütfen bu iki ayet arasındaki durumu açıklarsanız çok mutlu olurum.

Yanıtlar

Zeki Çelik.      31-08-2020  

Değerli  Kardeşim ! Allah'ın  Selamı,  rahmeti  ve  bereketi  sizinle  de  olsun !

Yönelttiğiniz  sorudaki  ayrıntıdan  dolayı  sizin  de  Yüce  Kitabımız  Kur'anı  süzerek,  tefekkür  ederek  ve  sorgulayarak  anlamak  amacıyla  çok  dikkatli  okuyan  bir  mümin  kardeşimiz  olduğunuz  kanısını  ortaya  koymaktadır.  Kur'anın  gerçek  mesajını,  doğrularını  anlamak  üzere  çaba  harcayan  kardeşlerimizin  varlığı  bizi  mutlu  etmekte,  yarınlarda  Dinimizin  daha  doğru  yaşanacağı  umudumuzu  arttırmaktadır.  Bundan  dolayı  sizi  tebrik  eder  ve  okuyucularımıza  da  böyle  önemli  bir  ayrıntıda  bilgi  sahibi  olabilmelerine  zemin  hazırlamış  olduğunuzdan  dolayı  teşekkür  ederim.

Sizin  bizim  dil  kurallarımıza  göre  gün,  gece,  gündüz  zaman  dilimlerinin  süre  farklılıklarını  dile  getirerek  Zekeriyya  Peygamber  ile  ilgili  olarak  ayrıntısını  merak  ettiğiniz  konu,  Kur'anımızda  ayrıntıların  pekişmesi  ve  konunun  ayrıntılarının  daha  iyi  anlaşılması  amacıyla  Ali  İmran  Sûresinin  38 - 41.  ayetleri  ile  Meryem  Sûresinin  3 - 11.  ayetleri  arasındaki  paragraflarda  ele  alınmıştır. Ve  yönelttiğiniz  soru  ile  ilgili  sözcükler  Ali  İmran  Sûresinin  41. ayetinde  eyyamen  ( gündüzler )  Meryem  Sûresinin  10. ayetinde  ise  leyl  ( gece )  orijinalleriyle  yer  almıştır. Konunun  gerçeği  ile  daha  doğru  ve  kolay  anlaşılabilmesi  için  belirttiğim  paragrafların  bütünüyle  ele  alınıp  okunması,  aynı  zamanda  da  Arap  Dil  kültürü  ve  Örfü  ile  ilgili  bilgilere  sahip  olunması  gerekir. Hemen  belirtelim  ki  o  zaman  diliminde  bizden  farklı  olarak  Arap  örfünde  ve  dil  kültüründe  günler  zikredilince,  o  günler  geceleriyle  beraber,  geceler  zikredilince  de  o  geceler  gündüzleriyle  beraber  algılanmaktadır.  Dolayısıyla  her  iki  ifade  ile  ele  alınan  üç  gün  ve  üç  gece  konuşmama  önerisi  farklı  zaman  süresi  kavramlarını  kastetmemektedir.  Bu  iki  farklı  ifade  ile  ayetler  arasında  da  herhangi  bir  çelişki  bulunmamaktadır. Ancak  Meryem  Sûresinin  10. ayetinde  özellikle  çok  ince  bir  ayrıntıyı  dile  getirmek  amacına  yönelik  olarak   "  Zekeriyya,  Rabbim!  " Bana  bir  alamet  ver "  dedi.  Allah  "  Senin  alametin  sapasağlam  olduğun  halde,  üç  gece  insanlarla  konuşmamandır.  Buyurdu. "  ifadeleriyle  Zekeriyya  Peygamberin  bir  alamet  talebinde  bulunduğu  ve  bu  talebinin  kabul  edildiği  anlatılmaya  çalışılmaktadır. Burada  ayetin  orijinalinde  " leyl "  gece  sözcüğü  kullanılarak  talebi  de  kabul  edilirken,  aslında  Zekeriyya  Peygamberin  bizzat  üç  gece  dilini  tutması,  konuşmaması,  Allah'ı  çok  düşünmesi  ve  indirilen  vahiyle  bilgilendirilerek  O'nu  noksan  sıfatlardan  nasıl  arındırması  gerektiği  öğretilerek,  tesbih  etmesi  görevi  verilmiştir. Çünkü  ayetlerin  paragraf  bütünlüğüne  bakılacak  olunursa  Zekeriyya  Peygamber,  Allah'ı  iyi  takdir  edememesi,  tatminsizliği  nedeniyle  ve  Allah'ın  önceki  ayetlerde  açıklamalarda  bulunmasına  rağmen  "  Rabbim ! Bana  bir  alamet  kıl "  talebinde  bulunması,  tatminsizliğini  sürdürmesi  üzerine  işte  bu  aşamada  Meryem  Sûresinin  10. ayetindeki  ifadelelerle  üç  gece  tefekkür  ederek  konuşmama  yasağı  ile  adeta  cezalandırılıp  Allah'ı  daha  iyi  tanıması,  tesbih  etmesi  istenmiştir.  Zekeriyya  Peygambere  verilen  alamet,  her  hangi  bir  mucize  değil,  Kur'an  ayetlerinde  olduğu  gibi  bir  vahiydir. Kendisine  takip  edeceği  yol  gösterilmiştir. Bunun  sonucunda  da  Meryem  Sûresinin  11. ayetinde   "  Zekeriyya  bunun  üzerine  mihraptan ( özel  makamından )  topplumunun  karşısına  çıkıp  onlara  daima,  her  zaman  Allah'ı  tüm  noksanlıklardan  arındırmalarını  işaret  etti. ( Konuşmadan  işaretle  anlattı ) " ifadelerinden  anlaşılıyor  ki  Zekeriyya  geceleri  yaptığı  tefekkür  ve  aldığı  vahiyler  sonucunda  Rabbini  iyice  öğrenmiş  ve  hemen  o  suskunluğu  döneminde  dahi o  gecelerin  devamı  olan  gündüzleri  de  toplumuna  işaretle  olsa  bile  Rabbini  tanıtmaya  gayret  göstermiştir. Allah'ın  selamı,  rahmeti,  bereketi  ve  Kur'anın  doğruları  sizinle  olsun !....

  

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET