TÜM SORULAR

Soru

Turgut G.   27-08-2026   16

Selamun aleyküm hocam. Domuz etinin yenmesi yasak deniliyor da neden yasaktır ? Günümüzde hazır kıymada, köftede, dönerde ve marketlerdeki et ürünlerinde denetimlerle tespit edilen at ve eşek eti de biz müslümanlar için dinen harammıdır. Neden yasaktır. Açıklayarak yardımcı olursanız şimdiden sağ olun.

Yanıtlar

Zeki Çelik.      28-08-2026  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Toplumlar  arasındaki  etkileşmenin,  iletişimin  son  derece  yoğunlaşmış  olduğu  dönemimizde  çok  sıklıkla   Müslüman  toplumlarında  da  domuz  eti  yenmeli  midir ?  yenmemeli  midir ?  pis  midir ?  değil  midir ?  dinimize  göre  haram  mıdır ?  değil  midir ?  Bilimde,  teknolojide  gelişmiş  batı  toplumu  yiyor  da  Müslüman  olarak  biz  neden  yemeyelim,  bu  hayvanın  birçok  alanda  bize  sağlayacağı  katkılardan  niye  yararlanmayalım,  sizin  de  değindiğiniz  gibi  değişik  gıdalarda  denetimlerde  çıkan  at  ve  eşek  eti  neden   yasaktır ?  gibi  gündeme  gelen,  yaşadığımız  toplum  içerisinde  de  çok  hassas  ve  çok  tartışmalı,  aynı  zamanda  da  çok  güncel   olan    konulara  dikkat  çekmişsiniz.

Yönelttiğiniz  ve  dikkat  çektiğiniz   ayrıntılarla  ilgili  olarak  Arapça’da  ve  dolayısıyla  Kur’anımızdaki  karşılığının  ne  olduğunu,  Rabbimizin  bizlere  neyi  ve  neden  haram  kıldığını,  daha  doğru  ve  sağlıklı  olarak  ortaya  koyabilmek  için  Kur’anda  yer  verilen  ayetlere  ve  içinde  bulundukları  paragrafların  ana  fikrine  dikkat  etmemiz  gerekecektir.  Kur’anımızda  sözünü  ettiğiniz  konularda  örneğin  Maide  Sûresinin  3. ayetinde  “ Lehmul  hinzir “  domuz  eti,  yine  aynı  Sûrenin  60. ayetinde  yasaklanmış  olduğu  halde  haram  yemeye  devam  eden  Yahudilere “  henazir,  hinzir “  sözcüğü  ile  domuzlar  olarak  hitap  edilmekte,  Bakara  Sûresinin  173. ayetinde  “  Lehmel  hinzir “  domuz  eti  olarak,  Enam  Sûresinin  145. ayetinde  de  “  lehme  hinzir “  domuz  eti  ve  ardından  da  “  rics “  sözcüğüyle  pis,  kirli  olduğu  ifadesiyle,  Nahl  Sûresinin  14. ayetinde  de  “ lehmen “  sözcüğü  yalnız  başına  “ taze,  temiz  et “  karşılığı  ile  de yer  almaktadır.

* Arapçada  lehmun  :  Et,  bir  çiğnemlik  et,  gıda  anlamında  kullanılmaktadır.  Nahl  Sûresinde  de  “  lehmen “  sözcüğüyle  denizden  çıkan   rics  ( pis,  kirli )  olmayan  temiz  et  anlamında  yer  almaktadır.

* Arapçada  hinzir  :  Domuz hayvanının  ismidir.  Türkçemize  de  buradan  “ hınzır “  olarak  geçmiştir.  Bizde  ise  domuz  karşılığının  yanı  sıra  kötü,  katı  yürekli,  kötü  düşünen,  gaddar,  kurnaz,  içten  pazarlıklı   anlamlarında  da  kullanılabilmektedir.

Bugün  toplumumuzda  hinzir  sözcüğünün  “  domuz  “  anlamında  olmadığını,  bozuk,  çürümüş  et  anlamında  olduğunu  iddia  edenler  bulunmakta  ve  “  domuz  eti  pis  olsaydı  bilimde  ve  teknolojide  ileri  gitmiş  olan  batı  toplumu  kendi  çocuklarına  domuz  etini  yasaklamaz  mıydı ? “  demektedirler. Bu  yaklaşım  doğru  mudur ?  değil  midir ?  sorusuna  biz  Müslümanlar  olarak  ancak  Kur’anımızın  bu  konuya  yaklaşımları  ve  Allah’ın  koyduğu  hükümlerle  açıklık  getirebiliriz.

Maide  Sresinin  3. ayetinde  “  Size  leş,  kan,  domuz  eti,  Allah’tan  başkasının  adı  anılarak  kesilen,  boğulmuş,  vurulmuş,  yukarıdan  düşmüş,  boynuzlanmış,  yırtıcı  hayvanların  yiyip  de  canlı  iken  kesmedikleriniz  haram  kılındı. “  ifadeleriyle,  Enam  Sûresinin  145. ayetinde  de  “  De  ki  :  Bana  vahyolunanda,  onları  yiyen  için,  leş  veya  akıtılmış  kan  yahut  domuzun  eti  ki  şüphesiz  rics  tir. (  domuzun  eti  kirlidir,  pistir,  rahatsızlık  vericidir ) “  ifadeleriyle  haram  olduğu  belirtilmekte  ancak  bu  ayetlerin  sonunda  da  “ artık  kim  son  derece  açlık  içinde,  günaha  istekle  yönelmeden  zorda  kalırsa  domuz  etinden  de  yiyebilir  “  denilmekte,  art  niyetli  olmadıkça  Allah’ın  kullarının  günahlarını  çok  örten,  onları  cezalandırmayan  ve  bağışı  bol  olan  olduğu  bildirilmektedir. Ve  özellikle  de  Maide  Sûresinin  4 – 5. ayetlerinde  bu  yasaklamaların  nedeninin  de  “  Bugün  size  iyi  ve  temiz  şeyler  helal  kılındı. “  ifadeleriyle  belirtilerek  insanın  sağlığının  ön  planda  gözetildiğine  dikkat  çekilmektedir. 

Ayetlerin  başında  da  dikkat  edilirse  leş ( çürümüş  hayvan  eti ) ifadesi  yer  almaktadır.  Aynı  ayet  içerisinde  arka  arkaya  aynı  anlama  gelecek  ifadelerin  gereksiz  yere  kullanılamayacak  olmasında  dolayı  “  hinzir “  sözcüğünün  domuz  eti  anlamında  değil  de  bozuk  et,  çürümüş  et  anlamında  kabul  edilmesi  mümkün  değildir.  Zaten  bozuk  ve  çürümüş  et  koyun,  keçi,  dana  gibi  diğer  hayvanlara  ait  de  olsa  elbette  ki  sağlığın  korunması  açısından  yenilmemelidir.

İnek,  koyun  benzeri  ot  ve  sebze  artıklarıyla  vejetaryen  olarak  beslenen  hayvanların  12  saatlik  bir  süre  ile  gerçekleşen  sindirim  sistemleri,  domuz  hayvanına  nazaran  daha  ileri  seviyededir  ve  dışarıdan  alabileceği  toksinler  büyük  ölçüde  giderilebilmektedir.  Fakat  bunlara  göre  4  saatlik  kısa  bir  sürede  en  hızlı  ve  en  zayıf  olan  sindirim  sistemine  sahip  olan  domuz  hayvanında  dışarıdan  aldığı  ve  de  çok  pis  olan  yiyecekleriyle  vücuda  giren  toksinlerin  büyük  kısmı  sindirilemeyerek  dışarı  atılamamakta  ve  hayvanın etinde,   vücut  dokularında  depolanarak  kalmaktadır. Bu  da  bu  hayvanın  etini  yiyenlerde  büyük  ölçüde  sağlık  riskini  oluşturmaktadır. Üstelik  de  ayetin  içinde  özellikle  bu  hayvanı  da  yaratan  Rabbimizin  bizzat  Kendisi  etinin  pis  olduğunu  belirtmektedir. Yaratan  Rabbimiz  neyi  yarattığını  bilmez  midir  ki,  biz  insanlar  olarak  kendi  zannımızca  domuz  etinin  pis  olamayacağını  iddia  etmeye  çalışalım  ve  kendi  görüşümüzü  Allah'ın  hükmünün  önüne  geçirmeye  çalışalım.

Domuz  hayvanı  ve  etinin  yenilip  yenilmeyeceği  tarih  boyunca  birçok  toplumda  ve  özellikle  sıcak  iklim  kuşağında  bulunan  orta  doğuda  süregelen  bir  konu  olmuştur. Sümer  ve  Babil  uygarlıklarında  domuz  hayvanı  kutsal  sayılmış,  tanrılara  kurban  edilmenin  dışında  kesilip  yenilmemiştir.  Eski  Mısır’da  da  din  adamlarının  yemediği  bir  hayvan  olmuş, Tevrat’ta  yenmesi  Yahudiler  için  yasaklanmıştır. Biz  Müslümanlar  için  de  domuz  etinin  yenmesi  ayetlerle  sakıncalı,  insan  sağlığı  açısından  zararlı  ve  riskli  görülmüştür. Ama  buna  rağmen  Rabbimizin  “  Biz  hiç  bir  şeyi  boşuna  yaratmadık “  dediği  gibi  domuz  hayvanı  da  doğa  yaşamının  devamı,  ekolojik  dengenin  sağlanması  için  doğanın  bir  parçasıdır. Lânetlenen / tamamen dışlanması  gereken  bir  hayvan  da  değildir.  Bu  hayvanın  yerine  getireceği  Allah’ın  fıtraten  kodladığı,  kemikleri,  yağları,  etleri  ve  derisi  ile,  tarımda,  kozmetikte  ve  sanayinin  birçok  alanında  kullanımı  ile  insanların  hayatına  katkıda  bulunduğu  görevleri  bulunmaktadır.  Bu  hayvan  da  var  olması  ve  yaşamı  boyunca  yerine  getirdiği  işleviyle  Rabbimizin  buyruklarına  boyun  eğmekte ( secde  etmekte )  Rabbimizin  mucizelerinin  ve  büyüklüğünün  bir  kanıtı  olmaktadır.

Öte  yandan  Rabbimiz,  haram  kıldığı  yiyecekleri  rics  (  habis,  pis,  zararlı,  çirkin )  ve  fisk ( günaha  sokan,  şirkle  kirlenmiş,  putlar  için  kesilmiş )  olmak  üzere  hayvanların  etlerinin  yenmemesini  bu  iki  gerekçeye  bağlamaktadır.  Bu  bakımdan  Enam  Sûresinin  142 - 144.  ayetlerinde  çifter  çifter  yarattığı  ve  helal  kıldığı  hayvanları  ayrıntıları  ile  açıklamakta,  yine  Enam  Sûresinin  146. ayetinde  ise  "  Ve  Biz  Yahudilere  bütün  tek  tırnaklı  hayvanları  haram  kıldık. "  ifadesiyle  tek  tırnaklı / toynaklı  At,  Eşek,  Katır,  Gergedan,  Domuz  gibi  sindirim  sistemleri  tek  odalı  olup  bağırsaklarda  sindirimin  tamamlandığı,  geviş  getirmeyen  hayvanların  bitki  selülozunu  midede  değil  de  bağırsaklarda  sindiren  hayvanların  haram  kılındığı  belirtilmektedir.  İbrani, Yahudi,  Hristiyan ve  Müslüman  Dinlerinin  tamamında  ve  bütün  indirdiği  kitaplarında  Allah’ın  hükmü  değişmeyeceğinden,   Allah'a  ve  Kitaplarına  iman  etmiş  Yahudi,  Hrsitiyan  ve  Müslüman  bütün  insan  ve  topluluklarına  zorunlu  kalmadıkça,  rics  özelliklerinin  giderilmesi  sağlanmadıkça  bu  hayvanların   etlerinin   yenmesi   sağlık  ve  temizlik  açısından  yasak  ve  haram  kılınmıştır. 

Biz  Müslümanız  elhamdülillah !  Dosdoğru  ve  sağlıklı  yaşamımızın  yegâne  kaynağı  da  Kur’anımızdır  ve  buradaki  Rabbimizin  bizim  için  koyduğu  hükümlerdir. Rabbimiz  bize  domuz,  at,  eşek  gibi  tek  tırnaklı / toynaklı  hayvanların  etinin  yenmesinin  zararlı  kıldığını  ayetlerle  çok  net  olarak  ortaya  koyduğuna  ve  nedenlerini  de  belirttiğine  göre  elbette  ki  biz  Müslümanlar  bu  hükümler  gereğince  hareket  etmekle  mükellefiz.  Unutulmamalıdır  ki,  Allah’ın  koyduğu  bütün  haram  ve  yasaklar,  aslında  bizim  sağlığımız  ve  iyiliğimiz  içindir.

Bizim  açımızdan  domuz,  at,  eşek  etini  yemek  elbette  ki  haramdır,  eğer  iman  etmişsek  artık  haram  mıdır ?  değil  midir ? tartışması  yersiz  ve  gereksiz  olmalıdır.  Fakat  etinin  yenmesinin  sağlık  açısından  haram  kılınmasından  dolayı  bu  hayvanların  doğaya  ve  insan yaşamına  katkılarından  dolayı   tamamen  de  her  yönüyle  haram  görülmesinin  de  ortadan  kaldırılmasının da  tutarlı  bir  tarafı  olamaz.  Ona  bakılırsa  Müslümanlara  aklı  örten  içki  ( alkol )  ile  sarhoş  olmak  da  haram  kılınmaktadır. Peki  insan  yaşamının  kolaylığı  ve  gereksinimi  için  bir  çok  alanda  kullanılmasının  çok  zorunlu  olduğu  etil  alkol  ve  mamulleri  de  mi  kullanılmayacaktır. Kimyasal  tanım  açısından  ona  bakarsanız  şeker  de  bir  poli  alkoldür.  Şekeri  kullanmamamız,  hayatımızdan  çıkarmamız  mümkün  müdür ? O  nedenle  Kur’anda  bizlere  haram  kılınanların  neler  olduğuna  ve  neden  haram  kılındığına  çok  dikkat  etmemiz,  sapla  samanı  birbirine  karıştırmamamız  gerekmektedir.  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !......

 

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET