Hocam cennette eşlerimizle birlikte olabilecek miyiz ? Birkaç evlilik yapan kişi hangi eşi ile birlikte olacak.
Zeki Çelik.
05-05-2023
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Dinimiz İslam adına yegâne kaynağı olan son Kitabı Kur’anımızda, Ahiret gününe ve hayatına iman etmek, Müslümanlığın temel esaslarından biridir. Ahiret gününe gerçekten inanan Müslümanlar, bu hayat ile ilgili birçok ayrıntıyı zaman zaman düşünmekte, merak etmekte, birçok soruyu dile getirmekte ve değişik zeminlerde karşılıklarını araştırmaktadır. Fakat bu konularda karşılarına Peygamberimizin vefatından sonra çoğunlukla Kur’anın dışında kalınarak birçok uydurma rivayet, hadis ve yüzlerce Ulemanın birbirinden farklı zanna dayalı görüşü aktarılmakta, bazen saptırılan, bazen görmemezlikten gelinen, bazen anlaşılmayan ayetlerle çok yanlış inançlar da insanların belleğine yerleştirilmektedir. Bu bağlamda kimilerince aile hayatının ve yakınlarının birlikteliğiyle, dünyadaki hayat gibi Cennet hayatının da bedensel yapı ile aynen sürdürüleceği, cinselliğin de olacağı, kimilerince çok değişik sayıda dünyadan kadın ve huri ile erkeklerin evlendirileceği ve eşleştirileceği, takva sahibi Müslümanların Peygamber sancağı altında toplanacağı gibi ayrıntılar dile getirilmektedir.
Kur’anımızda Ali İmran 15, Duhan 54 gibi birçok ayette ( zevc ) ifadesiyle değişik ayetlerde, nefislerin, insanların eşleştirileceği ifade edilmekte ve bunlardan hiç birinde aslında cinsellik düşüncesi görülmemektedir. Aynı şekilde Bakara Suresinin 25. ayetinde “ …..Orada ezvacühüm / çok temiz eşler de yalnızca onlarındır… “ şeklinde belirtilenler, uydurulmuş hadislere bağlı olarak klasik dönemin uleması tarafından, ayetin orijinalinde yer alan “ zevc “ sözcüğü “ çok temiz eşler “ anlamında olması gerektiği halde, cennette erkeklere verilecek, evlendirilecek kadınların, hayız ve nifastan uzak olup her an cinsel ilişki kurabilen kadınlar olacağı şeklinde aktarılmıştır. Oysa söz konusu “ çok temiz eşler “ ile Allah’ın Cennette mümin kullarına lütfedeceği, boş ve gereksiz konuşmayan, kini, buğzu olmayan, kıskanmayan ve can sıkıcı olmayan sohbet arkadaşları kastedilmektedir. Birazdan değineceğimiz gibi bambaşka bir boyutta, formda ve yapıda olan Cennet hayatında, dünyadaki aynı yapıda üç boyutlu hacim kaplayan beden de, cinsiyet de, cinsellik de, neslin çoğalması için üremek de yoktur. Yine cinsellikle ilgili herhangi bir beyan olmamasına rağmen, birçok müfessir tarafından ( zevvecnahum ) ifadesinin geçtiği ayetler, hurilerin insanlarla eşleştirileceği, evlendirileceği şeklinde, Kur’ana aykırı ve yanlış olarak çevrilmektedir.
DUHAN 54 : Biz onları hurinıyn / iri siyah gözlülerle zevvecnahüm / en ideal tiplerle eşleştirdik.
DUHAN 54 : ( Diyanet 2004 çevirisi ) İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Ayetin orijinalinde geçen ( hurin ıyn ) ( iri siyah gözlüler ) anlamındadır. Ve “ zevvecnahüm “ ifadesi de Cennete girenler için verilen eşlerdir / konuşma, sohbet arkadaşlarıdır. Bu eşlerin dişil olduğuna ilişkin de bir ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle pek çok meal ve tefsirde geçen “ iri siyah gözlü huriler “ ifadesiyle güzel kadına izafe edilmesi yanlıştır. Çünkü aynı ifade Arap kültüründe erkekler için de kullanılmakta, buradaki eşlerin yapısı bilinmemektedir.
Fatır Suresinin 18. ayetinde “ Ve günahkâr bir kimse başkasının günahını çekmez, “ Enfal Suresinin 4. ayetinde “ Onlara Rableri katında dereceler vardır. “ ifadelerinden dolayı Dünya hayatında insanların Allah’a yönelme, itaat ve bağlılıkları aynı ölçülerde olmamaktadır. Bu nedenle de Allah katındaki sorumluluk ve Cennetteki ödüllendirme de bireysel ve farklı derecelerde olacaktır. Hiç kimse dünya yaşamında yakınları da olsa, başkasının veya eşinin yükümlülüğünü taşımadığı gibi, olumlu veya olumsuz sonuçları ile de muhatap kılınmaz. Buna rağmen Dünyada evli olan çiftlerin eşleriyle birlikteliği, birden fazla evlilik yapanların hangi eşiyle Cennnette beraber olacağı konularında da birçok uydurma hadisle, örneğin “ iman ve ameliyle Cennete girmeye hak kazanmış aile fertleri arasında Allah katında değeri en üstün olanın, diğerlerini yanına alabileceği “ anlatımları yapılmaktadır. ( Taberi 26 / 15 – 17 ) Birden fazla kadınla evlenmiş olan erkeğin hangisi ile Cennette eş olacağı üzerine de birçok hadis uydurulmuş, ayrı ayrı görüşler oluşturulmuştur. “ Huyu daha güzel olanla veya tercih edeceği bir eşiyle Cennette de beraber olacağı “ söylenmiştir. ( Kurtubi sa. 560, İbn Kesir II. 548 )
Oysa Kur’anımıza baktığımızda yüzlerce ayette ölümden sonraki Ahiret hayatının Cennet ve Cehennem yaşantıları ile ilgili uyarılar ve öğütler, bizim dünya hayatında bildiklerimize, gördüklerimize, yaşadıklarımıza, algılayabileceklerimize göre benzer örneklemelerle tasvir edilen sahnelerle anlatılmaktadır. Ama bu sahneler, yüzyıllardır düz mantık ve zanlarla yapılan ulema yorumlarıyla, birçok uydurma hadis ve rivayete dayandırılarak tamamen bu şekilde gerçekmiş, yukarıda birkaç örneğinde değindiğimiz gibi aktarılarak bu konuda çok yanlış inançlar ortaya çıkarılmıştır. Halbuki özellikle Vakıa Suresinin 60 – 61. ayetlerinde “ Ölümü aranızda Biz ayarladık Biz. Ve Biz sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve sizi bilmediğiniz bir şeyde inşa etmemiz üzerine, önüne geçilenler / engellenebilenler değiliz. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi, Ahiret hayatı için tekrar yaratılışın başka bir kozmik yapıda, boyutlu veya boyutsuz başka bir formda olacağı anlaşılmaktadır. Bu dünyadaki yapının maddeye ait üç boyutla sınırlı olmasından dolayı Ahiretteki varlık boyutunun insan tarafından idrak edilebilmesi, değişik anlatımlarla dillendirilmesi mümkün değildir. Bundan dolayı Ahiret hayatında olacaklar, Kur’anda pek çok ayetteki Cennet tasvirlerinde, bize ancak dünya hayatında algılayabileceğimiz bazı kesitlerin bütün detayları ile değil, bizim yaşantımız, kapasitemiz ölçüsünde benzetme ve teşbihlerle anlatılmaktadır. Bu bakımdan dünya hayatının zorunluluğu olan beden, artık Ahiret hayatında olmayacağı için de cinsellikle ve evliliklerle ilgili huri beklentilerini dile getiren anlatımlar, dünya hayatındaki aile birliğini ve buluşmaları dile getiren zanlara dayalı açıklamalar, insanları aldatmanın ötesinde gerçekçi olarak herhangi bir temele dayanmamaktadır, ikna edici de görülmemektedir.
Vakıa Suresinin 62. ayetinde de “ Ve andolsun ilk yaratılışı bildiniz, öğrendiniz. “ ifadesiyle belirtilerek dünya yaşamı için ilk yaratılıştaki üç boyutlu bedensel yapıya atıf yapılmakta, Allah’ın yaratmasına dikkat çekilmektedir. Ankebut Suresinin 20. ayetinde de “ Sonra Allah son yapıyı inşa edecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.“ denilerek de son yapıya, Ahiret için diriltilmeye işaret edilmektedir. Elbette ki bu yapı ilk yaratılıştaki bedensel üç boyutlu yapıdan farklı boyutta veya boyutsuz ve bambaşka bir formda olacaktır ve artık bu yapıda ilk yaratılıştaki vücudun solunum, sindirim, cinsellik ve dolaşım gibi organlarına ihtiyaç da, cinsellik de olmayacaktır. Çünkü Ahiret hayatına devam edebilecek ruhun, öz benliğin zaten cinsiyeti de yoktur, cinsiyet dünyadaki beden yapısının sahip olduğu ve üreme için var olan bir sistemdir. Dünya yaşamındaki yakınlarla, eş ve sevdiklerimizle bağlar Ahiret hayatında gerçekten kopacaktır. Zuhruf Suresinin 68 – 70. ayetlerinde “ Ey ayetlerimize iman etmiş ve Müslümanlar olmuş kullarım ! Bugün size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz. Ezvâcüküm / Siz ve eşleriniz ağırlanmış olanlar olarak girin cennete ! “ ifadelerinde gördüğümüz gibi, bu ayetle aslında dünyadaki eşler, yakınlar değil, Rahman Suresinin 56. ayetinde de “ Oralarda daha önce bildik bilmedik, geçmiş gelecek hiç kimse tarafından dokunulmamış, el ve göz değmemiş, bakışlarını dikenler vardır. “ ifadeleriyle Cennete girmeye hak kazanmış olanlara dünyadaki yapıdan bambaşka yaratılma ile insanların, kimsenin bilmediği, yeni yaratılmış eşlerle, sohbet arkadaşlarıyla eşleştirilerek bir arada olacağı dile getirilmektedir. Zira dünyadaki eşlerin, yakınların, arkadaşların, aile büyüklerinin, anne ve baba da olsa her biri ayrı ayrı Allah katında mükellef kişilerdir. Her bireyin ameli de, ölçüsü de farklı farklıdır. Bu nedenle suçun da, cezanın da veya ödülün de şahsiliği söz konusudur. Zaten artık biyolojik duygular da, aile bağları sorumlulukları da olmayacaktır. Dolayısıyla başka boyuttaki bu yeni hayatta olmayacağı için, aile hayatını ve cinselliği, dünyadaki hayatın bir devamı gibi düşünmek ve kabul etmek, Kur’an ayetlerine ve sağlam bir temele dayanmamaktadır. Klasik dönemin ulemasının uydurduğu gibi hurilerle fantastik beklentilerle cinsellik, dünya hayatındaki evli çiftlerin birleşmeleri de olmayacaktır. ( Cennetin Hurileri başlıklı yazımızda Ahiret hayatındaki cinsellikle ve huri kavramı ile ilgili daha geniş bilgi bulabilirsiniz. ) Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !...