Hocam öncelikle çok teşekkür ederim soruma cevap verdiğiniz için.Ve Allah razı olsun sizden..İnsanları düşünmeye ve sorgulatmaya sevk ediyorsunuz.Kitabımız öyle bir kitap ki her okuyan bilgisine göre farklı anlayabiliyor..Doğru sorgulayıp iyice süzebilmek mesele.Ve neredeyse tüm yazılarınızı okudum.Şuan teknolojinin ve bilgilerin daha ileri olduğu bir zamanda kuranı anlamlandırmak yazılarınızla parallelik gösteriyor..Evet şu an Evrende bir enerji var.Ve bu enerji herşeyi yönetebiliyor,değiştirebiliyor,var edebiliyor,yok edebiliyor.Ben bu enerjiye Allah diyorum.Başkaları bu enerjiye ne derse desin.Benim tanrım Allah.Hocam şöyle bir soru sormak istiyorum.İnsanlarımızı özellikle benim gibi gençleri (22 yaşındayım) sorgulamak ve düşünmek için neler tavsiye edersiniz ?
Zeki Çelik.
06-05-2019
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun !
İslam’ın ve Kur’anın Hak dini adına Allah’a ve O’nun yegane kaynağı olan Kur’ana yönelmiş, yanlışlardan ve hurafelerden arınmış, aklını kullanarak, sorgulayarak çağdaş düşünebilen genç kardeşlerimizin sayısının artması, yarınlarda dosdoğru yaşanabilecek Kur’anın Hak dini için bizleri umutlandırmakta, şevkimizi ve heyecanımızı arttırmaktadır. Sizi de ben bu dosdoğru yola girmiş olarak görüyorum ve kutluyorum. Yüce Rabbimizin de yolunuzu açacağına ve sizi menzile mutlaka ulaştıracağına bütün kalbimle inanıyorum. Ayrıca benim için güzel temennilerinize de teşekkür ederim. Belirttiğiniz gibi yüce kitabımız Kur’an, kıyamete kadar bütün zamanlarda dünya insanlarının ve toplumlarının hayatında olabilecek, hükmedebilecek, anlatımları ve içeriği ile başlı başına mucize olan evrensel bir öğüt kitabıdır.
Ancak bu kitaptan gereği gibi yararlanabilmek için, tıpkı ana okulundan başlayarak kademe kademe yüksek öğrenime kadar kişinin eğitim gelişmesine benzer şekilde, sabırla, azimle, samimiyetle, çabalarla eğitim sürecine gereksinim bulunmaktadır. Yüce Rabbimiz Allah, göz, kulak, kalp ve beyin ile üretebileceği düşünce olmak üzere insana dört devasa duyu organını bahşetmiştir. İnsan bu dört duyu organını bütünleştirebildiği, gözüyle görebildiği, kulağıyla işitebildiği, kalbiyle hissedebildiği, düşünce evrimini tamamlayarak, aklını kullanarak, sorgulayabildiği ölçüde Kur’andan gerektiği gibi yararlanabilir. Hz. İbrahim, peygamber olduğu halde mutmain olabilmek için Allah’tan bu dört duyu organını nasıl kullanması gerektiğinin yolunu göstermesini istemiştir. Şimdi sizin de böyle bir istek içinde olduğunuzu görüyorum. Ama hiç endişe etmeyin, Allah size bu yolun vesilelerini mutlaka karşınıza çıkaracaktır.
Size bu yolda ben neler önerebilirim ? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki evlerimizdeki Kur’an Mushaflarının Arapça veya meal yazılımlarındaki Surelerin ve ayetlerin sıralaması, ayetlerin Peygamberimize vahiy ediliş sırasına göre değildir. Bundan dolayı bu Mushaflardan Kur’an bütünlüğünün kavranması okuyucu için zorlaşmakta, ister istemez kafalarda değişik sorular ve istifhamlar oluşmaktadır. Bir Surenin içerisindeki her paragrafta konu anlatımlarının değişmesi de, okuyucunun “ Ben Kur’anı okuyorum amma bir şey anlayamıyorum “ yargısını doğurmaktadır.
Kur’anın anlatım tekniklerine baktığımız zaman, içerisinde herkesin bir okuyuşta kolaylıkla anlayabileceği ve hemen hemen bütün çeviri meallerinde de aynı ifadelerin yer alabileceği muhkem ayetler, bir de müteşabih denilen ve birden fazla sayıda anlam karşılıkları bulunan, mecazi ve birçok edebi sanatların içinde yer aldığı, çevirmenden çevirmene göre farklı yorumlanabilecek ayetler bulunmaktadır. Okuyucu öncelikle müteşabih ayetler üzerinde fazla zaman harcamadan, kolaylıkla anlayabileceği ve aklında tutabileceği muhkem ayetler üzerinde yoğunlaşmalıdır. Allah’ın Hak Dini İslam’ı ve Tevhit öğretisini basamak basamak öğütlerini basitten komplike ayetlere doğru da kavrayabilmek isteyen, araştıran, sorgulayan ve aklını kullanabilen her mümin ise, Kur’an bütünlüğü içerisinde Sureleri mutlaka nüzul ( Peygamberimize paragraf paragraf indiriliş ) sırasına göre olan bir kitaptan okumalıdır. Bakara Suresinin 286. ayetinde belirtildiği gibi Yüce Rabbimiz Allah, hiç kimseye kapasitesinin üzerinde, taşıyabileceğinden fazla yük yüklemez ve hiç bir kimseyi de Kur’anın bütünlüğünü kavraması için de zorlamaz. Ancak kişinin samimiyetle bu yolda göstereceği çabaları değerlendirilir.
Bu açıklamaların yanı sıra Youtube’da yer alan pek çok değişik kişinin video konuşmalarını vakit buldukça konu konu izlemenizi, doğru da olsa, yanlış da olsa yazılı eserleri takip etmenizi ve sadece kendi aklınızın süzgecinden geçirerek bir sonuca varmanızı önerebilirim. Ve bunların yanı sıra en önemlisi de Kur’anda Araf Suresinin 164. ayetinde “ Ve hani onların içlerinden bir ümmet, Allah’ın helak edeceği, ya da çetin bir azapla azap edeceği bir topluma ne diye öğüt veriyorsunuz ? dediği vakit, o uyarıda bulunanlar da dediler ki : Rabbinize karşı mazeret olsun, bunlar da Allah’ın koruması altına girsinler diye. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi her müminin mahşer gününde Allah’ın huzurunda bulunduğu zaman, hiç olmazsa kendi öğrendiği ve yakınlarıyla paylaşmasının sonucunda, birkaç kişi de olsa belki onlar da kurtuluşa ererler diye, ben de bu ayetin uyarılarına göre hareket ettim bahanesine sahip olunmasını önerebilirim.
Maalesef içinde bulunduğumuz zamanda İslam’ın ve Kur’anın Hak dini değil, büyük çoğunlukla Kur’an dışında uydurulmuş dinler yaşanmaktadır. Dolayısıyla mümin Din adına önüne konulan her konuda, her kavramda, her amel şeklinde ve ritüelinde uyanık olmalı ve mutlaka bunları Kur’an içerisinde araştırarak test etmelidir. Size giriştiğiniz bu dosdoğru yolun arayışında Allah’tan kolaylıklar ve başarılar dilerim. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !