Selam Zeki Bey, Benim sorum Kuranda gecen 19 la ilgili, bayagi cok kişi bundan bahsediyor hatta çarpıp bölen matematiksel 19 elde etmrk icin kelimeler, ayetler, sureler hesaplanıyor, nedir bu 19 manası kuranda anlatılmak istenen, bize ne yararı veya zararı var? Şimdiden tşkler Saygılarımla HY
Zeki Çelik.
07-08-2023
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Kur’anımızda Müddessir Sûresinin 26 – 30. ayetlerinde “ Ben, “ Kur’an beşer sözüdür “ diyen kimseyi yakında sekar’a yaslayacağım. Bilir misin nedir sekar ? O ortada tutmaz, yok da etmez. O insan / deri için olağanüstü levhalar yapandır / susayandır / uzakta görünendir / bir gösterge olandır. Sekar’ın üzerindedir on dokuz. “ ifadeleriyle inanmayan ve inkâr eden müşriklere yapılan çok şiddetli uyarıların yer aldığı ayetler grubunu görmekteyiz. Bu ayetler, içerdiği sözcüklerin eş anlamlı oluşu, mecaz anlamlarının da bulunuşu ve Rabbimizin yeni bir anlam yüklemesi sonucu müteşabih / birçok anlamlı ve karşılıklı kabul edilebileceğinden dolayı tefsir ve meallerde de bu ayetlerle ilgili olarak farklı farklı yorumların yapıldığını görüyoruz. Bu ayetlerde yer alan “ beşer, sekar, levvahatün “ sözcüklerinin eşdeş olmalarından dolayı farklı tevillerle / karşılıklarla değerlendirmelerin yapılması da her zaman için mümkündür. Ayette sekar sözcüğüne Rabbimiz “ sekar, üzerine on dokuz konulmuş, beşer için fevkalade levhalar yapan, sürekli tutmayan, yok da etmeyen bir şeydir “ demiş, adeta bu tanımlamalara göre, ahiret günündeki sorgulamada suçluların inkârının yüzlerine bizzat gösterileceği bu gün için kullanılan bilgisayar tabletine atıf yapmıştır. Ama bu yaklaşım elbette ki birçok müfessir tarafından görülememiştir ve başka anlamlardaki inançlara yönelmeler olmuştur. Biz yine de ayetlerin içindeki bütün kavramların çok uzun açıklamalar gerektiren ayrıntılarına girmeden konuyu fazla uzatmayalım, siz de bu ayetler grubu içerisinde yer alan “ on dokuz “ ifadesine yönelik aslında son zamanlarda çokça tartışılan bir konuyu dile getirmişsiniz. bize yararı veya zararı ne olabilir diye de soru yöneltmişsiniz.
Ayetteki “ On dokuz “ kendinden başka bir sayıya tam olarak bölünemeyen asal sayı ifadesi, kimine göre Cehennemdeki görevli meleklerin / zebanilerin sayısıdır denmiş, ayetin orijinalinde yer almadığı halde parantez içinde melek eklemeleri yapılmış. Kimine göre haftanın 7 günü ve senenin 12 ayı sayılarının toplamı olarak Cehennem azabındaki sürekliliğin anlatımıdır denilmiştir, kimilerine göre de birçok değişik yorumlar getirilmiştir. Resmi Mushaf çevirisinde ise “ Kur’an üzerinde on dokuz var “ şeklinde anlaşılınca, bazı insanlar da Kur’an üzerinde matematiksel özellikler arama cihetine gitmişlerdir. Yapılan araştırmalar sonucunda da gerçekten Kur'andaki bir çok kavram üzerine şaşırtıcı matematiksel özellikler, uyumlar ve ilişkiler ortaya çıkmıştır. Yüzlerce olan tespitlere rağmen ancak biz burada maalesef çok azına yer verebiliriz. Örneğin ;
* Yıl anlamına gelen “ sene “ sözcüğü, Kur’anda tekil haliyle 7, çoğul haliyle 12 kez olmak üzere 19 defa tekrarlanmaktadır.
* Güneş, Dünya ve Ay’ın aynı hizaya geldiği ve “ Meton Devri “ ya da “ Ay Çevrimi “ adı verilen bir dönemdeki yıl sayısı 19 a eşittir.
* Kur’anda Güneş ve Ay’ın aynı ayette zikredildiği ayet sayısı da 19 dur. Kur’anda ( 6 . 19 ) 114 Sûre bulunmaktadır. Peygamberimize ilk vahyedilen Alak Sûresi 19 ayettir. Besmele 19 harften oluşmaktadır.
19 mucizesi ve sınavı, Kur’anın 19 sayısı ile kodlanmış olduğu iddiası, 1974 yılında Amerika’da yaşamış, Mısır kökenli biokimyacı ve " Kur'an Bize Yeter " diyerek Kur'an üzerinde araştırnalarda bulunan, fakat 1990 yılında Rasül / Elçi kavramının gerçek anlamını bilmeyen radikal dincilerin suikastı ile hayatını kaybetmiş olan Reşad Halife tarafından ilk defa ortaya atılmıştır. Daha sonra bu konuda bilgisayar yardımıyla yapılan araştırmalar, 19 rakamına dayalı olan pek çok başka örneği ortaya koymuştur. Bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle sağlanan kolaylaşmaya bağlı olarak bir çok başka veriler de başka insanlar tarafından eklenmiştir. Bunların sonucunda Kur’an 19 asal sayısı üzerine kurulu matematiksel bir sistemle korunmuştur iddiası ortaya çıkmaktadır. Kur’an bize yeter diyerek Kur’anda bu 19 kodlu sistemin varlığını kabul edenler ve inananlar, Kur’anı bütünsel olarak Surelerin dizilişinden, numaralandırılmasından, ayetlerin dizilişinden, ayetlerdeki sözcüklerin dizilişinden, ayetlerdeki harflerin dizilişine varıncaya kadar koruyan bu sistemdir demektedirler. Böylece bu sistem, inanmayanlar için Kur’anın Allah katından olduğunu, ve yine Allah katından korunmuş olduğuna dair evrensel, nesnel ve rasyonel deliller sunar, bu sistemin haberi de Kur’an Mushafında 74. sırada bulunan Müddessir / saklanan, gizlenen olarak isimlendirilen Surenin ayetlerinde işaret olarak verilmekte denilmektedir.
Rabbimiz, Vakıa Sûresinin 77 - 78. ayetlerinde “ Hiç kuşkusuz O, şerefli Kur’andır. Saklanmış, korunmuş bir kitaptır. “ diyerek Kur’anın kaybolmayacağını, bozulmayacağını, Kendisinin Kur’anı koruyacağını, beyan etmektedir. Yine Hicr Sûresinin 9. ayetinde de Rabbimiz, “ Hiç kuşkusuz Biz, O, öğütü ( Kur’anı ) Biz indirdik, Biz. Ve kesinlikle Biz O’nun için koruyucularız. “ diyerek, vurgu üstüne vurgu yaparak, Kur’anın kesinlikle kıyamete kadar korunacağı, var olacağı, yaşayacağı, insanlara hidayet ve hakkı tanıtmaya devam edeceği önemle belirtilmektedir. Kur’an, lafız, nazım anlatımı, ve içeriği, ayetler arasındaki armonisi ile bir bütündür ve bir mucize anlatımına sahiptir. Bu nedenle herhangi bir harf veya sözcük, veya ayet eksiltmesi veya bir ilave yapılması veya değiştirme hemen sırıtır ve armonisi bozulur. Aslında Kur’an bu özelliği ile de korunmaktadır. Buna ilave olarak da bu sistemi ilk defa dillendiren Reşad Halifenin öğrencisi olan ve Türkiyede radikal dinciler tarafından mürted ilan edildiği için Amerika’da yaşayan, İlâhiyat ve felsefe alanında çalışmalar yapan, araştırmacı yazar ve öğretim görevlisi Dr. Edip Yüksel de, Allah’ın Kur’anı 19 kodlu sistemi ile koruduğunu iddia etmekte ve Kur’anın matematiksel yapısı üzerinde bilgisayar destekli yapılan bağlantıları da bu 19 lu kod sistemine göre değişik ayetlerde, surelerde ve kavramlarda açıklamaktadır, bütün bu konudaki ayrıntıları ve açıklamaları ele alan bir kitap yazmış ve 19 . Org adlı bir site de oluşturmuştur.
Neticede bütün gösterilen örnekleme ve açıklamalarına, Kur’andaki bağlantılarına ve birçok doğru ve tutarlı yönlerinin bulunmasına rağmen, genellikle uydurma hadis ve rivayetlerin peşinden giden Ehli Sünnet ekolü içerisinde olarak " aradığınız her şeyi Kur'anda bulamazsınız, Kur’an yetmez sünnete ve icmaya muhtaçtır diyerek aslında küfre girenler, bu sistemin varlığına inanmayanlar da, değişik açılardan eleştirenler de, bazı noktalarda yanlışlıklar bulanlar da bulunmaktadır.
Sizin asıl sorunuza gelince, yukarıdaki ayetlerde de gördüğümüz gibi Rabbimiz bir şekilde Kur'anı dünya var olduğu sürece koruyacağım, ayakta tutacağım, dileyen insanlar da var oldukça Benim öğütlerimden yararlanmaya devam edecekler demektedir. İşte bu ondokuz kodlu matematik sistemine dayanan bu muazzam tasarım da Rabbimizin mucizelerinden biri olabilir. Böyle mucizeler de ancak ve ancak üstün bir akıl tarafından oluşturulabilir inancıyla Allah'a ve dinimize inancımız, imanımız daha da güçlenebilir, hayranlığımız ve bağlılığımız bir kat daha artar. Haa ! böyle bir kodlu sistemin var olduğuna inanmak zorunluluğumuz var mıdır ? Günaha ve inkâra girmiş olur muyuz ? Hayır. Çünkü Rabbimiz " Biz her şeyi ölçü ile oluşturduk " dediği halde, net ve kesin olarak Kur'an içerisinde bu 19 kodlu sistemin de var olduğunu ise, doğrudan doğruya bizzat vardır dememiştir. Ayetlerin lafzından ve işaretlerinden yola çıkılarak bilgisayar teknolojisiyle böyle bir sistemin var olabileceği, yüzlerce yıl sonra insanlar tarafından ortaya çıkarılmıştır. Ama yukarıda yer verdiğimiz ayetlerin orijinal lafızlarına inanmak ise kesinlikle imandan olur, aksi ve üzerinde yapılabilecek yanlış spekülasyonlar ise o kişiler için vebal getirir, küfür olur. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları sizinle olsun !....