Soru

Niyazi T.   08-05-2019   413
Zeki Bey merhaba, Ben Hakkı Yılmaz-Oruç' la ilgili yazınızı okudum. Allah razı olsun. Ancak Hakkı Yılmaz' ın youtube ta bulunan oruç/2 videosundan sizin aktardıklarınızdan başka , Hakkı Yılmaz'ın söylediği başka bir şey var. Kısaca susuzluk insan için önemli bir tehlike olup, oruçlu iken su içilebilir diyor. Sizin yazınızda bunu göremedim. Beni aydınlatırsanız çok memnun olurum. Selam ve saygılarımla Niyazi Topsever (makine mühendisi)

Yanıtlar

Zeki Çelik.   15-04-2021  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  bereketi  üzerinize  olsun !

İslam’ın  ve  Kur’anın  Hak  dini  adına  Allah’a  ve  O’nun  yegane  kaynağı  olan  Kur’ana   yönelmiş,  yanlışlardan  ve  hurafelerden  arınmış,  aklını  kullanarak,  sorgulayan  kardeşlerimizi  görmek,  onların  varlığına  tanık  olmak  Dinimizin  yarınlarda  daha  doğru  yaşanabileceği  umuduyla  bizi  mutlu  etmektedir. Oruçlu  iken,  susuzluğun  insan  için  tehlike  oluşturacağından  dolayı  suyun  içilip  içilmemesi  ve  Hakkı  Yılmaz  Hocamızın  video  konuşmasında  böyle  bir  durumda  suyun  içilebileceğini  belirttiğini  dile  getirerek  bu  konuya  atfen  bir  soru  yöneltmişsiniz. Sorunuz  ile  Kur’anın  dışında  pek  çok  rivayet  ve  hadis  ile  oruç  konusunda  da  asıl  mecrasından  saptırılmış  olarak  yaşanmakta  olan  dinimizin,  böyle  hassas  bir  konusunda  dikkati  çektiğiniz  ve  bana  açıklama  olanağı  yarattığınız  için  size  teşekkür  ederim.

Takdir  edersiniz  ki,  toplumumuz  okuma  konusunda  pek  özenli,  sabırlı,  istekli  ve  dünya  ve  batı  normlarına  göre  yeterli  bir  seviyede  değildir. Bu  nedenle  okuyucuyu  sıkmamak  adına,  ben  de  yazılarımı  mümkün  olduğunca  fazla  ayrıntıya  ve  teknik  konulara   girmemeye  çalışarak,  orta  düzeyde  bilgi  ve  kültür  yapısına  sahip  insanlarımızı  da  içine  alabilecek  düzeyde  sade  ve  öz  olarak  anlatmaya  çalışmaktayım.

İzlediğiniz  video  konuşmasında  Hakkı  Yılmaz  hocamız  da,  oruçlu  olmanın  asıl  hedefinin  sağlıklı  düşünebilmeye  vakıf  olarak  takvaya  ulaşmak,  sakınmak,  kişinin  kendisini  tutmak  olduğunu  açıkladıktan  sonra  oruçlu  iken  algı  zayıflığının  oluşmaya  başladığı  zaman  ise  bu  hedefin  sağlanamayacağını  ve  ortadan  kalkacağını,  bilhassa  sıcak  yaz  günlerinde  susuzluğun  da  bu  konuda  en  başta  gelen  bir  etken  olduğunu  ve  kişinin  sağlığı  için  tehlikeli  bir  durum  yaratacağını  belirtmektedir.  Ve  bu  durumun  da  insan  vücudunda  ( maraz )  bir  hastalık  oluşturacağını  bundan  dolayı  da  kişinin  su  içerek  bu  hastalığına  ve  oruçlu  durumuna  son  vermesi  gerektiğini,  bu  durumun  artık  onun  sakınma  hedefini,  sağlıklı  düşünme  ve  Allah’ın  ayetlerine  yönelip  doğru  bir  şekilde  idrak  edebilmesinin  önünü  kapatacağını  ve  oruçlu   olmasının  zaten  doğal  olarak  su  içse  de,  içmese  de  sona  ereceğini  dile  getirmektedir. Elbette  ki  kana  kana  su  içtiği  halde  oruçluluğunun  devam  edeceğini kastetmemektedir. Bu  duruma  gelmiş  kişinin  artık  boşu   boşuna  susuz  kalmasının,  kendi  sağlığını  tehlikeye  atmasının   bir  işe  yaramayacağını,  kişinin  kendi  kendisine  hainlik  etmek  olduğunu  anlatmaktadır. Çünkü  Kur’anın  oruç  ile  ilgili  verdiği  mesajların  içerisinde  sakınma  bilincinin  sürekli  olarak  ayakta  ve  ön  planda  tutulması,  bunun  için  beynin  zinde  ve   vücudun  da  sağlıklı  olması  ise  her  şeyden  önde  gelmektedir. Ben  de  bu  ayrıntıya  yazımın  içerisinde  Bakara  Suresinin  187. ayetinin  ardından  paragraf  paragraf  yaptığım  açıklamalarda ; 

* Açlık  ve  susuzlukla  zihnin,  algısının  noksanlaşması  da  bir  hastalıktır. Bu  durumda  olan  kimseler  için  de  oruç  söz  konusu  olamaz.  Orucun  amacı  ve  gerekçesi,  takvadır. ( Sakınmaktır,  kendini  tutmaktır,  Allah’a  yaklaşmaktır. )  Bu  da  akli  selim  ile  ancak  elde  edilebilir. Kişinin  oruçlu  iken  bedenen  ve  zihnen  noksanlaşma  durumuna  düşmemesi  gerekir.  Zorda,  darda  olan  bir  kimsenin,  sorunları  ortadan  kalkmadıkça,  sadece  aç  kalmakla  bilinçli  olarak  takvaya  ulaşması  da  düşünülemez. Bu  noktaya  geldiği  anda  orucu  nihayet  bulur,  sona  erer.

Şeklinde  yer  vermiştim.  Susuzluk  nedeniyle  sağlığı  tehlikeye  girmiş  ve  düşünme  fonksiyonları  yetersiz  hale  gelmiş  olanların,  derhal  vücudunun   ve  özellikle  de  beyninin  su  ihtiyacını  gidererek  orucuna  devam  etmemesi  gerekir.  Aksi  halde  beyin  fonksiyonlarında  telafisi  mümkün  olamayacak  büyük  arızalar  ortaya  çıkabilir,  kişi  sağlığından  da  olabilir. Bundan  sonraki  hayatında  da  sağlıklı  olarak  Allah'a  yönelebilme  olanağından  yoksun  kalabilir.  Sağlık  nedeniyle  o  günkü  orucunu  terk  edenin  de  öyle  uydurma   hadislerde  dile  getirildiği  gibi  altmış  bir  günlük  bir  kefareti  diye  bir  cezası  yoktur.  Sağlıklı  olamadığı  sürece  de  oruç  mükellefiyeti  yoktur. Yine  Ramazan  ayı  içerisinde  eğer  sağlığına  kavuşursa  geri  kalan  günlerde  orucuna  devam  eder.  Ramazan  ayından  sonra  herhangi  bir  zamanda  orucun  kaza  edilmesi  diye  bir  hüküm  yoktur.  Saygılarımla !  Allah’ın  selamı  rahmeti, takvayı, sakınabilmeyi  sağlayabilen  oruç   ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !

Bir Yanıt Yaz

DİĞER BAŞLIKLAR

ETİKETLER

Takip Et