Miraç efsanesiyle kandil gecesi yazınızda isra suresinin ayetine göre bahsedilen gece yürüyüşünde hz. Muhammed veya herhangi bir insan durup dururken gece yarısında uykusunu bölerek o kadar yolu neden yürümeye kalkar ? Bu yürüyüşün nedeni benim kafama takıldı. Doğru ve mantıklı bir nedenini açıklarsanız sevinirim.
Zeki Çelik.
27-09-2024
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Kur’anımızı anlayarak okumaya çalışan, tereddüt ettiği noktaları da sorgulayabilen kardeşlerimizi elbette ki takdir ediyoruz. Siz de bu minvalde İsra Sûresinin birinci ayetindeki Peygamberimizin yaptığı gece yürüyüşü ile ilgili olarak çok yerinde ve güzel bir soru oluşturmuşsunuz. Sorunuzun karşılığını daha doğru anlayabilmek için önce Kur’an bütünlüğünde ve ardından da ayetin içinde bulunduğu paragraf bütünlüğündeki yerine ve ayrıntılarına dikkatle bakmamız gerekecektir. Söz konusu ayetin orijinaline ve mealen anlamlarına bakacak olursak :
İSRA 1.
Bismillahirrahmanirrahim *
Sübhanelleziy isra biabdihi
leylen minel mescidil
harami ilel mescidi
aksalleziy barakna havlehu
linuriyehu min ayatina
innehi hüvessemiul basir,
İSRA 1. Rahman Rahim
olan Allah adına
* Kulunu bir
gece kendisine ayetlerimizden gösterelim
diye, Mescidi Haram’dan
çevresini mübarek kıldığımız
Mescidi Aksa’ya yürüten
/ Allah, her türlü
noksan sıfatlardan arınıktır.
Şüphesiz O en
iyi işitendir, en
iyi görendir. 2 :
Musa’ya da Kitap
verdik.
İsra Sûresinin birinci ayetindeki ifadelerle ilgili olarak pek çok gerçek dışı rivayet ve hadis uydurulmuştur. Biz bu zeminde onlara değinmeyeceğiz. Bu ayetle Peygamberimizin gece yürütüldüğünün söylendiği yer, aslında rivayetçilerin uydurduğu gibi ne Kudüs'te, ne de uzayda Beytü'l Mamur denilen Sidreti Müntehada yedi kat göğün sınırındadır. Resulullah'ın yaya olarak ve bizzat yürütülerek götürüldüğü Mescidi Aksa, Cirane vadisinde Taif ticaret yolu üzerinde 18 km. lik yoldaki, Mekke yakınında etrafı sedir ağaçlarıyla çevrili, Cennet gibi yemyeşil bahçesi olan küçücük bir kulübedir. Ayetin orijinalinde yer alan " havl " sözcüğü Kur'anda yaklaşık on beş ayette kullanıldığı gibi " bir şeyin dış kenarı " demektir. Türkçe'mize de avlu, yanı başında duvarla çevrili bahçe anlamında geçmiştir. Ayette belirtilen mübarek yer Mekke içerisindeki Kâbe ve çevresidir. Necm Sûresinin 1 - 18. ayetlerine göre de Peygamberimizin o gece gerçekten 18 km. yürütüldüğü yer olan Mescidi Aksa ve orada olanların ayrıntıları anlatılmaktadır. Bu yerin etrafı yabani kiraz / sedir ağaçları ile çevrilidir, bahçesinde su bulunduğu için de Cennet gibi yemyeşildir. Allah’ın ayetlerinin Peygamberimize gösterildiği, vahyin indirildiği, aslında peygamberlik görevinin verildiği yerdir. Rivayetçilerin anlattığı gibi bu yer yedi kat gökyüzünde arşın sınırı dedikleri " Sidreti Münteha " değil, o kulübenin bahçesindeki ve sınırdaki son sedir ağacıdır.
Ayetin orijinalinde " isra ve leyl " sözcüklerine bağlı olarak özellikle " gece yürüyüşü " ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla Peygamberimiz gecenin bir yarısında Mescidi Haram’dan / Kâbe’den Mescidi Aksa denilen yere kadar gerçekten yürütülmüştür. Bu yürütülmenin ayrıntılarını sizin de değindiğiniz gibi sitemizdeki “ Miraç Efsanesi İle Kandil Gecesi “ başlıklı makalemizde açıkladık. Sizin sorunuzun “ Peygamberimiz durup dururken gecenin bir yarısında neden yürümüştür ? “ nedenine gelince ; Nedenini anlayabilmek için dolayısıyla önce ayetin kendi içeriğine ve sonra da başka ayetlerde bu konuya bağlantı kurulan ifadelere bakmamız gerekecektir.
Öncelikle söz konusu ayetin içeriğine bakacak olursak, Peygamberimizi gecenin bir vaktinde vesileler oluşturarak yürüten, kozmik müdahaleyle belleğinde düşünceler ve istek oluşturan bizatihi Rabbimizin Kendisidir. Peki bu vesileler ne olabilir ? Nedenlerden birisi ve en önemlisi Allah’ın ayetlerinin gösterilmesi ve vahyedilecek ayetlerle peygamberlik görevinin verileceğidir. Öte yandan Necm Sûresinin 1 – 18. ayetleri arasında da bu yürütülmenin ardından Mescidi Aksa denilen yerde nelerin cereyan ettiği de açıklanmaktadır.
Necm sözcüğünün bir çok anlamı, bunların yanı sıra da, “ kayan yıldız, kayan Süreyya Yıldızı “ gibi anlamı da bulunmaktadır. Gerçekten de peygamberimizin döneminde Mekke’de yıldız kayması veya gök taşı düşmesi gibi bir olay vuku bulmuş ve bu olay Necm Sûresinin ayetleriyle Mekkelilere kanıt olarak gösterilmiş olabilir. Dolayısıyla Peygamberimiz de sıkıntılı ve uyuyamadığı o gecede gökyüzünde gideceği o yöne doğru bir yıldız kayması olayını görmüş ve merak ederek o yöne doğru gitmeyi istemiş olabilir. Bu gibi bir olaya Kur'anda Musa peygamberin kıssasında da yer verilmekte, dolayısıyla Musa Peygamberin bu serüvenini önceden bilen Mekkelilere de Musa ( a.s. ) a vahyedildiği gibi Muhammed’e de vahyedildiği açıklanmakta ve peygamberimizin söylemlerinin vahiy kaynaklı olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Çünkü ayetin ardından da Musa peygambere verilen kitaptan da söz edilmektedir.
Necm Sûresinin ayetleri içerisinde yer alan ve Peygamberimizin yürütüldüğü o bölgede bulunan Sidre, sedir ağacı demektir. Bu ağaç o iklimin karakteristik yabani bir kiraz ağacıdır. Kısa boyu ile bahçelerin çevresini kuşatmaktadır. Necm Sûresinin 16. ayetinde de “ Sidreyi kaplayan kapladı “ ifadesi ile buradaki ağacın önündeki kozmik bir perde oluşumu ile Allah’ın vahyinin tecellisi anlatılmaktadır. Bu ağaç o vadide yetişen bir ağaç türü olup “ sedir ağacı “ veya yabani “ Arabistan kirazı “ olarak da bilinir. Genellikle sınır aralarında bahçe ve tarla sınırlarını belirlemek için büyütülen bu ağaç, kırsalda yaşayan çobanlar, çiftçiler dağcılar için taş, kaya, ağaç, pınar gibi bir nirengi noktası olarak kabul edilir. Bir de bu yabani kiraz ağacının yağının “ Uyku düzeninin iyileşmesi, kas ağrılarının dindirilerek beyin sağlığını destekleme, sakinleştirme “ gibi insan sağlığı için bir çok açıdan önemli olduğu kabul edilir. Kirazın bu özellikleri dikkate alındığında Resülullahın Mekke’de salatı engellenip hırpalandığı zaman içine düştüğü sıkıntıları, uykusuzluğu, stresi, baş ağrıları nedenleriyle kirazdan yararlanmak, bu sıkıntılarını gidermek için gecenin serinliğinde Mekke’den Cirane vadisine Mescidi Aksa’ya yürüyerek gittiği de bir neden ve vesile olarak düşünülebilir. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !....