TÜM SORULAR

Soru

Yasin Ö.   08-02-2026   62

Hocam sosyal medyada yerde yatan kesilmiş bir inekten alınmış bir parça etin ölen bir kişinin üzerine vurulduğunda o ölünün dirildiğini anlatan bir video gördüm. Bu Kur'anda anlatılan bir mucize midir. Böyle bir olay gerçek midir ? Bizi aydınlatır mısınız. Şimdiden teşekkür ederim.

Yanıtlar

Zeki Çelik.      08-02-2026  

Değerli  Kardeşim !  Allah’ın  selamı  ve  rahmeti  üzerinize  olsun !

Bakara  Sûresinin  72 -  73.  ayetlerinde  İsrailoğulları’nın  bir  başka  zamandaki  geçmişlerinden  bir  kesitle  atalarının  işlemiş  olduğu  bir  cürüm  ve  Allah’ın  onlara  verdiği  emirler  nakledilmektedir.  Ama  sizin  de  sorunuzda  yer  verdiğiniz  ve  ateistlerce  de,  sosyal  medyada  da  eleştiri  ve  tartışma  konusu  olduğu  gibi  bu  ayetlerin  meal  çevirileri,  Yahudi  Kaynaklarındaki  uydurma  masal  ve  doğa  üstü  anlatımların  etkisinden  kurtulamayan,  gerek  ilk  dönemin  klasik  tefsircileri  ve  gerekse  de  günümüzün  Diyanet  sorumluları  dahil,  anlı  şanlı  ilâhiyatçıları  tarafından  da  maalesef  ayetlerdeki  bazı  müteşabih  ifadelerin   alınması   gereken  gerçek  karşılıkları  ortaya  konulamamış,  makul  ve  mantıklı  olması  gerekenden  çok  farklı  bir  şekilde  meallendirilmiş   ve  “ inekten  kesilen  bir  et  parçasının  vurulmasıyla   diriltilmiş  ölünün  hikâyesi  “   bir   mucize   anlatımı   gibi  karşımıza  çıkarılmıştır.

Bu  yanlış  çevirilerin  içinde  olan  klasik  tefsircilerce  ve  zamanımızın  ünlü  gelenekçi   mealcilerince  bu  ayetlerin  önündeki  Bakara  Sûresinin  67 – 71.  ayetlerinden  oluşan  paragrafta  aslında  müteşabih  ve  mecazi  olarak  inek  kesilmesi  değil  de  altına  tapma  şirkinden  söz  edildiği  halde,  yanlış  olarak  anlatılan  sığır  kesme  olayının  sanki  bir  devamı  gibi  algılanmış  ve  bu  ayetlerin  bağlantısı  ile  bir  yanlış  başka  bir  yanlışı  doğurmuş,  sözcükler  doğrudan  doğruya  lafız  karşılıklarıyla  ele  alınarak  Yahudi  Kaynaklarındaki  uydurma  rivayetlere  de  bağlantı  kurulan   iddialarla  ayetin  asıl  vermek  istediği  mesajlarından  uzaklaşılmış,  bambaşka  saçma  bir  sonuca  götürülmüştür.  Söz  konusu  ayetlerin  orijinal  lafızlarına  bakacak  olursak ;

BAKARA  72 :  Ve iz  kateltüm  nefsen  faddâra’tüm  fihâ.  Vallâhü  muhricüm  mâ  küntüm  tektümûn   73  :  Fe  kul  nadribûhü  bi  bâdı’hâ  kezâlike  yuhyillâhül  mevta  ve  yüriküm  âyâtihi  leâlleküm  ta’kılûn

Oysa  bu  iki  ayetin  önceki  paragrafta  anlatılan  sığır  kesimi  ayrıntılarıyla  yakından  uzaktan  bir  ilgisi  yoktur,  İsrailoğullarıyla  ilgili  ele  alınan  bütün  paragraflarda  olduğu  gibi  bu  ayetlerin  başında  da  yine  “ Ve  iz “  edatı  ile  tamamen  başka  bir  zamandaki  başka  bir  olaya  geçilmiştir.  73. ayetin  orijinalinde  müteşabih  olarak  yer  alan  “ ba’z “  ve “  darb “  sözcüklerinin  de  yanlış  karşılıklandırılmasından  dolayı  ortaya  çıkmış  ve  73.  ayetin  hemen  hemen  bütün  meallerde  olduğu  gibi  çevirilerine  örneklerle  bakacak  olursak ;

Diyanet  Vakfı  Meali  :   Sonra  kesilen  ineğin  bir  parçasıyla  ölüye  vurun  dedik………

Elmalılı  Hamdi  Yazır  Meali :  İşte  bundan  dolayı,  o  sığırın  bir  parçası  ile  o  ölüye  vurun  dedik….

Dr.  Edip  Yüksel  Meali  :  ( Düvenin )  bir  parçasıyla  ona (  öldürülene )  vurun  dedik…….

Prof.  Bayraktar  Bayraklı  Meali :  Haydi  şimdi  öldürülen  bu  adama,  kesilen  ineğin  bir  parçasıyla  vurun  dedik.  Allah  ölüleri  bu  şekilde  diriltir  ve  size  ayetlerini  gösterir.

Prof.  Mehmet  Okuyan  Meali  :  Şimdi  ona (  öldürülen  kişiye  kesilen  ineğin )  bir  parçasıyla  vurun  demiştik.  Böylece  Allah  ölüleri  diriltir  ve  akıl  edesiniz  diye  size  delillerini  gösterir.

Şeklinde  meallendirmeleri  görüyoruz.  Halbuki  bu  ayetlerde  “  kesilen  bir  inek  parçası,  öldürülen  kişi,  bu  adam  “  gibi  anlamlara  gelebilecek  sözcük  ve  ifadeler  bulunmamaktadır.  Oysa  bu  ayetlerde  İsrailoğullarının  çok  eski  dönemlerinde  işlenen  bir  cinayetten  ve  öldürülen  kişiden  söz  edilmektedir.  Dolayısıyla  Mısır  halkından  bir  kıptiyle  tartışması  ve  onu  öldürmesi  olayında  ismi  bildirilmeden  zımnen  Musa'nın  işlediği  cinayete  atıf  yapılmaktadır.  Ayrıca  ardından  da  O'nun /  Musa’nın  işlediği  cinayet  nedeniyle  başına  gelebilecek  sıkıntılardan,  çekeceği  eziyetten  kurtulması  için  tartışmalardan  söz  edilmekte,  Kasas  20 -  25,  33 – 35.  ayetlerinde  de  konunun  ayrıntıları  belirtildiği  gibi  öldürülmemesi,  eziyet  görmemesi  için  Mısırdan  başka  bir  yere  gönderilişi,  yola  çıkarılışı  anlatılmaktadır.  Aslında  bu  iki  ayet  Kur'anda  değişik  paragraflarda  olduğu  gibi  İsrailoğullarının  hayatından  başka  bir  kesit  sunan  ve  önceki  paragraftan  bağımsız  bir  paragraftır. İşte  mealciler  çoğunlukla  bu  ayrıntıyı  göremeyip,  zorunluluktan  dolayı  bizim  bu  zeminde  yer  veremeyeceğimiz  Yahudi  masallarının  etkisinden  de  kurtulamadıklarından  dolayı  yanlış  çeviriler  içinde  olmaktadırlar. 74. ayette  anlatılanları  dahi  rivayetlere  dayandırarak  inek  kesilmesi  olayına  bağlamaktadırlar.

Ayetin  orijinalinde  yer  alan  “ ba’z “  sözcüğü  “  parça,  kısım “  anlamında  kullanıldığı  gibi  “ ba’uza “  dişledi,  acıttı,  eziyet  etti  anlamındaki  fiilinin  mastarı  da  olabilir.  Hatta  “ ba’uzat “  şeklinde  de  ısıran  acıtan  sivrisinek  sözcüğü  de  buradan  gelir. ( Lisanü’l  Arab  c.1, s. 467 ) Klasik  anlayışta  ise  önceki  paragraftaki  kesilen  inekle  bağlantı  kurulduğu  için  "  ba'z "  ifadesinin  karşılığı  olarak  “  parça “  anlamı   dikkate  alınmıştır.

Ayetin  orijinalinde  yer  alan  “ darb “  sözcüğü  Kur'anda  "  Yağmur  yağması,  para  basılan  yer  darphane,  dayak  atılan  yer,  örnekleme  yoluyla  anlatma,  darbı  meselle  misal  vermek,  bir  nesneyle  başka  bir  nesneye  vurmak,  asanı  suya  vur,  taşa  vur,  araya  engel  koymak,  yolculuğa  çıkmak,  gibi  değişik  anlamlarda,  değişik  ayetlerde  58  yerde  yer  alır. Bir  çok  ayette  "  vurmak,  darb  etmek  gibi  anlamların  yanı  sıra  birçok  ayette  gördüğümüz  gibi  bunların  yanı  sıra  bir  de “  yola  çıkmak,  bir  başka  yere  gitmek “  anlamlar  da  bulunmaktadır. Bu  anlamlar  çerçevesinde  ayetin  lafız  akışından  dolayı  çıkartılabilecek  en  uygun  anlam  ise  “ Öldürülen  kişi,  işlenen  cinayet  sebebiyle  O'nu  /  eziyet  edilmemesi  için  Musâ'yı  Mısır’dan  uzaklaştırın,  yola  koyultun. “  şeklinde  olmalıdır.  Aslında  burada  emir,  “  Musâ’ya  Mısır’dan  kaçmasını  öneren  kimseye  verilmiş,  Kasas  Sûresinin  20 -  24,  33 - 35.  ayetlerinde  belirtildiği  gibi  o  da  Musâ’nın  Mısır’dan  kaçmasını  sağlamıştır. "  Tartışmanın  konu  edildiği  kişi  Mümin  Sûresinde  “  Firavunun  yakınlarından  olup  imanını  gizleyen  biri “  olarak  da  nitelendirilmiştir.  Bu  nedenlerle  önceki  paragraftan  bağı  kopartıldığı,  ortada  kesilen  bir  inek  olmadığı  zaman  bize  göre  bu  ayetlerin  meallendirilmesi ;

Bakara  72  : “  Ve iz  /  Ve  hani  siz  bir  kişiyi  öldürmüştünüz  de  onun  hakkında  bir  birinizle  atışmıştınız. /  tartışmıştınız. Halbuki  Allah,  saklamış  olduğunuzu  çıkarandır. “  73  :  Sonra  Biz,  “  Öldürülen  kişiden  gelecek  eziyet  /  sıkıntı  sebebiyle  O'nu  /  Musâyı  yola  çıkarın “  dedik.  Allah,  ölüleri  işte  böyle  diriltir, / bitmiş  tükenmişlere  yol  gösterir  ve  akıllı  davranasınız  diye  size  ayetlerini / alametlerini  /  göstergelerini  gösterir. “  şeklinde  hurafelerden,  doğa  üstü  absürt  masallardan  uzak  olarak  meallendirilebilir. Dolayısıyla  bu  ayetlerde  bu  sebeple  Mısırdan  ayrılan  Musâ’yı  peygamberliğine  kadar  götürecek  olayların   ilk  adımı  atılmış  olmaktadır.  Ayetteki  ölenin  diriltilmesi  ayrıntısı  ise  Musâ’nın  elçiliğe  hazırlanışı   ve  onun  ileride  vahye  muhatap  olması  nedeniyle  Enfal  Sûresinin  24. ayetinde  de  “  Ey  iman  etmiş  kimseler !   Elçi  sizi,  size  hayat  verecek  şeylere  çağırdığı  zaman,  Allah’a  ve  Elçi’ye  karşılık  verin. “ ifadelerinde  gördüğümüz  gibi,  gerçek  ölülerin,  cesedin  canlanması  değil,  sosyal  ölülerin  /  Allah’ın  vahyi  ile  tanışmamış  olan  ölülerin  diriltilmesi  söz  konusudur. Yani  yıllar  sonra  Musâ  peygamber  olunca  böylece  Allah’tan  aldığı  vahiylerin  tebliğ  edilmesiyle  de  ölü  konumundaki   insanların  ölü  konumundan  diri  konumuna   geçeceği   anlatılmaktadır.

Dolayısıyla   Yahudi  Kaynaklarında  ve  rivayetlerde  anlatıldığı  gibi,  gerçekte  ayetlerde  inek  etiyle  ölüye  vurulma  da,  ölmüş  bir  insanın  diriltilmesi  diye  bir  olay  da  yoktur.  Kur’an  gerçeğinde  müteşabih  ayetlerin  lafzı  saptırılmadığı,  yanlışa  düşülmediği  zaman  masal,  hurafe,  doğa  üstü  olmayacak  olaylar  anlatılmaz. Meal  çeviricileri  Yahudi  kaynaklarındaki  masal  ve  hurafe  anlatımlarından  uzak  durmalı,  ayetlerin  bulunduğu  konuma  göre  mutlaka  müteşabih  ayetlerin  geçek  anlamlarını  araştırarak  doğruya  ulaşabilme  çabasında  olmalıdırlar.  Allah’ın  selamı,  rahmeti  ve  Kur’anın  doğruları  sizinle  olsun !...

Yanıtla yada Konuyla ilgili Soru Sor



SEN DE SOR
SORU SOR
Son Sorular
TAKİP ET