TÜM SORULAR

Soru

Ilknur D.   24-08-2022   348

hocam merhaba , ateş su hava toprak elementleri ve bunların simgelerinin işaretlerinin hayatımızda bi yeri varmı

Yanıtlar

Zeki Çelik.      25-08-2022  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Kur’anın  İslam’ında  olmayan,  bugünkü  bilimin  geldiği  gelişmelere  göre  maddenin  ve  enerjinin  yapısı  hakkında  herhangi  bir  temel  bilgiye  sahip  olunamadığı  dönemlerde, eski  Yunan  filozoflarından  Empodeklis’in  ortaya  attığı,  antik  çağlarda  birçok  düşünürün  de  beyanlarda  bulunduğu, tarih  boyunca  pek  çok  toplumun  gelenek  ve  göreneğine  bir  yaratılış  ve  yaşam  inancı  olarak  da  yerleştirilmiş,  özellikle  Hint,  İbrani,  Kelt,  Dogma  inançlarında  ve  Şii  İsmaili  esotermizmiyle  / gizli  sırları  açığa  vurmama  disiplininde  ayrıntılarıyla  ele  alınan  ve  dört  unsur,  ya  da  toprak,  su,  hava  ve  ateş  dörtlüsüne  dayanan  Dört  Element  Kuramı  ile  ilgili  ilginç  bir  soru  yöneltmişsiniz.  Toplumumuzda  da  değişik  çevrelerde  etkili  olarak  söz  edilen,  insanları  ve  hatta  Tasavvufta  bile  müritlerini  yönlendirebilmek  amacıyla  değişik  kurgularla  kullanılan  bu  dört  elementin  simgelerinin  ve  işaretlerinin  hayatımızda  bir  yeri  var  mıdır ?  sorunuzdan  dolayı  size  teşekkür  ederim.

Temelde  çoğunlukla  Yunan  mitolojilerine  dayanan  Dört  element  denilen  kurama,  hatta  bazı  toplumlarda  da  yanına  metal  veya  tahta  olduğu  iddiasıyla  5. element  de  eklenmektedir. Her  biri  de  ayrı  ayrı  değişik  kişi  ve  görüşlere  göre  sembolleştirilen  ve  şekillendirilen  bu  unsurlar  birbiri  ile  kıyaslanarak  yaratılışın  ayrıntılarına  ulaşılmaya  çalışılmış,  değişik  kültürlerde  her  birine  de  temel  bilimlere  dayanmayan  ve  sadece  zannlarla  değişik  kabullerle  kanaat  oluşturularak  tanımlamalar  getirilmiştir.

Örneğin  antik  Yunan  felsefesinde  hiç  bir  sağlam  ve  bilimsel  temele  dayanmayan,  tamamen  hayali  ve  kişisel  kurgularla  üretilerek  insan  ahlâkı  ( ateş ),  insandaki  ruh ( su ), akıl ( hava ) , fiziksel  değişime  uğrayabilen  her  şey  de ( toprak )  olarak  simgelenmiştir. Eski  Sümerlerde  de  bu  semboller  tanrısallaştırılarak  değişik  tanrı  isimleri  ile  anılmakta  idi. Tabii  ki  biz  bu  dört  element  denilen  unsurları  tanrı  ve  tapınılacak  varlıklar  olarak  görecek  değiliz  ama  bizdeki   Kur'anla  hiç  ilgisi  olmayan  Tasavvufta  da,  Alevi  Bektaşiliği  inancında  da  "  Beşler,  Muhammed,  Ali,  Fatma,  Hasan  ve  Hüseyin’den  oluşan  ehlibeyttir.  Aynı  zamanda  biri  insan,  diğer  dördü  de  dünyadan  dört  element  diye  inanılan  ateş,  rüzgâr,  su  ve  toprak  gibidir.  Aslında  dördü  de  bir  gömleğe  girmekte,  bir  olmaktadır.  Beşincisi  ise  üçlerin  toplamı  olan  Can’dır. "  denilerek  bu  dört  unsura  sahip  çıkılmış,  insan  karakterleri  de  sahip  oldukları  sembollere  göre  açıklanmaya  çalışılmış. Meditasyoncular  tarafından  da  bu  elementlere  nefes  aldırılmış,  nefes  meditasyonunda  kullanılarak  insanlar  etki  altına  alınmaya  çalışılmıştır.

Şimdi  gelelim  dört  element  denilen,  aslında  her  bir  ayrıntısı  da  Evrende  ve  Dünya  üzerindeki  yaşamında  yaratılmış  canlı  ve  cansız  varlıkların  yaşamlarını  sürdürebilmeleri  için  vazgeçilemez  gereksinimleri  olan  bu  maddesel  varlıklar,  hiç  bir  gerçek  ve  bilimsel  temel  bilgiye  dayanmayan,  insanın  hayal  gücüne  bile  sığdıramayacağı  kadar  çok  değişik  kurgularla,  ayrıntılarla  kanaatlerle  ele  alınan,  adeta  gerçekmiş  gibi  insanlara  kuram  içerisinde  birtakım  sembol  ve  şekillerle  aktarılan  bu  dört  elementin  gerçeği,  bugünkü  bilimin  ulaştığı  noktaya  göre  nedir ?

Fizik  ve  Kimya  bilimine  göre  element  aynı  tür  atomlardan  oluşmuş  maddenin  en  küçük  yapı  taşlarına  verilen  addır. Evrende  bugün  her  birinin  atom  çekirdeğindeki  proton  sayısı  farklı  ve  bu  farka  göre  Rabbimizin  kodladığı  görev  çerçevesindeki  fiziksel  ve  kimyasal  yönlenmeleri  birbirinden  farklı  olarak  bilinen,  Evrende  var  olmanın,  ekolojik  dengenin  oluşması  ve  hayatın  sürdürülebilmesi  için  gerekli  olan  ve  bilinen,  örneğin  hidrojen,  oksijen,  azot,  karbon,  sodyum,  potasyum,  kalsiyum,  kükürt,  demir,  bakır,  çinko,  altın,  gümüş  gibi  115  civarında  element  bulunmaktadır. Fizik  ve  Kimya  bilimine  göre  gerçekte  element  olmadığı  halde,  bilime  ve  temele  dayanmayan  Kuram  çerçevesinde  insanların  önüne  element  diye  konulan  sembollerin  yapısına  da  ayrı  ayrı  bakacak  olursak ;

*  Ateş,  enerji  birikiminin,  tutuşma  sıcaklığından  sonra  meydana  gelen  yanmanın  sonucunda  oluşmuş  yüksek  sıcaklıklarda  değişik  maddelerin  plazma / karışım  halidir,  içerisinde  maddeden  maddeye  değişen  değişik  kimyasal  yapıdaki  elementlerin  aldıkları  enerji  sonucunda  ışımasıdır  ve  aslında  saf  değildir,  hem  yanma  ve  hem  de  ısınma  sonucu  oluşmuş  yeni  maddelerin,  elementlerin  ve  bileşiklerin  bir  karışımıdır. Maddeler  ve  enerjiler  topluluğudur.

*  Su,  hidrojen  ve  oksijen  elementlerinin  enerji  alışverişleri,  transferleri  sonucunda  gaz  halinde  iken  birleştikten  sonra  soğuma  ile  akışkan  sıvı  hale  geçtikleri  bir  bileşiktir. Sıcaklık  koşuluna  bağlı  olarak  da  gaz,  sıvı,  katı  gibi  fiziksel  hallere  dönüşebilen,  bitki,  hayvan  ve  insandan  oluşan  canlı  hayatın  varolması  ve  yaşayabilmesi  için  zorunlu  ve  vazgeçilemez  olan  hayatın  kaynağı  bir  maddedir..

*  Hava,  içerisinde  Azot,  Oksijen,  Hidrojen,  Helyum,  Argon,  Neon  gibi  elementlerle,  Kükürt  dioksit,  Azot  dioksit,  Karbon  dioksit  gibi  bileşiklerin,  partiküllerin  birlikte  oluşturduğu  gaz  halindeki  maddelerin  bir  karışımıdır. Dünya  üzerinde  canlı  yaşamının  sürebilmesi  ve  metabolizmanın  işleyerek  vücut  enerjisinin  sağlanabilmesi  için  solunarak  vücuda  alınması  gereken  oksijen  gazının  da  kaynağıdır.

*  Toprak,  İçerisinde  birçok  elementin,  bileşiğin,  tuzların  karışarak  oluşturduğu  katı  maddelerin  bir  karışımıdır. Sözünü  ettiğimiz  115  elementin  her  biri  bölgeden  bölgeye  değişen  miktarlarda  toprak  içerisinde  saf  veya  mineraller  halinde  bulunur.

Değerli  Kardeşim !  Şimdi  gelelim  sizin  asıl  sorunuza ;  Rabbimiz  Evrende  ve  Kâinattaki  bütün  canlı  ve  cansız  varlıkları  enerji  ve  madde  olmak  üzere  iki  kökenden  yaratmış,  bütün  yaşamı  ve  yaşamın  sürmesi  için  gerekli  koşulları  da  bu  iki  kökenin  birbiri  arasındaki  değişimlerini  Fizik,  Kimya,  Biyoloji  ve  Uzaydaki  gök  cisimlerinin  oluşumlarını  da  manyetizma,  mıknatıslanma,  çekme,  itme,  bölünme,  kaynaşma  gibi  birçok  farklı  kanunlara  bağlamıştır. Yaratılışın  nasıl  olduğu  bilim  adamlarınca  bilimsel  olarak  bilhassa  bugünkü  gelişmiş  olan  teknolojilerle  çok  ayrıntılı  bir  şekilde  araştırılmakta  ve  her  geçen  zamanda  yeni  yeni  bulgulara  değişik  ayrıntılara  ve  safhalara  ulaşılmaktadır, Teoriler  üretilmekte  ve  yeni  yeni  bilgilerle  sonuçlar  elde  edilmektedir. Bugün  maddenin  ve  enerjinin  bütün  özellikleri  de  en  ince  ayrıntılarına  kadar  yapısı  ve  özellikleri  ile  ortaya  konulmuştur.  Ancak  Evrenin  ve  içindeki  maddelerin  başlangıçta  kesin  olarak  nasıl  yaratıldığı,  bizim  neticede  sınırlı  olan  dünya  aklımızla  gerçek  doğru  olarak  ulaşabileceğimiz  bir  konu  değildir  ve   yaratılışın  asıl  sahibi  olan  Rabbimizce,  birçok  ayette  değindiği  gibi  Enam  Sûresinin  59.  ayetinde  de “  Görünmezin,  duyulmazın,  geçmişin,  geleceğin  anahtarları  da  yalnızca  O’nun  katındadır.  O’ndan  başka  hiç  kimse  onları  bilmez. “  Hud  Sûresinin  123. ayetinde  de  “  Ve  tüm  iş /  oluş   yalnızca  O’na  döndürülür. “ ifadeleriyle  belirtildiği  gibi  insanoğlu  bilimde  ne  kadar  ileri  giderse  gitsin  yaratılışın  tam  olarak  nedenine  ve  nasıl  olduğuna  tamamen  bütün  gerçekleriyle  ve  bilimsel  olarak  ulaşması  mümkün  değildir  ve  bizim  için  gaybdir.

Buna  rağmen  tarih  boyunca  birtakım  düşünürler,  yaratılışı  sorgulayanlar,  hatta  filozoflar  dahi,  yeterli  temel  bilgilere  sahip  olamadıkları  ilkel  dönemlerde  yetersiz  ve  yanlış  kanaate  dayanan  zanlarla  bu  konuda  bir  çok  kuram  üretmişler,  tanımlamalar,  semboller  ve  şekiller  oluşturmuşlardır. Dolayısıyla  “  Dört  Unsura  atfedilerek  insanlar  tarafından  uydurulan  ve  kurgulanan  “  Dört  Element  Kuramı “  ve  bu  kuram  çerçevesinde  insanlara  aktarılanların  tamamı  gerçek  dışıdır,  gerçek  ve  temel  bilgilere  dayanmayan  kanaatlerle  oluşturulmuş  zanlardır,  kurgulardır. Çünkü  madde  olan  bu  elementler  durdukları  zeminde  durup  dururken  hiç  bir  şey  yapamazlar,  hareket  ve  değişimin  nedeni  olan  bir  enerjinin,  gücün,  ruh  ve  canın  müdahalesi  olmadan  harekete  ve  işleme  veya  değişime  geçemezler. Bugün  bu  dört  sembolün  ve  işaretlerin  yer  aldığı  kuram  ayrıntıları  ile,  Fizik  ve  Kimyacıların  karşısına  hayatı  yönlendiren  elementler  denilerek  çıkıldığı  zaman  fizik  ve  kimyacılar  buna  gülerler. Bu  dört  element  kuramı  içerisinde  oluşturulmuş  simgelerin  ve  işaretlerin  insanların  hayatında,  insanlara  anlatılma  şekilleriyle  olumlu  veya  olumsuz  hiç  bir  etkileri  ve  yeri  olamaz.  Hiç  bir  sembolün  de  kerametler  oluşturacak,  yaşanacak  olaylara  yön  verebilecek  kutsal  olan  bir  yanı  yoktur. Ama  elbette  ki  Yüce  Allah’ın  "  Biz  hiç  birşeyi  boşuna  yaratmadık  "  dediği  gibi,  bütün  bilim  dallarında  yaratmış  olduğu  kanunlara  göre  canlı  ve  cansız  varlıkların  var  olmaları,  yaşamaları  ve  yaşamlarını  sürdürebilmeleri,  yaşam  koşullarının  kalitesinin  arttırılması  için  havanın  oksijenine,  suyun  akıcılığı,  çözücülüğü  ile  hayat  kaynağı  oluşuna,  ateşin /  enerjinin  oluşturduğu  etkileşimlerle  maddenin,  metallerin  değişimlerine,  topraktan  elde  edilecek  besin  maddelerine  gereksinim  kaçınılmazdır.  Havanın  içerisinde  sıcaklık  değişmeleri,  basınç  değişmeleri,  nem  oranının  artması,  yapısının  değişmesi  ve  aşırı  kirlenmesi,  Ateşin  istenen  zamanlarda  ve  ölçülerde  elde  edilmesi  veya  elde  edilememesi,  suya  istenilen  ölçülerde  sahip  olunabilmesi  veya  olunamaması,  topraktan  ve  içinde  barındırdığı  maddelerden  istendiği  gibi  gerekli  ölçülerde  yararlanılabilmesi  veya  yararlanılamaması, insanları  ekonomik,  fiziksel  ve  psikolojik  olarak  değişik  yönlerden  olumlu  veya  olumsuz  etkileyebilir. Ama  bütün  bu  etkilenmeler  Allah’ın  yaratmış  olduğu  kanunlarla,  kurallarla  ve  hükümlerle  gerçekleşir.  Bütün  bu  değişimlerin  dört  element  kuramı  sınıflandırması  ile  anlatılanlarla  yakından  uzaktan  bir  ilgisi  yoktur.  Yaşanacak  bütün  sonuçlar  da  insanların,  toplumların  gelenekselleştirmiş  oldukları  yaşam  tarzı,  inançları,  seçimleri,  olumlu  veya  olumsuz  attıkları  adımlardır,  bilgileridir  veya  bilgisizlikleridir.  Allah’ın  selamı  rahmeti  Kur’an  bağlılığındaki  yaşamın  doğruları  ve  başarılı  sonuçları  sizinle  olsun !...

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET