Hocam günaydın... Ben din konusunu sormak istiyorum din insanın mı ALLAH ın mı ? fatiha suresin dede o din günün sahibidir.. ALLAH ın dini olurmu.. çok teşekür ederim..
Zeki Çelik.
09-03-2022
Değerli Kardeşim ! Allah'ın selamı, rahmeti sizinle olsun !
Toplumumzda herkes neredeyse çoğunlukla Müslümandır, Dini yaşadığını zanneder, yeri geldikçe Din'den söz eder ama çoğunlukla da Kur'anı anlayarak okumadığı için, gerçekte yaşadığı dinin ne olduğunu da bilmez. Siz de bu kavram üzerine güzel bir soru ile dikat çekmişsiniz. Teşekkür ederim. Arapçada Din sözcüğü " deyn " sözcüğünden türemiştir. Asıl anlamı da " borç " demektir. Fakat daha sonraları zamanla insanlar arasındaki alış verişlerde " ceza, karşılık, hak, hukuk, toplumsal yaşam düzeni " gibi kabullerle de kullanılmaya başlanmıştır. Bu nedenle Kur'anda birçok ayette yer verildiği gibi Nur Suresinin 25. ayetinde " O gün Allah, onlara gerçek dini / karşılıklarını tastamam verecektir. " Zariat Suresinin 6. ayetinde " Şüphesiz dinin / yapılanların karşılıklarının verilmesi de kesinlikle gerçekleştirilecektir. " Fatiha Suresinin 4. ayetinde de " Maliki yevmiddin " ( Din gününün / karşılık gününün, hesap gününün sahibi ) denilerek Ahiretteki hesaplaşmalardan ve insanların yaşamlarına göre alacakları karşılıklardan söz edilmektedir. Ahiret hayatının başlangıcında hesap sormanın, sorgulamanın yegâne sahibinin, yetkilinin Allah olduğu belirtilmektedir. Din ve inanç adına melekler de dahil hiç kimse sorgulama yapamaz. Dolayısıyla kabirde de sorgulama diye birşey yoktur. Bütün sorgulama sadece mahşer gününde Allah'ın huzurunda olacaktır.
Tarih boyunca insanların toplu yaşam ile yerleşik düzene geçmeleri ve birçok değişik toplumun kendilerine göre oluşturduğu birlikte yaşama düzeni, kuralları, yasaları da din adını almıştır, Din sayılmıştır. Bu bağlamda Yusuf Suresinin 76. ayetinde " Melikin dininde / ülkenin yasalarında kardeşini alıkoyma imkânı yoktu. " Mümin Suresinin 26. ayetinde " Ve Firavun : " Bırakın beni, öldüreyim Musa'yı, o da Rabbini çağırsın. Şüphesiz ben o'nun sizin dininizi / yasalarınızı, düzeninizi değiştirmesinden veyahut yeryüzünde kargaşa çıkarmasından korkuyorum " dedi. " ifadelerinde gördüğümüz gibi toplum düzeninden söz edilmektedir. Allah'ın peygamberler aracılığıyla indirdiği din kurallarının dışında İnsanların da değişik toplumlarda Allah'tan başka ilâhlar oluşturup taptıklarıyla şirk koşarak oluşturduğu farklı inançlar ve dinler de tarih boyunca hiç eksik olmamıştır.
Bu nedenlerle Rabbimiz görevlendirdiği peygamberler ve indirdiği vahiylerle toplumların yaşamına müdahale etmiş, evrensel ve adaletli olacak toplum yaşam kurallarını Kendisi belirlemiştir. Kuralları Allah tarafından konulmuş olan Din, Allah'a ait olan Hakk Din'dir. Ve yasaları, yaşam tarzları Allah tarafından belirlenmiştir. O nedenle de Ali İmran Surasinin 19. ayetinde " Şüphesiz Allah nezdinde Din, İslam'dır. " denilerek uyulması gereken kuralların da İslam adına Kur'anın içinde olduğu, aynı Suresin 85. ayetinde de " Ve kim İslam'dan başka bir din ararsa hiçbir zaman ondan kabul edilmeyecektir. Ahirette zarar edenlerden olacaktır. " denilerek çok ciddi uyarılar yapılmaktadır. Evet Kur'an ile bize anlatılan yaşam kuralları ve yasaları Allah'a ait oluşturduğu kurallardır ve Allah'ın dinidir. Elbette ki Allah'ın kendisinin uyması gereken bir dini olmaz. Yani Allah'ın dini denildiği zaman, bütün insanların yaşaması gereken dindir. Kur'anda Allah'ın denildiği din, mülk, ev, mescit denilen bütün kavramlar insanların tümüne ait olan kavramlardır. Yoksa Allah'ın dine de, eve de, mescide de kurallara da ihtiyacı yoktur. Din konusunda sitemizdeki " Din Nedir ? Hangisi Bizim Dinimiz ? başlıklı makalemizde bu konuda çok geniş ayrıntılı bilgileri bulabilirsiniz. " Allah'ın selamı ve Kur'anın doğruları sizinle olsun !...