TÜM SORULAR

Soru

Yusuf O.   13-01-2025   38

Hocam Tövbe niçin ne zaman ve nasıl yapılır ? Sayılarla tespih çekilerek yapılan tövbeler geçerli midir ?

Yanıtlar

Zeki Çelik.      13-01-2025  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Arapça  harfler  kalıbında  ö  harfi  bulunmaz,  dolayısıyla  tövbe  sözcüğü  Türkçedir  ve  Kur'anda  bu  şekliyle  de  geçmez. Bunun  yerine  Kur’anda  değişik  kalıplarda  Tevbe  sözcüğü  birçok  ayette  geçtiği  gibi  Tevbe  Sûresi  de  bulunmaktadır. Tevbe  kavramı  İslam  dininde  çok  önemli  yeri  olan  bir  kavramdır.  Ama  buna  rağmen  maalesef  zaman  içerisinde  birçok  kavramda  olduğu  gibi  bu  kavramın  da  anlamı  saptırılmış  ve  içi  boşaltılarak  sadece  sözde  kalan  bir  ritüel  yapısına  dönüştürülmüştür.  Müslümanlar  çoğunlukla  günlük  hayatlarında,  insanlar  arasındaki  ilişkilerinde  her  türlü  kusuru,  haksızlığı,  adaletsizliği,  zalimliği,  günahı  işleyip  ardından  da  “  tövbe  yarabbi ! “  diyerek  ya  da  elde  tespih  sayısı  ile  on  defa,  yüz  defe,  bin  defa  bilinçsizce  anlamını  da  bilmeden  “  estağfirullah “  çektikleri  zaman  tevbe  ettiklerini  sanarak  Ulema  tarafından  sonradan  birçok  uydurulan  hadis  etkisiyle  günahlarının  affedildiğine  inanmaktadırlar. Siz  de  aslında  dinimiz  ve  inancımız  adına  çok  önemli  ve  gerçekten  de  yanlış  uygulanan  hassas  olan  bu  konuya  dikkat  çekmişsiniz.

Tevbe,  sözlüklerde  “  Günahtan,  yanlıştan  pişmanlık  duyarak  Allah’a  itaate  dönmektir,  yönelmektir. “  diye  tanımlanır. ( Lisanü’l  Arab  c. 1  sa.  635 ) Sözcüğün  asıl  anlamı  dönmektir. Bu  sözcük  Kur’anda  farklı  türevleriyle  fiil,  isim  olarak  110  kez  yer  almaktadır.  Bütün  ayetlerde  de  Kul  ile  Allah  arasında  kullanıldığını  görüyoruz. Tevbe  gerçek  olarak  yapıldığı  zaman,  kişinin  hayata  bağlanmasına,  ümitlerin  sönmemesine  vesile  olan  bir  rahmet  kapısı  olduğu  için  tepkisel  bir  eylemdir.  Bunun  için ;

Tevbeyi  kul  açısından  ele  alacak  olursak :  Kişi,  yaptığı  kötülüğün,  yanlışın  zararlı  bir  hareket  olduğunu  bilecek,  bu  konuda  bilinçlenecek  ve  yaptığı  kötülükleri,  yanlışı  bir  daha  yapmamaya  karar  verecektir. Bu  bağlamda  zikirmatiklerle  bilinçsiz  bir  şekilde  defalarca  estağfirullah  demesinin  kendisine  bir  yararı  yoktur.  İçten  ve  samimi  olarak  söylenen  bilinçli  bir  estağfirullah,  ben  bu  günahlarımdan  bir  daha  işlememek  üzere  tevbe  ettim  denilmesi  dahi  bağışlanma  için  yeterli  olacaktır.  Tevbelerin  daha  anlamlı  olacağı  zamanlar  ise  kusurların  tamamen  terk  edildiği  gecenin  sessizliğindeki  samimi  olan  yakarmalardır. Bu  nedenle  Kur’an  ayetleri  ışığında  kulun  tevbesini  :  “  Sadece  tevbe  yarabbi,  estagfirullah,  demek  olmayıp  bilinçlenerek,  kararlılıkla  kusurları  terk  edip,  Allah’a  itaate  yönelmesidir. “  diye  tanımlayabiliriz.  Kısacası  da  tevbe,  kişinin  hayatındaki  gerçekleştirdiği  bir  bilinçli  davranışlara  yönelmesinin  devrimidir.  Yanlışlar  içindeki  ölü  durumundan  dirilip,  Kur’an  ayetlerinin  ışığı  altında  canlanıp  yeni  bir  kimlik,  Salih  kul  kimliğini  kazanmasıdır.

Tevbeyi  Allah  açısından  ele  alacak  olursak,  Allah  da  yanlışların  farkına  varmış  kulun  bu  kesin  kararı  karşısında  kulun  cezalandırılmamasının  daha  yararlı  olduğunu  bilecek  ve  kulu  cezalandırmaktan   dönecektir,  vazgeçecektir.  Ve  kulun  kusurlarını  örtüp  gizleyecektir.  Allah’ın  bir  ismi  de  “  Tevvab “  olup  Kur’anda  on  bir  kez  yer  alır. Örneğin  Nasr  Sûresinin  3.  ayetinde  “  Hemen  Rabini  fe  sebbih /   övgüsüyle  birlikte  her  türlü  noksanlıktan  Kendisini  arındır  vestagfirh  /  O’ndan  bağışlanma  dile  innehu  kâne  tevvaba  /  Şüphesiz  o  ezelden  beri  tevbeleri  çokça  kabul  eden,  çok  tevbe  fırsatı  verendir. “ ifadelerinde  gördüğümüz  gibi  ayrıca  “  Tevbeleri  kabul  etti,  eder “  şeklinde  onlarca  ayette  Allah’ın  vaadi  bulunmaktadır.  Dolayısıyla  Allah’ın  Tevvab  oluşu  ile,  yani  hatalı  kullarının  kusurlarını  örtüp  onları  cezalandırmaması,  mağfiret  etmesi  olarak  ifade  edilir. Rabbimiz  onlarca  ayette,  Rahman,  Rahiym,  Tevvab,  Gaffar,  Gafir,  Gafur  ve  Afüvv  sıfatları   gereği  kusurlu  kullarını  affedeceğini  bildirmekte, bir  daha  o  yanlışlıklara  yönelmemek  üzere  kusurlarının  farkına  vararak  tevbeye  davet  etmektedir.

Tevbe  sadece  Ahirete  yönelik  değildir.  Dünyada  da  söz  konusudur.  Toplumsal   suçlarda,  suçlu  yakalanmadan  önce  yaptığı  kötülüğün  bilincine  ererek  kamu  otoritesine  teslim  olup  suçunu  itiraf  ettiği  zamanda  da  onun  tevbesi  kabul  görür.  O  kişi  cezalandırılmaz  veya  cezası  hafifletilir. Sonuç  olarak  bilinmelidir  ki,  Kur’an  ayetlerinden  açıkça  anlaşıldığı  gibi,  gerek  dünya  hayatı  ve  gerekse  de  Ahiret  hayatı  için  kuru  lafla  sadece  ben  tevbe  ettim,  estağfirulah  tespihi  çekip  çok  sayıda  bağışlanma  diledim  demekle,  bir  taraftan  şirki,  küfrü,  yalanı,  talanı,  her  türlü  haksızlığı  sürdürürken  hatalar,  kusurlar,  günahlar  affedilmiş  olmamaktadır. Bilakis  hataların,  kusurların  farkına  varılıp,  bir  daha  yapmamak  üzere  bilinçlenip  hayatında  toplum  ve  insanlık  adına  ancak  değişim  yapabilenlerin  Allah  katında  cezalandırılmayacakları  bilinmelidir. Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’an  bilinciyle   kusurlarınızın,  günahlarınızın  bağışlanması  sizinle  olsun !..

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET