TÜM SORULAR

Soru

Metin G.   28-03-2024   241

Hocam ! İlahiyatçı ve Din adamları Ramazan ayı konuşmaları içerisinde fitrelerin de verilmesi gereğinden söz etmektedirler. Verilmesi gerek fitre miktarı da bu yıl için açıklanmış. Fitre nedir. Geliri yeterli olmayanlar da vermek zorundamıdır. Açıklarsanız sevinirim Selametle.

Yanıtlar

Zeki Çelik.      28-03-2024  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !  

Özellikle  Ülkemizde  Ramazan  ayı  münasebetiyle  İlâhiyatçı  ve  Din  görevlileri  yoğun  bir  mesai  içine  girerek  bu  ayın  faziletlerinden  anlatırlar,  Kur’anın  bol  bol  hiç  bir  şey  anlaşılmasa  da  sadece  Arapça  okunarak  mukabele  edilerek  okunmasından,  zekâtın  bu  ayda  mutlaka  verilmesinden  söz  ederler,  orucun  Kur’ana  göre sakınmayı  gerektiren  asıl  özünden  değil  de,  uydurulmuş  hadis  ve  rivayetlerle  kerametlerinden,  şartlarından,  yükümlülüklerinden,  her  kafadan  değişik  kabullerle  bozulacak,  bozulmayacak  nedenlerinden   bahsederler.  Ve  sizin  de  değindiğiniz  gibi  kimileri  daha  Ramazanın  ilk  günü  sabahından  itibaren,  kimileri  ramazan  bitmeden  birkaç   gün  önceden  fitrelerin  verilmesinin  gerektiği  öğütlerini  verirler. Siz  de  bu  bağlamda  aslında  çok  güncel  ve  çok  da  önemli  olan  bu  konuda  Fitrenin   ne  olduğunu,  kimlerin,  neden  vermeleri  gerektiğini  soru  olarak  yöneltmişsiniz.  Çok  yerinde  ve  isabetli  olan,  birçok  kişinin  de  merak  ettiği,  ama  sorgulamaktan  çekindiği  veya  düşünemediği   bu  sorunuz  için  size  teşekkür  ederim.

Yüce  Rabbimiz,  Müminun  Sûresinin  62. ayetinde   “  Ve  Biz,  hiç  kimseyi,  gücünün  yettiğinden  başkası  ile ;  kapasitesi  dışındaki  bir  şeyle  yükümlü  tutmayız. “  denilerek  insanların  yapabilecekleri  harcamalar,  yardımlar  ve  infaklar  konusunda  sınır  koymakta,  yükümlülükleri  kolaylaştırmaktadır. Bu  konulardaki  ölçüler  çerçevesinde  de  Rabbimiz,  Bakara  Sûresinin  219.  ayetinde    “  Ve  Yine  sana  neyi  infak  edeceklerini /  Allah  yolunda  harcayacaklarını  soruyorlar.  De  ki  :  İhtiyaçtan  fazlasını  yunfikun  / harcayın.  Allah  iyiden  iyiye  düşünürsünüz  diye  ayetlerini  işte  böyle  sizin  için  ortaya  koyuyor. “  ifadeleriyle  belirtildiği  gibi  kişinin  belirleyeceği  ihtiyacından  /  Havaici  asliyesinden  fazlasını  ancak  Allah  yolunda  ve  insanların  yararına  harcamalarını  ve  infak  etmelerini  istemekte,  ölçüsünü  de  bizzat  Rabbimiz  kişilerin  kendi  vicdanlarına  bırakmaktadır.

Ülkemizde  dar  gelirli  olan,  düşük  bir  maaşla  emekli  olan  ve  çalıştığı  halde  asgari  ücretle  yaşayan  insanlarımızın,  ihtiyacından  fazla  harcayacağı,  biriktirebileceği  ve  vicdanlarını  zorlayabileceği  geliri  elbette  ki   bulunmamaktadır. Dolayısıyla  birçok  insanın  da  ülkemizde  kendi  ihtiyaçlarının  dışında,  zaten  kıt  kanaat  geçinmeye  çalıştığı  için  fitre  adında  da  olsa  ilave  bir  harcamayı  yapabilecek  durumları  yoktur.  Bilakis  bu  insanlarımızın,  insan  gibi  yaşayabilmeleri  için  emeklerinin  ve  hakkettiklerinin  karşılığının  verilerek  gelirlerinin  takviye  edilmesine  ihtiyaçları  bulunmaktadır. Bu  gelir  dağılımındaki  adaletsizlikler,  olumsuzluklar  konusundaki  vebal  de  emeğin,  hak  edilmişlerin  karşılığını  yeterince  veremeyen  ve  zafiyet  gösteren  yönetim  konumunda  olanların  üzerindedir.

 Sizin  soru  olarak  yönelttiğiniz,  Diyanet  İşleri  Yüksek  Kurulunca :  Halk  arasında  da  fitre  diye  bilinen  konuya  geldiğimiz  zaman ;  Ulemamız  dediğimiz  birileri,  Ramazan  ayı  içerisinde  insanların  tuttuğu  oruç  ibadetine  bağlı  olarak,  insan  olarak  yaratılmanın  ve  Ramazan  orucunu  tutup  bayrama  ulaşmanın  bir  şükrü  olarak,  dinen  zengin  olup  Ramazan  ayının  sonuna  yetişen  Müslümanın,  ihtiyacı  olan  belirli  kimselere  vermesi  vacip  olan  bir  sadakadır (  Nevevi,  el  Mecnû  6 / 103 )  Vacip  oluşu  da  Peygamber  sünnetiyle  sabittir (  Buhari,  Zekat  70 - 78 )  denmiş. Hz.  peygamber ( s.a.s. )  köle,  hür,  büyük,  küçük,  kadın  erkek  her  Müslümana  fitrenin  gerektiğini  ifade  etmiştir. (  Ebu  Davud,  zekat 20 / 1619 )  hadisi  bağlamında  da  kişi  kendisinin  ve  bütün  aile  bireyleri  için  de  ayrı  ayrı  ödenmesi  adına  bir  kişinin  o  günkü  koşullarda   iki  öğün  karnını  doyurabileceği  ölçüde  bir  parayı  “  fitre “  adıyla,  sözde  yaratılmış  olmanın  şükür  karşılığı  olarak   vermesi   gibi  bir  zorunluluk  anlayışıyla  ve  adeta  dayatmasıyla  da  her  nasılsa  insanların  belleğine  yerleştirmişlerdir.  Oysa  Kur’anımıza   göre  geliri  olsun  veya  olmasın,  Müslümanların  Ramazan  ayında  vermesi  gereken “  fitre “  diye  bir  kavram,  sözcük  ve  uygulama  bulunmamaktadır.  Üstelik  de  eğer  Allah’ın  insanı  yaratarak  verdiği  nimetlerin  şükür  karşılığı,  borcun  ödenmesi  olarak  böyle  bir   uygulama  devreye  sokulmuşsa,  öyle  bir  kişinin  bir  defa   o  günkü  koşullara  göre  ödeyeceği  yemek  ücreti  ile  değil  de,  binlerce  yıl  yaşasa,  başını  secdeden  kaldırmasa,  Allah’ın  rahmeti  olmadan  ödenebilecek  bir  borç  değildir.

Nedenleriyle  de  tutarsız  olan  bu  yanlış  uygulamalara  binaen  Din  görevlileri  de  bu  ölçülendirme  için  ciddi  ciddi  bir  hayli  mesai  harcayarak,  sanki  çok  doğru  bir  iş  yapmışlar  gibi,   bu  fitre  miktarını  her  yıl  tespit  ederek  ilân  etmektedirler.  Birileri  de  fitrelerin  verilmesi  gereken  zamanı  da  "  Bayramın  birinci  günü,  birileri  bayramdan  önce,  birileri  bayram  namazından  önce  verilir,  birileri  daha  sonra  da  verilse  olur,  birileri  de  bayramdan  sonra  mekruh  olur   haramdır "   demiş. (  Nevevi  el  Mecnu  6 / 128 )  Tevbe  Sûresinin  60.  ayetinde " Kesinlikle,  Allah  tarafından  bir  taksim /  zorunlu  görev  olarak  sadakalar /  kamunun  gelirleri  ancak  fakirler,  miskinler / yoksullar,  işsizler,  o  iş  üzerine  çalışan  görevliler /  kamu  görevlileri,  kalpleri  İslam'a  ısındırılacaklar,  özgürlüğü  olmayan  köleler,  ağır  borç  altındakiler,  Allah  yolundakiler,  yolda  kalmışlar  içindir.  Allah  her  şeyi  en  iyi  bilendir  ve  en  iyi  yasa  koyandır. "  ifadelerinde  yar  alan  açıklamalara  göre  de  belirtilenlere  fitre  verilir  denmiş.  Ama  aslında  bu  ayetlerde  fitreden  değil,  yılın  bütün  zamanlarında  sorumlular  ve  yükümlüler  tarafından  Devlete  verilmesi  gereken   sadakadan /  vergiden  söz  edilmekte  bu  verginin  de  Devlet  tarafından  nasıl  dağıtılacağına,  nasıl kullanılacağına  değinilmektedir.

Ekonomik  sıkıntıda  olan  kardeşlerimizin  bu  tür  dayatmaları  yerine  getirememe,  Ramazan  ayında  fitre  verememe  üzüntüsünün  içerisinde  olmalarının  da  geçerli  bir  nedeni  yoktur.  Kur’anımızda   yaratma,  oluşturma  anlamında  “ fatr   “  sözcüğü  ve  bu  ayrıntıların  da  anlatıldığı  ve  Yüce  Rabbimizin  oluşturma  ve  yaratıcılığına  binaen  yer  verilmiş  olan  Fatır  Sûresi  bulunmaktadır.  Rabbimizin  Esmai  Hünsasından  biri  de  “  el  Fatır “  dır.  Ulema  denilen  ve  kendi  kendilerine  durumdan  vazife  çıkaranlardan  birileri   bu  sözcük  bağlamında  “  Sadaka i  Fıtır “  adı  altında  uydurma  ve  bidat  olan  bir  uygulamayı,  Fatır  sözcüğünü  de  “  fitre “  diye  dönüştürerek   devreye  sokmuşlardır.  Oysa  Kur’anımıza  göre  sadaka  sözcüğü  de  çoğunluk  ulemanın  kabul  ettikleri  gibi  sadece  “  dilenen  bir  insana  verilen  üç  beş  lira  veya  bir  yemek  parası  “  değildir.  Dileyen  sitemizde “  ZEKAT  SADAKA  İNFAK  NEDİR “  başlıklı  makalemizde  gerçek  anlamlarının  ne  olduğunu  ayrıntılı  bilgilerle  öğrenebilirler. Aslında  durumu  uygun  olan  yardımsever  insanlarımız  adı  ne  olursa  olsun  gerek  diğer  zamanlarda  gerekse  de  Ramazan  ayı  içerisinde  fitre  adı  altında  olmadan  da,  kendi  olanakları  içerisinde  zaten  yardımlarını,  infaklarını  yapabilirler  ve  zaten  de  gerek  maddi  desteklerle,  gerekse  erzak  yardımlarıyla  yapmaktadırlar.  Allah,  doğrusunu  en  iyi  bilendir.  Allah’ın  selamı  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !.

 

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET