TÜM SORULAR

Soru

Salih C.   03-05-2023   313

Hocam cennette eşlerimizle birlikte olabilecek miyiz ? Birkaç evlilik yapan kişi hangi eşi ile birlikte olacak.

Yanıtlar

Zeki Çelik.      05-05-2023  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Dinimiz  İslam  adına  yegâne  kaynağı  olan  son  Kitabı  Kur’anımızda,  Ahiret  gününe  ve  hayatına  iman  etmek,  Müslümanlığın  temel  esaslarından  biridir. Ahiret  gününe  gerçekten   inanan  Müslümanlar,  bu  hayat  ile  ilgili  birçok  ayrıntıyı  zaman  zaman  düşünmekte,  merak  etmekte,  birçok  soruyu  dile  getirmekte  ve  değişik  zeminlerde  karşılıklarını  araştırmaktadır. Fakat  bu  konularda  karşılarına  Peygamberimizin  vefatından  sonra  çoğunlukla  Kur’anın  dışında  kalınarak  birçok  uydurma  rivayet,  hadis  ve  yüzlerce  Ulemanın  birbirinden  farklı  zanna  dayalı  görüşü  aktarılmakta,  bazen  saptırılan,  bazen  görmemezlikten  gelinen,  bazen  anlaşılmayan  ayetlerle  çok  yanlış  inançlar  da  insanların  belleğine  yerleştirilmektedir. Bu  bağlamda  kimilerince  aile  hayatının  ve  yakınlarının  birlikteliğiyle,  dünyadaki  hayat  gibi  Cennet  hayatının  da  bedensel  yapı  ile  aynen  sürdürüleceği,  cinselliğin  de  olacağı,  kimilerince  çok  değişik  sayıda  dünyadan  kadın  ve  huri  ile  erkeklerin  evlendirileceği  ve  eşleştirileceği,  takva  sahibi  Müslümanların  Peygamber  sancağı  altında  toplanacağı  gibi  ayrıntılar  dile  getirilmektedir.

Kur’anımızda  Ali  İmran  15,  Duhan  54  gibi  birçok  ayette ( zevc )  ifadesiyle  değişik  ayetlerde,  nefislerin,  insanların  eşleştirileceği  ifade  edilmekte  ve  bunlardan  hiç  birinde  aslında  cinsellik  düşüncesi  görülmemektedir.  Aynı  şekilde  Bakara  Suresinin  25. ayetinde “  …..Orada  ezvacühüm /  çok  temiz  eşler  de  yalnızca  onlarındır… “ şeklinde  belirtilenler,  uydurulmuş  hadislere  bağlı  olarak  klasik  dönemin  uleması  tarafından,  ayetin  orijinalinde  yer  alan  “ zevc “  sözcüğü  “  çok  temiz  eşler “  anlamında  olması  gerektiği  halde,  cennette  erkeklere  verilecek,  evlendirilecek  kadınların,  hayız  ve  nifastan  uzak  olup  her  an  cinsel  ilişki  kurabilen  kadınlar  olacağı  şeklinde  aktarılmıştır.  Oysa  söz  konusu  “  çok  temiz  eşler “  ile  Allah’ın  Cennette  mümin  kullarına  lütfedeceği,  boş  ve  gereksiz  konuşmayan, kini,  buğzu  olmayan,  kıskanmayan  ve  can  sıkıcı  olmayan  sohbet  arkadaşları  kastedilmektedir. Birazdan  değineceğimiz  gibi  bambaşka  bir  boyutta,  formda  ve  yapıda  olan  Cennet  hayatında,  dünyadaki  aynı  yapıda  üç  boyutlu  hacim  kaplayan  beden  de,  cinsiyet  de,  cinsellik  de,  neslin  çoğalması  için  üremek  de  yoktur.  Yine  cinsellikle  ilgili  herhangi  bir  beyan  olmamasına  rağmen,  birçok  müfessir  tarafından ( zevvecnahum )  ifadesinin  geçtiği  ayetler,  hurilerin  insanlarla  eşleştirileceği,  evlendirileceği  şeklinde,  Kur’ana  aykırı  ve  yanlış  olarak  çevrilmektedir.

DUHAN   54  : Biz  onları  hurinıyn /  iri  siyah  gözlülerle  zevvecnahüm / en  ideal  tiplerle  eşleştirdik.

DUHAN  54  : ( Diyanet  2004  çevirisi ) İşte  böyle. Ayrıca  onları  iri  siyah  gözlü  hurilerle  evlendirmişizdir.

Ayetin  orijinalinde  geçen  ( hurin ıyn ) ( iri  siyah  gözlüler )  anlamındadır. Ve  “  zevvecnahüm “  ifadesi  de  Cennete  girenler  için  verilen  eşlerdir / konuşma,  sohbet  arkadaşlarıdır.  Bu  eşlerin  dişil  olduğuna  ilişkin  de  bir  ifade  bulunmamaktadır.  Bu  nedenle  pek  çok  meal  ve  tefsirde  geçen  “  iri siyah  gözlü  huriler “  ifadesiyle  güzel  kadına  izafe  edilmesi  yanlıştır.  Çünkü  aynı  ifade  Arap  kültüründe  erkekler  için  de  kullanılmakta,  buradaki  eşlerin  yapısı  bilinmemektedir.

Fatır  Suresinin  18. ayetinde  “  Ve  günahkâr  bir  kimse  başkasının  günahını  çekmez, “  Enfal  Suresinin  4. ayetinde “ Onlara  Rableri  katında  dereceler  vardır. “  ifadelerinden  dolayı  Dünya  hayatında  insanların  Allah’a  yönelme,  itaat  ve  bağlılıkları  aynı  ölçülerde  olmamaktadır. Bu  nedenle  de  Allah  katındaki  sorumluluk  ve  Cennetteki  ödüllendirme  de  bireysel  ve   farklı  derecelerde  olacaktır. Hiç  kimse  dünya  yaşamında  yakınları  da  olsa,  başkasının  veya  eşinin  yükümlülüğünü  taşımadığı  gibi,  olumlu  veya  olumsuz  sonuçları  ile  de  muhatap  kılınmaz. Buna  rağmen  Dünyada  evli  olan  çiftlerin  eşleriyle  birlikteliği,  birden  fazla  evlilik  yapanların  hangi  eşiyle  Cennnette  beraber  olacağı  konularında  da  birçok  uydurma  hadisle,  örneğin  “  iman  ve  ameliyle  Cennete  girmeye  hak  kazanmış  aile  fertleri  arasında  Allah  katında  değeri  en  üstün  olanın,  diğerlerini  yanına  alabileceği “   anlatımları  yapılmaktadır. (  Taberi  26 / 15 – 17 ) Birden  fazla  kadınla  evlenmiş  olan  erkeğin  hangisi  ile  Cennette  eş  olacağı  üzerine  de  birçok  hadis  uydurulmuş,  ayrı  ayrı  görüşler  oluşturulmuştur. “  Huyu  daha  güzel  olanla  veya  tercih  edeceği  bir  eşiyle  Cennette  de  beraber  olacağı  “  söylenmiştir. ( Kurtubi  sa. 560,  İbn  Kesir II. 548 )

Oysa  Kur’anımıza  baktığımızda  yüzlerce  ayette  ölümden  sonraki  Ahiret  hayatının  Cennet  ve  Cehennem  yaşantıları  ile  ilgili  uyarılar  ve  öğütler,  bizim  dünya  hayatında  bildiklerimize,  gördüklerimize,  yaşadıklarımıza,  algılayabileceklerimize  göre  benzer   örneklemelerle  tasvir  edilen  sahnelerle  anlatılmaktadır. Ama  bu  sahneler,  yüzyıllardır  düz  mantık  ve  zanlarla  yapılan  ulema  yorumlarıyla,  birçok  uydurma  hadis  ve  rivayete  dayandırılarak  tamamen  bu  şekilde  gerçekmiş,  yukarıda  birkaç  örneğinde  değindiğimiz  gibi  aktarılarak  bu  konuda  çok  yanlış  inançlar  ortaya  çıkarılmıştır. Halbuki  özellikle  Vakıa  Suresinin  60 – 61. ayetlerinde “  Ölümü  aranızda  Biz  ayarladık  Biz.  Ve  Biz  sizi  benzerlerinizle  değiştirmemiz  ve  sizi  bilmediğiniz  bir  şeyde  inşa  etmemiz  üzerine,  önüne  geçilenler  / engellenebilenler  değiliz. “  ifadeleriyle  belirtildiği  gibi,  Ahiret  hayatı  için  tekrar  yaratılışın  başka  bir  kozmik  yapıda,  boyutlu  veya  boyutsuz  başka  bir  formda  olacağı  anlaşılmaktadır. Bu  dünyadaki  yapının  maddeye  ait  üç  boyutla  sınırlı  olmasından  dolayı  Ahiretteki  varlık  boyutunun  insan  tarafından  idrak  edilebilmesi,  değişik  anlatımlarla  dillendirilmesi  mümkün  değildir.  Bundan  dolayı  Ahiret  hayatında  olacaklar, Kur’anda  pek  çok  ayetteki  Cennet  tasvirlerinde,  bize  ancak  dünya  hayatında  algılayabileceğimiz  bazı  kesitlerin  bütün  detayları  ile  değil,  bizim  yaşantımız,  kapasitemiz  ölçüsünde  benzetme  ve  teşbihlerle  anlatılmaktadır.  Bu  bakımdan  dünya  hayatının  zorunluluğu  olan  beden,  artık  Ahiret  hayatında  olmayacağı  için  de  cinsellikle  ve  evliliklerle  ilgili  huri  beklentilerini   dile  getiren  anlatımlar,  dünya  hayatındaki  aile  birliğini  ve  buluşmaları  dile  getiren  zanlara  dayalı  açıklamalar,  insanları  aldatmanın  ötesinde  gerçekçi  olarak   herhangi  bir  temele  dayanmamaktadır,  ikna  edici  de  görülmemektedir.

Vakıa  Suresinin  62. ayetinde  de  “ Ve  andolsun  ilk  yaratılışı  bildiniz,  öğrendiniz. “  ifadesiyle   belirtilerek  dünya  yaşamı  için  ilk  yaratılıştaki  üç  boyutlu  bedensel  yapıya  atıf  yapılmakta,  Allah’ın  yaratmasına  dikkat   çekilmektedir.  Ankebut  Suresinin  20. ayetinde de “  Sonra  Allah  son  yapıyı  inşa  edecektir.  Şüphesiz  Allah,  her  şeye  güç  yetirendir.“  denilerek  de  son  yapıya,  Ahiret  için  diriltilmeye  işaret  edilmektedir. Elbette  ki  bu  yapı  ilk  yaratılıştaki  bedensel  üç  boyutlu  yapıdan  farklı  boyutta  veya  boyutsuz  ve  bambaşka  bir  formda  olacaktır  ve  artık  bu  yapıda  ilk  yaratılıştaki  vücudun  solunum,  sindirim,  cinsellik  ve  dolaşım  gibi  organlarına   ihtiyaç  da,  cinsellik  de  olmayacaktır. Çünkü  Ahiret  hayatına  devam  edebilecek  ruhun,  öz  benliğin  zaten  cinsiyeti  de  yoktur,  cinsiyet  dünyadaki  beden  yapısının  sahip  olduğu  ve  üreme  için  var  olan  bir  sistemdir. Dünya  yaşamındaki  yakınlarla,  eş  ve  sevdiklerimizle  bağlar  Ahiret  hayatında  gerçekten  kopacaktır.  Zuhruf  Suresinin  68 – 70. ayetlerinde  “  Ey  ayetlerimize  iman  etmiş  ve  Müslümanlar  olmuş  kullarım !  Bugün  size  korku  yoktur  ve  siz  üzülmeyeceksiniz.  Ezvâcüküm /  Siz  ve  eşleriniz  ağırlanmış  olanlar  olarak  girin  cennete ! “  ifadelerinde  gördüğümüz  gibi,  bu  ayetle  aslında  dünyadaki  eşler,  yakınlar  değil,  Rahman  Suresinin  56.  ayetinde  de “ Oralarda  daha  önce  bildik  bilmedik,  geçmiş  gelecek  hiç  kimse  tarafından  dokunulmamış,  el  ve  göz  değmemiş,  bakışlarını  dikenler  vardır. “ ifadeleriyle  Cennete  girmeye  hak  kazanmış  olanlara  dünyadaki  yapıdan  bambaşka  yaratılma  ile  insanların,  kimsenin  bilmediği,  yeni  yaratılmış  eşlerle,  sohbet  arkadaşlarıyla   eşleştirilerek  bir  arada  olacağı  dile  getirilmektedir.  Zira  dünyadaki  eşlerin,  yakınların,  arkadaşların,  aile  büyüklerinin,  anne  ve  baba  da  olsa  her  biri  ayrı  ayrı  Allah  katında  mükellef  kişilerdir.  Her  bireyin  ameli  de,  ölçüsü  de  farklı  farklıdır.  Bu  nedenle  suçun  da,  cezanın  da  veya  ödülün  de  şahsiliği  söz  konusudur. Zaten  artık  biyolojik  duygular  da,  aile  bağları  sorumlulukları  da  olmayacaktır. Dolayısıyla  başka  boyuttaki  bu  yeni  hayatta  olmayacağı  için,  aile  hayatını  ve  cinselliği,  dünyadaki  hayatın  bir  devamı  gibi  düşünmek  ve  kabul  etmek,  Kur’an  ayetlerine  ve  sağlam  bir  temele  dayanmamaktadır. Klasik  dönemin  ulemasının  uydurduğu  gibi  hurilerle  fantastik  beklentilerle  cinsellik,  dünya  hayatındaki  evli  çiftlerin  birleşmeleri  de  olmayacaktır. ( Cennetin  Hurileri  başlıklı  yazımızda  Ahiret  hayatındaki  cinsellikle  ve  huri  kavramı  ile  ilgili  daha  geniş  bilgi  bulabilirsiniz. ) Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET