Kuranda tek nefisden eşi onunla huzur bulsun diye eşinin yaratıldığı geçiyor. Tek nefis tek hücreyse o hücre diğer hücreyle nasıl sükun bula bilir? Araf 189-190 da o ikisi rableri olan allaha şirk koşarlar diyir. O ikisinden kasıt tek hücre ve onun eşimi? O ikisi diyerek işaret etdiği şahıslar kim?
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Dinimizin doğrularını öğrenmek, Müslümanların önüne konulmuş olan yanlış inanç ve hurafelerden arınmak için Kur’anımızın içerisindeki ayetlerin meallerinin okunması, bu ayetler içindeki ifadelerin düşünülerek sorgulanması, araştırılması her Müslüman’ın yapması gereken önemli bir davranıştır, görevdir, gerçek ve kalplere inmiş imanın oluşmasının önemli bir adımıdır. Sizi de bu yolda çaba harcayan bir kardeşimiz olarak görüyoruz. Bu çabalarınız sizi Rabbimizin izni ile mutlaka Rabbimizin katındaki gerçek doğrulara ulaştıracaktır. Bu bağlamda yaratılmanın kökeni olan nefis konusundaki çok yerinde ve ilginç sorunuz için teşekkür ederim.
Sorunuzun ayrıntılarına
çıkış noktası olan ayetlerden Nisa Sûresinin 1. ayetinde “ Ey insanlar
! Sizi tek bir nefisten oluşturan,
ondan eşini oluşturan ve her ikisinden
birçok erkek ve kadın türetip yayan
Rabbinizin koruması altına girin. Ve
kendisiyle birbirinize dilekleştiğiniz Allah’ın
ve akrabalığın koruması altına girin. Şüphesiz
Allah, sizin üzerinize gözeticidir. “ ifadeleriyle insanın tek
bir nefisten / hücreden /
tohumdan / özden / genden çiçekli
bitki olarak eşeysiz
üreyebilen ilk yaratılmasıyla eşinin
de eşeysiz olarak
aynı yapı üzerinden oluşmasıyla birlikte, ardından
tekamül ettirildikten sonra
da ana ve
babadan eşeyli olarak
çoğalmasına değinilerek iki kısımdan oluşan
evrensel bir beyanname niteliğinde insanlar
arasında yaratılış açısından bir fark
bulunmadığı beyan edilmekte, yaratan Rabb'e ve
akrabalık hukukuna takvalı davranılmasının gerektiğine
vurgu yapılmakta, birinci bölüm ile Nuh Sûresinin
17. ayetinde “
Vallahu enbetekum minel
ardi nebata “ ( Ve Allah sizi yeryüzünde
bir bitki olarak
bitirdi. ) ifadesinde
gördüğümüz gibi tüm yaşamın tek
bir nefisten / özden, genden geldiğini,
yani bir tohumdan ağacın ortaya çıktığı
gibi bilakis yeryüzünde
topraktan bitki olarak aynı anda bir
çok insanın / yüz binlerce eşeysiz üreme ile ortaya çıkan dişili erkekli
insanın yaratıldığı, kesin olarak ortaya konulmaktadır.
Bu ayetlerle insanların
yaratılış mucizesine dikkat çekilmektedir.
Ayette gördüğümüz
gibi “ bütün
insanlık ( nefis ve eşi ) topraktan eşeysiz
çoğalabilen bitki olarak
çıkmış, “ Yine Nuh
Sûresinin 14. ayetinde “ Oysa
O, sizi gerçekten atvarâ / tavır tavır / halden
hale, aşama aşama oluşturmuştur. “ ifadesinde gördüğümüz
gibi de yavaş yavaş, milyarlarca
yıllık süreçteki zaman içerisinde tekâmül ettirilerek ve ayetin
orijinalinde yer alan " atvara " sözcüğü Arap dil
kurallarına göre on sayısı ile sınırlı
olduğundan insanın da on aşamada geliştirilip
tekâmül ettirilip düzene sokulduğunu
görüyoruz. Böylece de insan, bitki yapısında ilk
çiftten çoğalarak, ardından da tekâmül ettirilerek yeryüzüne dağılmıştır. “
Şu anda dünyada yaşayan insanlardan başlayarak
geriye doğru gittiğimizde, bilimin Biyolojik
kanunlarla önümüze koyduğu üreme kanıtlarına,
Kur’anımızdaki yaratılma ile ilgili diğer
ayetlerin ayrıntılarına baktığımızda ilk çifte, oradan tek cevhere varacak ve o tek
bir cevheri Allah’ın cansız varlıklardan
yarattığı bilgilerine ulaşacağız. Ayetteki “ Sizi tek
bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan “ ifadesiyle açıkça insanın
ilk yaratılış aşamasına ; Tek bir hücreye
ve o hücrenin bugün bildiğimiz çiçekli
bitkilerde olduğu gibi eşeysiz olarak
üremesine, eşeyli üremenin ise daha sonraki
aşamalarda olduğu gerçeğine vurgu yapılmaktadır.
Bu şekildeki yaratılma ve
çoğalmanın bugünkü
bilimin araştırmalarında, İslam filozoflarının
felsefi çalışmalarında da teyit ederek dile
getirildiği birçok Kur’an ayetlerinden de yaratılış serüveninin
Cennette değil de ilk olarak özellikle
yeryüzünden bir bitki olarak bitirilmesiyle
maddeden tek hücre şeklinde başladığını,
ardından bitkisel eşeysiz üremelerle aşama
aşama geliştirilerek, sonra duyuların, duyguların
oluşumu, sonra bilgi ve bilinç aşamalarıyla
devam edip geldiği anlaşılmaktadır. Bu
ayrıntıları da sitemizde “
Adem ve İnsanın Yaratılışı “
başlıklı makalemizde oldukça geniş olarak
açıkladık.
Nefis ile ilgili benzeri ifadeler Zümer Sûresinin 6. ve sizin de sorunuzda yer verdiğiniz gibi Araf Sûresinin 189. ayetinde de “ O sizi bir nefisten / candan oluşturan ve ondan da kendisine ısınsın diye eşini yapandır. Ne zaman ki o, onu örtüp bürüdü, o zaman o hafif bir yük yüklendi. Ve bununla gidip geldi. Ne zaman ki zevce / hanım ağırlaştı, hemen o ikisi / karı koca Rablerine dua ettiler : “ Eğer bize Salih / düzgün, sağlam ve sağlıklı bir çocuk verirsen, andolsun ki kesinlikle şükredenlerden / karşılığını ödeyenlerden olacağız. “ ifadeleriyle görülmektedir. Bu ayetin de iki kısımda ele alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Önce eşeysiz üreyebilen çiçekli bitkilerdeki tek bir hücreye / gen’e / cana’a / nefse, fakat devamında da ikinci kısımda da artık tekamül etmiş çoğalmış erkek ve dişinin oluşturduğu bir çoğalmaya atıf yapılmaktadır. Maalesef neredeyse bütün Türkçe ve Arapça eserlerde ayetin orijinalindeki “ nefs ” sözcüğü ve “ nefsi vahide “ ifadelerinin bütünü, Adem ve Eşi olarak kabul edilerek Yahudilerin Tekvin II. Bab, 18 – 25 anlatımlarının etkisinde kalınarak açıklamalar yapılmaktadır. İlk insanın Adem olduğu, Havva’nın ondan ( kaburga kemiğinden ) yaratıldığı, Adem’in kaburga kemiklerinin Havva’nınkinden bir adet noksan olmasının da bundan kaynaklandığı anlatılmaktadır. ( Ayrıntıları “ Adem Ve İnsanın Yaratılışı “ başlıklı makalemizde bulabilirsiniz )
Halbuki ayetin
orijinalinde Adem ve Havva’dan söz
edilmediği gibi ima yolu ile de olsa
bu ikisine herhangi bir atıf bulunmamaktadır.
Ayetin orijinalinde cinsiyeti belirtilmeyen bir
canlıdan / neftsen, can’dan, özden, hücreden bahsedilmekte, sonra da
bu canlıdan onun eşinin yaratıldığı
bildirilmektedir. Bu yaratılış tarzının bugünkü
bilimin de ortaya koyduğu ve ispatladığı
gibi “ klonlamaya “ benzediğini söyleyebiliriz. Rabbimiz ayette
insanın eşinin kendisinden, aynı genlerden /
hücreden yaratılmasının gerekçesini de göstermiştir.
Erkek ve dişi insanlar görünüm olarak
ayrılsalar da yaratılışta eşeysiz olarak
tek bir canlıdan türedikleri için
aynı özellikleri taşımaktadırlar. Bu da
özde birbirlerinden farkları olmadığı anlamına
gelmektedir. Erkeklik, dişilik farkına gelince
Kur’an ayetlerindeki ayrıntılara baktığımız zaman
bu fark, ilk yaratılışta önce bitki,
sonra çiçekli bitkilerde olduğu gibi kendi üzerindeki çift üreme yapısıyla eşeysiz üreme ile eşin yaratılmasından
değil Nisa Sûresinin 1. ayetindeki
ifadelere göre de yaratılışın tekamülünün üçüncü
aşamasından sonra oluşmuştur. Araf Sûresinin 189.
ayetinin hemen ardından 190. ayetteki “
Ne zaman ki o ikisine sağlıklı bir
çocuk verdi. O ikisine verdiği şey
hakkında O’nun için ortaklar edindiler.
Onların ortak koştuğu şeylerden Allah
arınıktır, yücedir. “ ifadelerini görmekteyiz.
Eğer birbirini takip eden bu iki
ayetteki “ nefs “ sözcüğü ayetin orijinalinde
olmadığı halde Adem peygamber olarak
kabul edilirse Adem ve eşinin de
şirke girdiğini kabul etmek gerekir ki,
Allah'ın Tevhit öğretisiyle eğittiği hiç
bir peygamber Allah’a ortak koşarak şirke
girmez. Bu ayetlerdeki çocuk ve şirk
konusu da maalesef yine Razi, el –
Mefatihu’l Gayb eserinde yer alan fakat
uzun olduğu için burada yer veremeyeceğimiz
İbn Abbas’ın nakilleriyle Yahudi
kültüründe üretilen ve Cennette yaratıldığına inanılan Adem ve Havva
rivayetleri ile birleştirilmiş ve ortaya
mantığın, aklın ve Kur’an ayetlerinin
onaylamadığı, Allah’ın Biyolojik yaratma
kanunlarına ve Kur'an ayetlerine aykırı hayal ürünü anlatımlar
çıkmıştır.
Arap dil Gramerinde kelamda zamirlerin, merciinin mutlak surette lafzen, manen veya hükmen zikredilmiş olması gerekir. Oysa bu ayetlerde ne lafzen, ne manen ve de ne hükmen Adem ve Havva diye bir merci veya ima bulunmamaktadır. Buna karşılık ayetteki “ nefs ve eşi “ ifadelerinden bu ikilinin karı koca oldukları anlaşılmaktadır. Ayette konu edilen ve sizin de “ ikisi diyerek işaret ettiğiniz şahıslar kimdir sorunuz için “ bu ikisi, artık ilerleyen zamanlarda karı koca olan, Adem - Havva, Ali - Ayşe, Ahmet - Fatma gibi bilinen ve tanınan birileri değil, aslında genel olarak tüm karı kocalar, tüm insanlardır. Ve sözü edilen davranışlar da tüm karı – kocaların genel karakteridir, fıtri olarak yaratılışlarından gelen ama zaman zaman önüne geçilemeyen özellikleridir. İnsanın şirke ve nankörlüğe meyilli olan bu ham karakterleri bu ayette de dile getirilmektedir. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !...
1) O ikisine verdiği şey hakkında O’nun için ortaklar edindiler.- Burada o ikisi derken nefsi vahide ve ondan yaratılan eşi anlaşılmamalımı? Yani tek hücre ve hücrenin eşi. Çünki 189 cu ayetin ilk cümlesinden tek nefis ve ondan yaratılan eşi der. Tek hücre ve ondan eşeysiz üreme ile yaratılan eşi nasıl Allaha ortak koşar, insan değil ki? Yani olay anne/babaya nasıl döndü ayetde anne baba insan diye kelimeler yok ki? 2) Bazıları da ayete şöyle anlam veriyor. Nefsi vahideye tek tür diyorlar. Yani nefs kelimesine tür anlamı verirsek O zaman ayetde bir mantık hatası olmuyor mu? Sizi tek türden yaratan kendisiyle huzur bulsun diye eşini de ondan var eden diyor. Şimdi Tek türden yaratılan o türün eşi ne oluyor bu anlamı verirsek? 3) Eğer nefsi vahide tek hücreli canlıysa hücre klonlanarakmı sükun buluyor? Çünki ayete göre öğle sükun bulması için yaratılmış 4) Eşini sarıp örtünce/onunla birleşince, eşi hafif bir yük yüklendi/hamile kaldı ve onu taşıdı. Burada eşi derken nefsi vahidenin eşi yani tek hücrenin eşi kast edilmiyormu yani klonlanan hücre? Çünki bir cümle önce onlar söz konusu idi. Neden eşini sarıp bürüyünce kelimesine karı kocanı söz konusu ediyoruz?
Değerli Kardeşm ! Kur'an ayetleri uzun süreli yürüyen evrilmelerde aynı ayet içerisinde kronolojik olarak bütün ayrıntılara girmez, bir cümle ile çok şey anlatma sanatı üzerine inşa edilmiştir. Başka surelerdeki ayetlerde de o ayrıntılara kısım kısım yer vererek o ayetlerin tefsirini Kur'an kendisi yapar. Ayetlerin tam ve doğru olarak anlaşılabilmesi için o ayetin hem içinde bulunduğu paragraf bütünlüğüne hem de Kur'an bütünlüğündeki başka surelerdeki bağlantılarını göz önünde bulundurmak gerekir. Eğer ayetlerle ilgili yaptığımız açıklamaları tekrar dikkatlice okursanız, söz konusu ayetlerin iki kısımda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştık. Birinci kısımda eşeysiz üremeye sahip bir hücreden / bir nefsisten oluşan bir bitkisel yapı ve o yapıdan da eşeysiz üreme olarak ortaya çıkan eşinin oluşumundan söz ettik. Elbette ki henüz tekamül etmemiş insan yapısına dönüşmeden bu hücreler arasında bir sükun, bizim anladığımızda duygu ve çekicilik olmaz. İşte bu yapılardan sonra ayette sözü edilen ikinci kısımdakiler ise artık on aşamada evrimleşerek tekamül etmiş insanlara aittir ve ortak koşma eğiliminde olanlar da artık tekamül etmiş insanlardır. Karı kocalardır. Yani sözünü ettiğiniz ve takıldığınız o nefs, ayetin son kısmındaki ifadelerde artık tek bir hücre değildir. Bölünmelerle çoğalarak donatılarak insan yapısına dönüşmüştür. Bu dönüşümler de Kur'anda birçok ayetle ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. ama bu zeminde bütün o ayetlere yer vermemiz olanaksızdır. O ayetleri de " Adem ve İnsanın Yaratılması " makalemizde görebilirsiniz. Sükun bulanlar, birbirine ısınacak olanlar da hücreler değil, tekâmül etmiş insan yapılarıdır, karı koca eşlerdir. Çünkü ayetin orijinalinde son kısımda zaten " zevcehâ " ifadesiyle evlilikle oluşan eşlerden söz edilmektedir. Söz konusu bu iki ayet üzerine Adem peygamberin cennette yaratıldığı inancının bağlantısında piyasada pek çok yorum, görüş, ve Yahudi kaynaklarının etkisinde hadis ve rivayetle yapılan mealler bulunmaktadır. Bu meallerin hiç birisinde de söz konusu nefsi cennette yaratılan ilk insan Adem olarak kabul ettiklerinden dolayı da Nuh Suresinin 17. ve 14. ayetleriyle bizim yaptığımız açıklamalara yer verilmemektedir. Size piyasadaki başka kaynaklarda pek rastlayamayacağınız, belki de şaşıracağınız veya belki de olmaz böyle bir şey diyebileceğiniz belki de mantığınızın da kabul etmeyeceği, belki de çok ekstrem gelebilecek olan " Adem ve İnsanın Yaratılışı " makalemizi baştan sona kadar dikkatlice okumanızı önerebiliriz. Selamlar sizinle olsun.