Ben fırsat buldukça anlamak için Kur'anın Türkçe mealini okuyorum. Ama bazı yerlerini anlayamıyorum. Bazı ayetlerde de Allah intikam alır gibi ifadeler bulunmaktadır. Bu da kafama takıldı. Bizde intikam alanlar şiddete baş vururlar ya darb ederler ya da cinayet işlerler. Allah nasıl intikam alır. Allah intikam alır mı ? Açıklarsanız sevinirim teşekkür ederim.
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Peygamberimizin vefatından hemen sonra Ulema denilen bir takım kişiler ortaya çıkmış ve Fussilet Sûresinin 26. ayetinde de “ Ve kâfirler ; “ Üstün gelmeniz için bu Kur’anı dinlemeyin ve lğav / onun içinde anlamsız şeyler yapın / Anlaşılmasını her türlü yolla engelleyin “ dediler. “ ifadelerinde gördüğümüz gibi Mekke müşriklerinin yapmak istedikleri, insanların dikkatinin Kur’andan başka alanlara kaydırılması, dinleyenlerin ve okuyanların dikkatinin dağılması, içeriğinin anlaşılmasının engellenmesi amacıyla Kur’ana karşı duranlar, onu tahrif etmek isteyen Kur’an düşmanları, daha peygamberimiz zamanından itibaren karalamalara başlamış, ardından da yine ilerleyen yıllarda da Ulema denilen birileri, aynı zihniyetle veya belki farkında da olmadan Kur’an ayetlerinde birçok sözcükte “ Lğav “ yaparak öz anlamlarını değiştirmişlerdir. Peygamberimizin vefatından sonra İlk yazılan ve bugün evimizde bulunan Kur'an Mushaflarında düzene, sıralamaya, paragraf bütünlüğüne, dil kurallarına da gereği gibi dikkat edilemediğinden böylece birçok konuda yanlış anlam sonuçları ortaya çıkmıştır. Kur'an anlaşılması zor bir kitap haline getirilmiştir. Birçok sözcüğün de anlamı yanlış belirlenmiştir. Siz de bu saptırmalar bağlamında bazı ayetlerde yer alan “ intikam “ sözcüğü üzerine çok ta yerinde bir soru oluşturmuşsunuz. Ama siz yine de ısrarla ve sabırla fırsat buldukça Kur'anı tekrar tekrar okumaya gayret gösterin. Okumalar ilerledikçe, tekrarlar yapıldıkça Kur'anda birçok noktayı daha çabuk anlamanız kolaylaşacaktır. Anlayamadıklarınızı bilenlere sormanız da sizi oldukça ileri bir noktaya götürecektir.
Sorunuzda belirttiğiniz intikam konusu da gerçekten bugün hala piyasadaki Kur’an
meallerinin çoğunluğunda peygamberimize vahyediliş sırasına göre Hicr 79, Zümer
37, Zuhruf 41, İbrahim
47, Secde 22, Ali İmran
4, Muhammed 4, ayetlerinde
“ Allah’ı öc
alan, intikam sahibi,
intikam alıcı, intikam
alırız, intikam aldık,
intikam alıcıyız “ olarak
aktaran ifadeleri görmekteyiz.
Bunun sonucunda da art niyetli
olan birçok reddiyeciye
haksız olarak Allah’ı
eleştirecek malzemeler verilmektedir. Hemen belirtelim ki, aslında bizim toplum olarak anladığımız ve bildiğimiz anlamda Allah intikam almaz, kin ve öç alma peşinden koşmaz. Bu bağlamda maalesef Diyanet İşleri Başkanlığının
meali de dahil birçok müfessirin mealindeki yanlışına, örneğin Ali İmran
Sûresinin 4. ayetinin
“ İnnellezine
keferû bi âyâtillahi
lehüm azâbün şedid.
Vallâhü azizün züntikâm. “
şeklinde olan orijinaline ve meallerine bakacak
olursak ;
Diyanet İşleri Meali
: Şüphesiz Allah’ın
ayetlerini inkâr edenler
için şiddetli bir
azap vardır. Allah mutlak
güç sahibidir. İntikam
sahibidir.
Elmalılı
Hamdi Yazır Meali
: Gerçek şu ki,
Allah’ın ayetlerini inkâr
edenler için çetin
bir azap vardır.
Allah çok güçlüdür.
İntikamını alır.
Hasan
Basri Çantay Meali
: Allah’ın
ayetlerini inkâr edenler
için Allah cezada
amansız bir galibi
mutlaktır.
Ömer
Nasuhi Bilmen Meali
: Şüphesiz Allah’ın
ayetlerini inkâr edenler
için şiddetli bir
azap vardır. Ve
Allah Teala azizdir.
İntikam sahibidir.
Ayet orijinallerinde “ züntikam, zintikam “ şeklinde yer alan sözcükler, hemen hemen bütün meallerde gerçek anlamından saptırılarak, “ lğav “ edilip anlamı bozularak ve özellikle de aynı lafzıyla “ intikam “ olarak çevrilip bırakılmıştır. Arapça olan İntikam sözcüğü dilimize de “ Kin duygusundan kaynaklanan “ öç “ şeklinde yanlış bir anlamda geçmiştir. Böylece de bu ayetlerin çevirilerini yapan müfessirler de Allah’ı kin tutan ve ardından da intikam / Öç alan bir konuma getirmişlerdir.
Oysa İntikam sözcüğünün Arapçadaki anlamı doğrudan doğruya öç alma anlamına gelmemektedir. Gerçek anlamı ise “ Suçluyu yakalayıp ama bu dünyada, ama Ahiret hesaplaşmasında cezalandırmak suretiyle adaleti ve beraberliği sağlamak, altta kalmamak demektir. ( Lisanü’l Arab “ ngm “ mad. ) Sadece “ intikam “ sözcüğünde değil, Kur’anın içerisinde yer alan daha bir çok sözcükte “ lğav “ yapılarak anlamlar üzerinde bozuntu yapıldığından dolayı bu sözcük de bozularak çevirilerde yanlış anlamlara yöneltebilecek şekilde meallendirilmiştir. Halbuki “ intikam “ sözcüğünün gerçek anlamı doğrultusunda çeviri yapılacak olursa Ali İmran Sûresinin 4. ayeti “ Allah’ın âyetlerini bilerek reddeden şu kimseler, çetin bir azap kendileri için olanlardır. Allah azizdir / En üstün, en güçlü, en şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, mutlak galip olandır. Züntikam / Suçluları yakalayıp cezalandırmak suretiyle adaleti sağlayandır. “ şeklinde olmalıdır. Bu ifadelerle de aslında gerçeği bilmeyen, ya da bile bile inkâr eden ve akıllarını kullanmayanlar tehdit edilmektedir. Dolayısıyla Allah suçluya, insanlar gibi intikam alacağım diye ne fiziksel şiddet uygular ne de suçluyu cezalandırmak için öldürür.
Dünya yaşamında bugün her ne kadar bütün topluluklarda düzen sağlamak amacıyla suçluları cezalandırmak için iyisiyle, kötüsüyle, eksiğiyle veya fazlasıyla kanunlar, kurallar oluşturulmuş ve cezalandıracaklar belirlenmiş olsa da, Yüce Rabbimiz Allah’a ait İlâhi düzende ve Kur’ana göre züntikam / suçluları yakalayıp cezalandırma ile gerçek adaleti sağlama, sadece Allah’a aittir, intikam sahiplerinin / cezalandırmak suretiyle adaleti sağlayıcıların en güçlüsüdür. Hatta Rabbimiz suç işleyenleri hemen cezalandırmaz, hiç de aceleci davranmaz, mühlet verir ve Vakurdur. Allah Adildir, Suçların bir kısmını mahiyetine ve nedenlerine bakarak dilediğini bu dünyada affeder, suçlarını örter, Gafurdur, Tevvabdır, dilediğini de işlediği suça denk bir ceza ile bir takım musibetleri vesile kılarak cezalandırıp adaleti sağlar, bir kısmını bu dünyada, bir kısmını da Ahiret hesaplaşmasında Allah'ın ayetlerini inkâr eden kâfir, şirkle ortak koşan müşrik, zulüm eden zalimler için cehennem azabı karşılıklarıyla cezalandırıp yerine getirerek ilâhi adaleti sağlar. Allah'ın selamı, rahmeti ve Kur'anın doğruları sizinle olsun !.