Hayatın değişik zamanlarında, değişik konularda mutlaka yanlışlarımız, hatalarımız ve işlediğimiz günahlarımız olabilmektedir. Hatasız ve günahsız insan da olamaz herhalde ! Ahiret gününe inandığımıza göre elbette ki mahşer günü bu hatalarımızın, günahlarımızın bir hesabı önümüze konulacaktır. İlahiyatçılar da herkes Cehenneme mutlaka girecek, ama az, veya ama çok cehennem azabını tadacak ve ondan sonra Cennete girebilecektir demektedirler. Benim sorum gerçekten hepimiz mutlaka Cehennemi görmüş ve oradaki azabı tatmış olacak mıyız ? Oldukça ürkütücü.
Zeki Çelik.
05-12-2023
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Sizin de belirttiğiniz gibi ölümün ardından, mahşer günü bütün insanlar hesap vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanacak ve amel defterleri açılacaktır. Bu konuda sorgulamanın nasıl olacağı ayrıntılarını “ Amel Defterinin Kayıtları “ başlıklı makalemizde geniş bilgilerle bulabilirsiniz. Mahşerde kurulan adalet terazisiyle herkes dünyada yaptıklarının ve yapması gerektiği halde yapmadıklarının, iyiliklerinin kötülüklerinin hesabını verip, iyiliklerinin çokluğu ile hakedenlerin Cennet veya kötülüklerinin çokluğu ile Cehenneme gidince sonsuz Ahiret hayatı başlayacaktır. Cennet, nimet, güzellik, mutluluk ve rahatlık yurdu iken, Cehennem ise azap, sıkıntı ve elem yurdudur. Her ne kadar Kur’an ayetleriyle Cennet ve Cehennemin ebedi yurt olarak yaşanacağı bildirilse de, Cehennem konusunda bu güne kadar zanlarla ileri sürülmüş ve bugün de sürülmeye devam eden pek çok Kur’an dışı yanlış iddialar bulunmaktadır. Bu iddialarda, Kur’anın gerçeklerinden ayrılarak ana hatları ile, * Herkes mutlaka Cehennemi görecek mi ? * Günahkâr Müslümanların Ahiretteki durumu ne olacak ? gibi sorular sürekli olarak gündemde olabilmektedir.
Cennet ve Cehenem ile ilgili olarak Rabbimizin Kur’an ayetleri ile bildirdiği ifadeleri gayet açık ve net olmasına rağmen, bazı ayet anlamlarının saptırılması sonucunda, bunlara aykırı, yanlış bir anlayış ile “ Herkes mutlaka cehenneme girecek iddiasında bulunanlar, günahları miktarı kadar Cehennem azabı görürler, daha sonra günahlarından arınmış olarak Cennete girerler “ demektedirler. Bazı rivayetlerde de imanlı imansız herkesin, hatta peygamberlerin bile önce Cehenneme uğrayacağı, daha sonra Cennete gidecekleri söylenmektedir. Cennet ve Cehennem konusunda uydurulan pek çok gerçek dışı rivayet için, Meryem Sûresinin 71. ayetindeki " Ve Rabbinin üzerine almış olduğu kesinleşmiş bir hüküm olarak, içinizden cehennemin dış kenarına / toplanma yerine uğramayacak hiç kimse yoktur. " ifadeleri bu iddialara malzeme yapılmıştır. Diyanet Vakfının meali de dahil pek çok mealde ayetteki “ cehennemin dış kenarı “ ifadesi mahşer alanındaki toplanma yeri şeklinde değil de aslından farklı olarak, doğrudan “ Cehennem “ şeklinde yer almıştır. Aslında bu ayetle ve bundan önceki 66. ve 72. ayetler grubunda, özellikle de 68. ayetin orijinalinde de " havle cehenneme " ifadesiyle haşr / toplanma esnasında peygamberler de dahil olmak üzere tüm insanların, şeytanlarla / kendi iblisleriyle / içlerindeki olumsuz duygularıyla, kendilerini kandıran şeytan tipli insanlarla birlikte, tanıklık yapmak üzere Cehennemin dış kenarındaki bulunan Mahşer alanında toplanacakları ve herkesin tanıkları ile birlikte hesap vermek üzere sorgulanacakları belirtilmektedir. Ayetlerin orijinalindeki Havle sözcüğü, bir yerin dış kenarı, bahçesi anlamına gelmekte olduğundan dolayı sözü edilen yer veya alan Cehennemin içi değildir. Buradaki toplanma, Cehennemin dış kenarındaki mahşer yerinde olup, hesap vermek içindir. Ayette de belirtildiği gibi Haşr / toplanma, Allah’ın kesin olarak aldığı, asla değişmez bir kararıdır. Burası girilecek bir yer değildir. Görülecek hesap sonrasında, Cehenneme veya Cennete sevkin yapılacağı yerdir. Bu ayetlerde haşrdaki / toplanma anındaki ürpertici tablolar müminleri asla korkutmamalıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz Allah, Enbiya Sûresinin 101 - 102. ayetlerinde " Şüphesiz tarafımızdan kendilerine “ en güzel “ hazırlanan kimseler ; İşte onlar Cehennemden uzaklaştırılmışlardır. Onlar Cehennemin uğultusunu duymazlar. Onlar nefislerinin istediği şeyler içinde sürekli kalıcıdırlar. " ifadeleriyle belirtildiği gibi iyilikleri, günahlarından fazla ve bu günahları bağışlanmış olan müminlerin, mahşer alanında güvende olacaklarını, çok çabuk da Cennete sevk edileceklerini bildirmektedir.
Kur’an ayetlerine aykırı ve Yahudi inancının bir sonucu olan bu yanlış iddialar, asılsız olan pek çok uydurma rivayetle de desteklenerek toplumda yaygınlaştırılmıştır. Yahudi Eski Ahit kaynaklarından çalıntı yapmaya alışmış olan bu zihniyetteki müfessirler, maalesef rivayetlerle dinin içine bu inancı yerleştirmekte de başarılı olmuşlardır. Halbuki itikatta zan ile hüküm vermenin yeri yoktur. Üstelik peygamberlerin de Cehennemde işi olabilir mi ? Kur’andan onay almayan hiç bir inanç din olamaz. Çünkü Cehenneme kimlerin ve niçin gireceği Kur’an ayetleri ile çok net ve ayrıntılarıyla anlatılmıştır.
Günahkâr Müslümanların / tartıda iyiliklerinin, işledikleri günahlarından daha fazla olan Müslümanların durumu ise, hesap gününde, bir takım kişilerin iddia ettikleri gibi önce Cehenneme girip, günahları kadar azap çektikten sonra arınıp, ondan sonra Cennete girecekler iddiaları gerçekten öyle olsaydı, Kur’anda pek çok ayette ifade edilen " Allah’ın tevbe edin emrinin " bir anlamı kalmazdı. Oysa Yüce Rabbimiz, tevbe kapılarını ardına kadar açmıştır, tevbeleri çokça kabul eden Tevvab’tır. Her fırsatta tevbe etmemizi, cahillikle işlediğimiz günahlarımızı bağışlayacağını bildirmektedir. Bundan dolayı Ankebut Sûresinin 7. ayetinde de " Ve inanan ve salihatı işleyen / düzeltmeye yönelik işler yapan kimseler, onların kötülüklerini elbette örteceğiz ve kesinlikle onlara yaptıklarının daha güzeli ile karşılık vereceğiz. " ifadeleriyle belirtildiği gibi şirke / Allah’a ortak koşmaya ve küfre / Allah’ın Rabliğini ve ayetlerini inkâr etmeye bulaşmamış, hatta bulaşmış ise de ölmeden önce bilinçli olarak bu konularda dahi tevbe edenlerin tevbelerinin kabul edileceğinin bildirilmesinden dolayı, Müslümanların günahlarını affedecek ve onları Cehenneme koymadan, doğrudan doğruya Cennetine koyacaktır. Allah doğrusun en iyi bilendir. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !....