TÜM SORULAR

Soru

Alaattin G.   21-02-2022   509

Kuran çevirileri meallerde iniş sırasına göre İsra namazın 50 den 5 e indirildigi süre 50 ci sireda öncesinde 19 sürede namaz kılın ayeti var fakat Maide 6 abdest ayeti 112 süre de İsra ile arasında 21 sürede namaz kılın zekatı verin ayeti var toplam 47 sürede namaz kılın emri var şimdi BUNCA SENE 20 SENE NAMAZİ ABDESTSİZ Mİ KİLMİSLAR eğer namaz abdest biliniyorsa o zaman Allah abdesti düzeltmiş namazı duzeltmemis veya unutmuş hadislere bırakmış dinin direği olan bir ibadet nasıl gözden kaçar yahur abdestsiz kildirilabilir yada resul vefat etti ömrü yetmedi namazın duzelecegi anlatılacağı ayet gelmedi de hadisciler mesebcilere eksiğin giderilmesi bırakıldı (haşa)Allah böyle bir hataya dusmez bu nasıl bir iftira bunca ayet varken ne cesaret ortak olmak ortak koşmak iftira atmak kara çalmak AKLETMEMİSLERMİhic akıllarını hayra doğruya kullanmamış Tüm yazılarınız için teşekkür

Yanıtlar

Zeki Çelik.      21-02-2022  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  bereketi  üzerinize  olsun !

Namaz  ve  abdest  konularının  ana  merkezinde  Sure  ve  ayetlerin  zamana  göre  vahiy  ediliş  sırasına  da  değinerek,  mezheplerin  de  bu  konulara  müdahalesini  dile  getirerek  aslında  çok  da  yerinde,  aynı  zamanda  Müslüman  ve  inanmış  olduğunu  söyleyen  insanlarımızın  da  büyük  çoğunluğunca  çok  yanlış  bildikleri  ve  uyguladıkları  ritüeller  üzerine  oldukça  kapsamlı  olan  sorular  oluşturmuşsunuz.  Dinimiz  adına  Peygamberimizin  vefatından  sonra  mezhep  ve  cemaat  ulemasının  müdahalesi  ile  maalesef  büyük  yanlışlıklarla  yaşanılan  bu  ayrıntılara  dikkat  çektiğiniz  ve  bu  konularda  birçok  okuyucumuzun  da  bilgilenmesine  zemin  hazırladığınız  için  size  teşekkür  ederim.

Öncelikle  İsra  Suresinin  birinci  ayetindeki  ifadelere  bağlı  olarak,  uydurma  Miraç  olayı  ile  Peygamberimizin  önce  Kudüs’teki  Mescidi  Aksa’ya  uçurularak,  oradan  da  gökyüzüne  arşın  sınırına  seyahat  ettirilip,  Allah’ın  huzurunda  50  vakit  namazın  pazarlıklarla  5  vakte  indirildiği ,  içinde  birçok  hurafenin  yer  aldığı  inançlarıyla  dolu  anlatımlar  tamamen  yalandır,  uydurmadır,  bu  konuda  anlatılanlara  inanmak  ve  ardından  gitmek  tamamen  yanlıştır,  Allah’ı,  Peygamberi  yeterince  tanımamaktır,  Kur’anı  bilmemektir,  Allah’ın  ayetlerini  saptırmaktır,  küfürdür,  şirktir. Kur’anda  böyle  saçmalıklar  anlatılmamaktadır. Bu  konulardaki  saçmalıkların  bütün  ayrıntılarını  sitemizde  “  Miraç  Efsanesi  ile  Kandil  Gecesini  Yaşamak “  başlıklı  makalemizde  anlattık.

Kur’anda   aslında  doğrudan  doğruya  namaz  demek  olmayan,  birçok  ayette  yer  alan  ve  birçok  mealde  de  doğrudan  doğruya  namaz  demek  olmadığı  halde  maalesef  yanlış  olarak  sadece  namaz  diye  çevrilen  salat   sözcüğü,  destekleşmek,  paylaşmak,  yardımlaşmak,  dayanışmak,  eğitim,  öğretim  ve  sosyal  yardım  kurumlarının  oluşturulması  anlamına  gelen,  Dinimizin  ve  toplumsal  yaşamın  en  önde  olması  gereken  unsurlarındandır.  Bütün  bunların  yerine  getirilebilmesi  için  de yöneticilerin  kullanması  gereken   maddiyata  ihtiyaç  vardır.  Bu  nedenle  de  bütün  salat  sözcüğünün  geçtiği  ayetlerin  orijinalinde  hemen  ardından  zekâttan  söz  edilir.  Zekât  da  bizim  toplumumuza  malın  kırkta  biri  deyip  yanlış  enjekte  edildiği  gibi  bir  anlam  ile  zenginlerin  yerine  getirmesi  gereken  bir  uygulama  değildir,  vergi  demektir.  Bugünkü  ekonomik  sistemlerde  de  insanlar  yaptıkları  her  harcamada,  aldıkları  her  hizmette  zaten  vergi  vermektedirler,  zekât   sözcüğünün  de  namazla   hiç  bir  ilgisi  yoktur.  Ancak  Kur'anda  Müslümanlara  ihtiyaçlarından  fazlası  ile  muhtaç  olanlara  yardım  yapılması,  infak  edilmesi  önerileri  bulunmaktadır.

Ulema  ve  hadisçiler  tarafından  ciltler  dolusu  kitaplarla  oluşturulmuş  dayatmalarla  Namaza  endekslenmiş  olan  abdest  konusuna  gelecek  olursak,  sizin  de  değindiğiniz  gibi  Peygamberimizin  neredeyse  risaletinin  son  yıllarında  vahyedilmiş  olan,  aslında  Maide  Suresinin  6. ve  Nisa  Suresinin  43. ayetlerinde  Rabbimizin  sadece  iki  ayetle  ele  aldığı  anlatımlarla,  suyun  kıt  olduğu,  temizlenme  ve  yıkanma  alışkanlığının  olmadığı,  hijyenin  ne  olduğunun  bilinmediği,  tuvaletin  dahi  kullanılmadığı  bir  yaşam  tarzında,  temizlik  ile  bireysel  sağlığın  ve  bunun  yanı  sıra  da  toplumsal  sağlığın  korunabilmesi,  kirli  ve  kokmuş  bir  yapı  ile  toplum  içerisine  çıkılmasının  insanları  rahatsız  edeceği,  kişi  ve  toplum  sağlığını  tehdit  edeceği  konularında  Rabbimiz  çok  ciddi  uyarılarda  bulunmakta,  çok  pis  ve  ilkel  ortamlarda  yaşayan  Arap  toplumunu  medenileştirmeye  çalışmaktadır.  Onlara  temizliğin  önemini  anlatmaya  çalışmaktadır.  Abdest  denilip  yapılan  bu  temizlik  uygulamalarında,  kişilerin  temizlenmesine,  abdest  almasına  Allah’ın  ihtiyacı  yoktur.  Bugün  aslında  bir  dua  ve  Allah'la  konuşma  olan  namazın  olmazsa  olmazı  haline  getirilen  abdestler  Allah  için  değil,  bilakis  kişilerin  kendi  temizlikleri  ve  bununla  önce  kendi  sağlıklarını  korumaları,  başkalarına  ve  topluma  bu  yolla  zarar  vermemeleri,  toplum  sağlığına  katkılarının  olması  içindir. Namaz  doğrudan  doğruya  abdestle  endeksli  olmadığı  için,  bu  ayetlerin  indirilmesinden,  ardından  hadis  dayatmalarıyla  ortaya  konulmuş  olan  şartlardan  önceki  zamanlarda  ve  değişik  toplumlarda  kılınan  namazlar,  yapılan  dualar  elbette  ki  Rabbimizce  değerlendirilecektir.  Sonradan  dayatma  ve  zorlamalarla  oluşturulmuş  abdest  konusundaki  uygulamaların  olmadığı  o  namazlar  geçerli  değildir  demek  kimsenin  haddinde  değildir, doğru  da  olmaz.  Namaz  zaten  aslında  bir  duadır.  Allah’la  konuşmaktır. Namaz  Müslümanlıktan  önce  Peygamberimizin  bulunduğu  topraklarda  yaşayanlar  tarafından  da,  Hristiyan  ve  Yahudiler  tarafından  da  binlerce  yıldır  zaten  yerine  getirilmekte  olan  bir  ibadet  şeklidir. Bugün  dahi  gerek  Hristiyanlar,  gerekse  Yahudiler  dahi  namaz  kılarlarken  kendilerine  ve  Allah’a  saygıları  gereği  ön  temizlik  yaparlar.  Abdest  için  sonradan  hadis  ve  rivayetlerle  oluşturulan  kıstasların  ve  dayatmaların  hiç  birinin  Kur’an  ile  bağlantısı  ve  onayı  yoktur.  Allah  da  Enam  Suresinin  38.  ayetinde  “  Biz  bu  kitapta  hiç  bir  şeyi  eksik  bırakmadık. “  demektedir.  Abdest  ve  temizlik  konusundaki  uygulamaları,  anlayışları  tamamen  insanların  kendi  özgür  iradeleri  ve  kültürleri  ile  verecekleri  karara  ve  temizlik  anlayışı  uygulamalarına  bırakmıştır.  Bu  konularda  ısrarcı  ve  dayatmacı  olanlar  Allah’ın  birçok  ayetini  görmemezlikten  gelmiş  veya  inkâr  etmiş  konumuna  geçerler.  Sitemizdeki  “ Abdest  Almanın  Dinimizdeki  Yeri “  başlıklı  makalemizde  Kur’an  ayetlerinin  bağlantıları  ile  çok  daha  ayrıntılı  açıklamalarımızı  bulabilirsiniz.  Allah’ın  selamı  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...

 

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET