Zeki Bey merhaba, Ben Hakkı Yılmaz-Oruç' la ilgili yazınızı okudum. Allah razı olsun. Ancak Hakkı Yılmaz' ın youtube ta bulunan oruç/2 videosundan sizin aktardıklarınızdan başka , Hakkı Yılmaz'ın söylediği başka bir şey var. Kısaca susuzluk insan için önemli bir tehlike olup, oruçlu iken su içilebilir diyor. Sizin yazınızda bunu göremedim. Beni aydınlatırsanız çok memnun olurum. Selam ve saygılarımla Niyazi Topsever (makine mühendisi)
Zeki Çelik.
15-04-2021
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun !
İslam’ın ve Kur’anın Hak dini adına Allah’a ve O’nun yegane kaynağı olan Kur’ana yönelmiş, yanlışlardan ve hurafelerden arınmış, aklını kullanarak, sorgulayan kardeşlerimizi görmek, onların varlığına tanık olmak Dinimizin yarınlarda daha doğru yaşanabileceği umuduyla bizi mutlu etmektedir. Oruçlu iken, susuzluğun insan için tehlike oluşturacağından dolayı suyun içilip içilmemesi ve Hakkı Yılmaz Hocamızın video konuşmasında böyle bir durumda suyun içilebileceğini belirttiğini dile getirerek bu konuya atfen bir soru yöneltmişsiniz. Sorunuz ile Kur’anın dışında pek çok rivayet ve hadis ile oruç konusunda da asıl mecrasından saptırılmış olarak yaşanmakta olan dinimizin, böyle hassas bir konusunda dikkati çektiğiniz ve bana açıklama olanağı yarattığınız için size teşekkür ederim.
Takdir edersiniz ki, toplumumuz okuma konusunda pek özenli, sabırlı, istekli ve dünya ve batı normlarına göre yeterli bir seviyede değildir. Bu nedenle okuyucuyu sıkmamak adına, ben de yazılarımı mümkün olduğunca fazla ayrıntıya ve teknik konulara girmemeye çalışarak, orta düzeyde bilgi ve kültür yapısına sahip insanlarımızı da içine alabilecek düzeyde sade ve öz olarak anlatmaya çalışmaktayım.
İzlediğiniz video konuşmasında Hakkı Yılmaz hocamız da, oruçlu olmanın asıl hedefinin sağlıklı düşünebilmeye vakıf olarak takvaya ulaşmak, sakınmak, kişinin kendisini tutmak olduğunu açıkladıktan sonra oruçlu iken algı zayıflığının oluşmaya başladığı zaman ise bu hedefin sağlanamayacağını ve ortadan kalkacağını, bilhassa sıcak yaz günlerinde susuzluğun da bu konuda en başta gelen bir etken olduğunu ve kişinin sağlığı için tehlikeli bir durum yaratacağını belirtmektedir. Ve bu durumun da insan vücudunda ( maraz ) bir hastalık oluşturacağını bundan dolayı da kişinin su içerek bu hastalığına ve oruçlu durumuna son vermesi gerektiğini, bu durumun artık onun sakınma hedefini, sağlıklı düşünme ve Allah’ın ayetlerine yönelip doğru bir şekilde idrak edebilmesinin önünü kapatacağını ve oruçlu olmasının zaten doğal olarak su içse de, içmese de sona ereceğini dile getirmektedir. Elbette ki kana kana su içtiği halde oruçluluğunun devam edeceğini kastetmemektedir. Bu duruma gelmiş kişinin artık boşu boşuna susuz kalmasının, kendi sağlığını tehlikeye atmasının bir işe yaramayacağını, kişinin kendi kendisine hainlik etmek olduğunu anlatmaktadır. Çünkü Kur’anın oruç ile ilgili verdiği mesajların içerisinde sakınma bilincinin sürekli olarak ayakta ve ön planda tutulması, bunun için beynin zinde ve vücudun da sağlıklı olması ise her şeyden önde gelmektedir. Ben de bu ayrıntıya yazımın içerisinde Bakara Suresinin 187. ayetinin ardından paragraf paragraf yaptığım açıklamalarda ;
* Açlık ve susuzlukla zihnin, algısının noksanlaşması da bir hastalıktır. Bu durumda olan kimseler için de oruç söz konusu olamaz. Orucun amacı ve gerekçesi, takvadır. ( Sakınmaktır, kendini tutmaktır, Allah’a yaklaşmaktır. ) Bu da akli selim ile ancak elde edilebilir. Kişinin oruçlu iken bedenen ve zihnen noksanlaşma durumuna düşmemesi gerekir. Zorda, darda olan bir kimsenin, sorunları ortadan kalkmadıkça, sadece aç kalmakla bilinçli olarak takvaya ulaşması da düşünülemez. Bu noktaya geldiği anda orucu nihayet bulur, sona erer.
Şeklinde yer vermiştim. Susuzluk nedeniyle sağlığı tehlikeye girmiş ve düşünme fonksiyonları yetersiz hale gelmiş olanların, derhal vücudunun ve özellikle de beyninin su ihtiyacını gidererek orucuna devam etmemesi gerekir. Aksi halde beyin fonksiyonlarında telafisi mümkün olamayacak büyük arızalar ortaya çıkabilir, kişi sağlığından da olabilir. Bundan sonraki hayatında da sağlıklı olarak Allah'a yönelebilme olanağından yoksun kalabilir. Sağlık nedeniyle o günkü orucunu terk edenin de öyle uydurma hadislerde dile getirildiği gibi altmış bir günlük bir kefareti diye bir cezası yoktur. Sağlıklı olamadığı sürece de oruç mükellefiyeti yoktur. Yine Ramazan ayı içerisinde eğer sağlığına kavuşursa geri kalan günlerde orucuna devam eder. Ramazan ayından sonra herhangi bir zamanda orucun kaza edilmesi diye bir hüküm yoktur. Saygılarımla ! Allah’ın selamı rahmeti, takvayı, sakınabilmeyi sağlayabilen oruç ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !