TÜM SORULAR

Soru

Cevat A.   21-03-2024   274

Hocam, İlahiyatçıların kimi reenkarnasyon yok, kimileri de var demektedirler. Kur'anda Nisa suresinin ayetlerine göre Hz. İsa'nın öldürüldüğünden bahsedilmekte ama Hristiyanlar ve Müslümanlar da ölmüş olan Hz. isa'nın tekrar diriltilip dünyaya döneceğine inanmaktadırlar. Eğer reenkarnasyon ile tekrar dünyaya ikinci bir hayat için dönme yoksa Hz. İsa için bir istisna mı oluşturulacaktır ? Siz ne dersiniz ?

Yanıtlar

Zeki Çelik.      21-03-2024  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti   üzerinize  olsun !

Sizin  de  belirttiğiniz  gibi  Nisa  Sûresinin  155 -  158. ayetlerinde  “ Ve  Allah’ın  ilâhlığına  ve  Rabliğine  inanmamaları  ve  Meryem’in  aleyhinde  büyük  bühtanlar  söylemeleri ;  Biz  Allah’ın  Resulünü,  Meryem  oğlu   Mesih  İsa’yı  gerçekten  öldürdük  demeleri  nedeniyle  onlardan  sağlam  bir  söz  aldık. Oysa  O’nu  öldürmediler  ve  O’nu  asmadılar.  Ama  onlar  için,  İsa  benzetildi.  Gerçekten  O’nun  hakkında  anlaşmazlığa  düşenler,  kesin  bir  yetersiz  bilgi  içindedirler.  Onların  zanna  uymaktan  başka  buna  ilişkin  hiç  bir  bilgileri  yoktur.  O’nu  kesin  olarak  öldürmediler.  Aksine  Allah  O’nu  kendisine  yükseltti. / Derecesini  arttırdı.  Allah  Aziz  ve  Hakimdir. “  ifadeleriyle  İsa  peygamberin  gerçekte  Yahudiler  tarafından  öldürülmediğinden,  Allah’ın  O’nu  Kendisine  yükselttiğinden  söz  edilmekte,  birçok  mealde  ve  Diyanet  Vakfı  çevirisinde  de  hemen  bu  ayetlerin  ardında  yer  alan  159. ayette   “  Kitap  ehlinden  hiç  kimse  yoktur  ki  ölümünden  önce  ona /  İsa’ya  iman  edecek  olmasın.  Kıyamet  günü  O /  İsa,  onların  aleyhine  şahit  olacaktır. “  ifadeleriyle  önceki  ayetlere  bağlantı  kurularak  ve  bu  ayetin  orijinalinde  yer  alan  zamirleri  İsa  peygambere  göndererek  çeviriler  yapılmaktadır. Bu  ayetler  grubundaki  “  O’nu  Kendine  yükseltti “  ve  “  Kitap  ehlinden  hiç  kimse  yoktur  ki  ölümünden  önce  İsa’ya  iman  edecek  olmasın  “  ifadeleri  bir  çok  müfessir  tarafından  mecrasından  saptırılmış,  birçok  rivayet  uydurularak  ortaya  atılmış  ve  konu  bambaşka  yerlere  çekilmiş,  bu  bağlamda  da  İsa  peygamberin   kıyametten  önce  tekrar  dünyaya  gönderileceği  inancı  hakim  hale  getirilmiştir.  Siz  de  bu  ayrıntıları  içeren  bir  soru  oluşturmuşsunuz.

Biz  reenkarnasyona / ölenlerin  tekrar  dünya  hayatına  bedenlenerek  döndürüleceğine,  birçok  Kur’an  ayetinin  bağlamında  ve  Allah’ın  yaratma  kanunlarına  aykırı olacağından  dolayı  inanmıyoruz,   ayrıntılarını  ve  nedenlerini  de  sitemizde  “  Reenkarnasyon  Var  mıdır  Yok  mudur ? “  başlıklı  makalemizde  açıkladık. İsa  peygamber  ile  ilgili  olarak  da “  Kur’anda  İsa  Mesih “  başlığı  altında  oldukça  ayrıntılı  bilgileri  verdik. İsa  peygamberin  tekrar  dünyaya  döndürüleceği  inanç  ve  iddialarına  ise  yine  Kur’an  ayetlerinin  bağlamında  düşünce  ve  inancımızı  da  size  bu  zeminde  mümkün  olabildiği   kadar  ana  hatlarıyla  açıklamaya  çalışalım.

Peygamberimizin  vefatından  sonraki  dönemde,  söz  konusu  bu  ayetlerin  ardından  Nisa  Sûresinin  159.  ayeti  resmi  Osman  Mushafı  oluşturulurken  özellikle  Kur’anı  tahrif  etmek  amacıyla  ama  bilinçli  olarak,  ama  bilinmeyerek  yukarıda  sıraladığımız  gibi  bu  paragraf  içinde  tertip  edilmiştir. Böylece  aslında  Kur’anın  gerçek  mesajı  katledilmiştir. Buna  bağlantı  yapılarak  da  özellikle  İsa  peygamber  ile  ilgili  olarak  birçok  afaki  ve  yanlış  inançların  üretilmesine  neden  olunmuştur. Oysa  bu  ayetin  olması  gereken  gerçek  yeri,  158.  ayetten  itibaren  ayet  sıra  numaralarının  kaydırılarak  166.  sıra  olmalıdır. Ve  ayetin  meali  de “ Andolsun  kitap  ehlinden,  ölmeden  önce  sana  indirilene /  Kur’ana  inanmayacak  kimse  yoktur.  Kıyamet  günü  de,  sana  indirilen  /  Kur’an,  onların  aleyhine  iyi  bir  şahit  olacaktır. “  şeklinde  olmalıdır. Çünkü  bu  ayet  gruplarına  başlamadan  önce  153.  ayette  “  Kitap  ehli,  senden  kendilerine  gökten  bir  kitap  indirmeni  istiyorlar.  Ve  kesinlikle  onlar  Musa’dan  bundan  daha  büyüğünü  istemişlerdi  de :  “  Allah’ı  bize  açıkça  göster “  demişlerdi.  Sonra  haksızlıkları  sebebiyle  onları  yıldırım   çarptı…. “  ifadeleriyle  başlamaktadır.  Dolayısıyla  bu  ayetleri  takip  eden  paragraflarda  söz  konusu  olan  anlatımların  temelini   reddiyeci  Yahudi  ve  Hristiyan  olan  ehli  kitabın,  Kur’ana  inanmak  istememelerinden  dolayı  Kur’an  oluşturmaktadır. Bu  nedenle  159.  ayetteki  " o " zamirleri  de  İsa  peygambere  değil,  Kur’ana  bağlanmalıdır.  159.  ayetin  orijinal  lafzının,  doğrudan  doğruya  İsa  peygamberle  yakından  uzaktan  bir  ilgisi  yoktur.

Ama  bunlara  rağmen  İsa  peygamberin  tekrar  dünyaya  bedenlendirilerek  döndürüleceğine  inananlar  olmuş,  Hristiyanların  dini  kaynakları  İncillerde  örneğin ;

*  İsa,  Yaruşalim’e  giderken  yolda  oniki  öğrencisini  bir  yana  çekip  onlara  özel  olarak  şunları  söyledi.  “  Şimdi  Yaruşalim’e  gidiyoruz.  İnsanoğlu,  Başkâhinlerin  ve  Din  bilginlerinin  eline  teslim  edilecek.  Onlar  da  O’nu  ölüm  cezasına  çarptıracaklardır.  O’nunla  alay  etmeleri,  kamçılayıp  çarmıha  germeleri  için  onu  öteki  uluslara  teslim  edecekler.  Ne  var  ki  O,  üçüncü  gün  dirilecek. “ ( Matta  İncili  20. Bölüm  17. 18. 19. )

Anlatımlarında  olduğu  gibi,  İsa  Peygamberin  ölümünden  yıllar  sonra  insanlar  eliyle  yazılmış  ve  oluşturulmuş  olan  İncillerde  birçok  kez  İsa’nın  gerçekten  çarmıha  gerilerek  öldürüldüğü,  ardından  da  dirileceği  anlatılmaktadır.  Bu  anlatımlardan  etkilenen  bizim  ulemamız  da  bu  inancın  etkisinde  kalmış,  olmayan  Mehdi  kavramını  da  ekleyerek  sadece  Nisa  159.  ayeti  değil,  çok  uzun  olacağı  için  hepsine  de  bu  zeminde  yer  veremeyeceğimiz  için  İsa  Peygamberin  ikinci  kez  dünyaya  geleceğine  Ali  İmran  45 – 48.  55.  Maide  73.  Zuhruf  57 – 61.  Meryem  33.  ayetlerini  de saptırarak,   kendilerine  göre  delil  göstererek  açıklamaya  çalışmışlardır. (  Sorularla  İslamiyet.com  :  Hz.  İsa’nın  ahir  zamanda  geleceği )  Ardından  da  tevatür / yalan  ihtimali  olmayan  haber  anlamında  deyip  bir  çok  uydurma  hadis  de  inançlarına  destek  olarak  devreye  sokulmuştur..

*  Sizler  on  alameti  görmedikçe  hiçbir  zaman  kıyamet  kopmaz. Bu  alametlerden  biri  de  İsa  ( a.s. ) ın  inmesidir. (  Müslim  Kitabü’l  Fiten  39 )

*  Nefsim  kudret  elinde  Allah’a  yemin  ederim  ki,  Meryem  oğlu  İsa’nın  adalet  sahibi  olarak  inmesi  yakındır. (  Buhari  Kitabü’l  Büyü’l  102 )

*  İsa  Bin  Meryem  benim  ümmetim  içinde  adaletli  bir  hakim  ve  adil  bir  imam  olacak,  haçı  kırıp  ezecek  ve  domuzu  öldürecektir. Kap  su  ile  dolduğu  gibi  yeryüzü  barışla  dolacaktır.  Din  birliği  olacaktır. Allah’tan  başkasına  tapılmayacaktır. ( İbn  Mace  10/334 )

İmam  Suyuti’ye  göre  de  Ashabı  Kehf  Mehdi’nin  yardımcıları  olacak,  İsa  onun  zamanında  gökten  inecek  ve  deccal  ile  harp  ederken  beraber  olacaklardır. Mehdi,  inanca  göre  Deccal’in  olduğu  bir  zamanda  gelecektir.

*  Mehdi’nin  çıkışını  inkâr  eden,  muhakkak   Muhammed’e  indirilene  küfretmiştir. Meryem’in  oğlu  İsa’nın  inişini  inkâr  eden  de  muhakkak  kâfir  olmuştur. ( İmam  Suyuti  El – Arful  verdi )

Kütüb i  Sittedeki  benzer  onlarca  rivayete  göre ;  Hz.  İsa  deccal  ortaya  çıktıktan  sonra  “  iki  eli,  iki  meleğin  kanatları  üzerinde,  Dımaşk’ın  doğusunda /  Suriyedeki  Şam’ın  doğusundaki  beyaz  minareye  sabah  namazı  vaktinde  inecek,  Müslümanlar  arasında  adaletle  hükmedecek,  haçı  kırıp  domuzu  öldürecek,  cizyeyi /  yabancılardan  alınan  vergiyi  kaldıracak,  hacc  ve  umre  ziyareti  yapacak,  nefesi  kâfirleri  öldürecek,  Lüt  kapısında  deccali  katlettikten  sonra,  yedi  veya  kırk  yıl  daha  yaşayacak,  Şam  tarafından  esen  bir  rüzgârın  etkisiyle  bütün  müminlerle  birlikte  ölecektir. (  Buhari  Büyü  102,  Müslim  İman  242 -  247,  Ebu  Davud  Melahim  12 -  14,  Tirmizi  Fiten  21,  54 )  Elbette  ki  biz  bu  hadislerin  hiç  birine  inanmıyoruz.

Görüldüğü  gibi  saçmalıklarla,  tutarsızlıklarla  kavram  yanlışlıkları  ve   bilgisizlikleriyle  dolu  olan  bu  hadislerde  gerçekte  ne  olduğunu  da  bilmedikleri  Deccal’e  karşı  savaş  verecek  olan  İsa’nın,  Şam’ın  doğusunda  beyaz  minareye  ineceği,  Mehdî  ile  buluşacağı,  Deccali  öldüreceği  anlatılmaktadır. Bu  safsataları  anlatan  ulema  denilen  arkadaşlara  ve  ardına  düşen  müritlere  soralım,  bu  hadislerin  uydurulduğu  zamanda  minare  mi  vardı ?  Bu  kabullenme  ve  inanç  ise  Kur’an  ayetlerine,  melek  kavramına,  birçok  ayetin  lafzına  göre  ters  düşmektedir. Gelecek  ve  gayb  olan  bu  bilgilerin  çoğunu  Allah  bu  zatlara  rüyalarında  mı  ilham  ederek  bildirmiştir. Oysa  bu  inançtaki  kişilerin  delil  gösterdikleri  Ali  İmran  Sûresinin  55. ayetinde  de  “  Hani  Allah :  “ Ey  İsa !  Şüphesiz  ki  Ben  seni  geçmişte  yaptıklarını  ve  yapman  gerekirken  yapmadıklarını  bir  bir  hatırlattırıcıyım /  öldürücüyüm. Seni  kendime  yücelticiyim.  Ve  seni  kâfirlerden  temizleyiciyim.  Ve  de  sana  uyan  kimseleri  kıyamete  kadar  kâfirlerin  üstünde  tutucuyum. Sonra  dönüşünüz  yalnızca  banadır.  Sonra  da  ayrılığa  düştüğünüz  şeylerde  aranızda  hükmedeceğim....demişti. “  ifadelerine  baktığımız  zaman  “ O’nu  kendine  yükseltti “ ifadesi  ile  ilgili  pek  çok  yanlış  anlatımlar  yapılmıştır.  İsa’nın  göğe  çıkartıldığı  şeklinde  çarpıtılmış  menkıbeler  uydurulmuştur. Halbuki,  Meryem  Sûresinin  57. ayetinde  peygamberler  için  “  Ve  Biz  O’nu  yüce  bir  mekâna  yükselttik. “  denildiği  gibi   Allah’a  gitmek,  Allah’a  yükselmek,  ölmediği  halde  bedensel  olarak  göğe  çıkmak  değildir. Bu  ifadelerle  Kur’anda  Allah’ın  derece  yükseltmesine,  değer  vermesine,  yüksek  mevkilere  çıkarmasına  ve  büyük  ödüller  ihsan  etmesine  işaret  edilmektedir.

Aslında  Nisa  Sûresinin  155 -  158.  ayetleri  içerisinde  anlatıldığı  gibi,  İsa  peygamberi  Yahudiler  çarmıha  germemişlerdir.  İsa  peygambere  benzetilen  başka  birisi  çarmıha  gerilerek  öldürülmüştür. Fakat  bu  olaydan  sonra  İsa  peygamber  nerede  ne  kadar  yaşamıştır,  nasıl  ölmüştür,  bu  konuda  hiç  bir  kaynak  bulunmamaktadır.  Elde  bilgi  yoktur. Bundan  dolayı, İsa  peygamberin  çarmıhta  ölüp  ölmediği,  göğe  yükselişin  bir  mecaz  mı,  yoksa  gerçek  mi  olduğu,  ahir  zamanda  kurtarıcı  Mesih  olarak  dönüp  dönmeyeceği  konusu  İslam  bilginlerince  yüzyıllardır  tartışıla  gelen  bir  konu  olmuştur. Halbuki  Maide  Sûresinin  117.  ayetinde   “ Ve  hani  Allah  demişti  ki  “  Ey  Meryem  oğlu  İsa !  Sen  mi  insanlara  Beni  ve  annemi  iki  tanrı  edinin “  dedin ?  O,  “  Sen  münezzehsin,  benim  için  gerçek  olmayan  bir  şeyi  söylemem  bana  yakışmaz.  Eğer  ben  onu  demiş  olsam,  Sen  bunu  mutlaka  bilmiştin.  Sen  benim  nefsimde  olanı  bilirsin,  ben  ise  Senin  nefsinde  olanı  bilmem.  Şüphesiz  Sen  gaybları  en  iyi  bilenin  ta  kendisisin.  Ben  onlara  sadece,  Senin  bana  emrettiklerini,  Benim  ve  sizin  Rabbiniz  olan  Allah’a  kulluk  edin    dedim.  Ve  ben  içlerinde  olduğum  müddetçe  onlar  üzerine  tanıktım.  Ne  zaman  ki  Sen  beni   teveffa  / vefat  ettirdin,  Sen  onları  gözetleyenin  ta  kendisi  oldun. Ve  şüphesiz  Sen  her  şeye  en  iyi  tanık  olansın.  Eğer  onlara  azap  edersen,  şüphesiz  onlar  senin  kullarındır.  Ve onları  bağışlarsan,  şüphesiz  Sen  Aziz  ve  Hakim  olanın  ta  kendisisin “  dedi. “  ifadelerinde  bizlere  temsili  yapılan  konuşma  anlatımlarında  gördüğümüz  gibi, İsa  peygamberin  “  Sen  beni  vefat  ettirdin “  ifadesi  ile  de  kesin  olarak  öldüğünü  ve  bu  dünyadan  ayrıldığını  görüyoruz.  Ama  İsa  peygamberin  nerede,  ne  zaman  öldüğüne  dair  Kur'anda  da  tarihi  kaynaklarda  da  herhangi  bir  bilgi  bulunmamaktadır.  İsa  peygamberin  tekrar  dünyaya  bedenlenerek  döndürüleceğine  inananlar,  Üstelik  de  Müminun  Sûresinin  100.  ayetinde  ölenlerin,  artık  geriye  dönmeyeceği  ve  bunun  için  arkalarında  ecel  engelinin  olduğunun  belirtildiği,  birçok  ayet   açıklamalarını  da   göz  ardı  etmektedirler.  Allah,  doğrusunu  en  iyi  bilendir.  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...

 

 

 

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET