Zeki bey hayırlı günler. Kuranı kerimin iniş sırasına göre olan tefsirini hangi yazarı tavsiye edersiniz. Allah razı olsun.
Zeki Çelik.
29-12-2023
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Yüce Rabbimiz Allah’ımızı, Kur’an ayetleri ile daha doğru ve yeterince tanıyabilmek, Peygamberimizin 23 yıllık Risaletindeki büyük bir sabır ve özveri ile verdiği çok çetin mücadelesinin ayrıntılarını kademe kademe anlayabilmek ve büyüklüğünü algılayarak O’nun mümtaz şahsiyetini ve güzel ahlâkını içselleştirebilmek, Kur’an bütünlüğü içerisindeki Allah’ın Hakk dini İslam’ı ve Tevhit öğretisini, basamak basamak öğütlerini kavrayabilmek için, araştıran, sorgulayan ve aklını kullanabilen her Mümin'in, Ayetleri ( Peygamberimize indiriliş, vahyediliş / nüzul ) sırasına göre, önce içinde bulunduğu paragraf bütünlüğü içerisinde, öncesinde ve ardında bulunan diğer ayetlerden bağını koparmadan, ardından da o benzer ayetlerle Kur'an bütünlüğü içerisinde tedebbür ile ( aynı konuların yer aldığı ayetlerin de öncesine ve ardına dikkat edilerek, arka arkaya tertillenerek, düzene sokularak ) okuması gerekir. Nisa Sûresinin 82. ayetinde " Onlar hala Kur'anı arka arkaya dizerek gereği gibi düşünmezler mi ? " ifadeleriyle belirtilerek Rabbimizin yapmış olduğu uyarı, bugün evlerimizde bulunan ve Fatiha Sûresi ile başlayan ne Osman Mushafını hazırlayanlarca, ne de bu Mushafa göre hüküm oluşturan bugünün ünlü İlâhiyatçılarınca da dikkate alınmamıştır. Siz de anlaşılan o ki, Kur’anımızın ve Dinimizin doğru anlaşılabilmesi için bu ayrıntıların öneminin farkına varmışsınız ki bizden kaynak önerisinde bulunmamızı talep etmişsiniz.
Biz bu konunun ayrıntılarını, önemini ve nedenlerini sitemizde “ Kur’anı Nüzul Sırasına Göre Anlamak “ başlıklı makalemizde oldukça kapsamlı olarak açıkladık. Kur’an ayetleri, Peygamberimize yirmi üç yıllık Risalet hayatında, öğrenmenin ve kavramanın daha kolay olabilmesi için önceleri beş veya altı ayet, zaman ilerledikçe de sayıları arttırılarak bölüm bölüm, paragraf paragraf, Kur’anın ifadesiyle necm necm indirilmiştir. Bu bölümlerin konuları da, sıraları da, Peygamberimizin karşılaştığı olaylara, kendisine yöneltilmiş sorulara ve Rabbimizin O’nu yönlendirme gereksinimlerine göre de değişmiştir. Bundan dolayı da Kur’anımız içerisindeki yüzlerce ayet “ Kul “ De ki, emir sözcüğüyle başlamaktadır.
Evlerimizdeki Kur'an Mushafında Sûrelerin sıralaması, ayetlerin nüzul sırasından farklı olduğu için, Kur'an bütünlüğünün kavranması zorlaşmakta ve ister istemez kafalarda değişik sorular ve yargılar oluşabilmektedir. Çoğu kişi de bir Sûrenin içerisinde yer alan farklı konuların hemen değişmesinden dolayı, anladığı dilden mealini okumaya çalıştığı zaman Kur'andan bir şey anlayamadığını dile getirebilmektedir. Bugün Müslümanların evlerinde ve ellerinde bulunan Kur'an Mushafı da Peygamberimizin vefatından sonra oluşturulmuş olan Osman Mushaf'ının nüshasından çoğaltılarak bugüne gelinmiştir. Halife Osman zamanında özellikle yeterince kağıt ve matbaa da olmadığından, Kur’anı ezberinde tutan, yassı kemik, yassı tahta, yassı taş ve deri parçaları üzerine yazılmış ayetleri ellerinde bulunduran sahabeler, hemen bir araya getirilmiş, bütün ayetler bir araya toplanmış ve ilk defa önce Halife Ebu Bekir tarafından bir araya toplattırılmış, sonra da Halife Osman tarafından elle yazılmış olarak Kur’an Mushafı oluşturulmuştur. Kur'an ve İslam hakkında yeterli birikimi olmayan sahabelerin içtihadıyla oluşturulan ve Osman Mushafı denilerek hazırlanmış olan Kur'anda, ne yazık ki Fatiha Sûresini ( başlangıç ) adıyla en başa ve ardından da en uzun ayetleri içeren Sûreler de arka arkaya sıralanmış, 3 veya 4 ayetlik kısa Sûreler de en sona yerleştirilmiş, ayetlerin Peygamberimize indiriliş sırası göz önünde bulundurulmamış, kronoloji dikkate alınmamış, tertile / düzgün, birbirine karıştırılmadan dizime riayet edilmemiş, birçok necmin / bölümün / paragrafın cümleleri yerli yerinde tertip edilememiştir. Bazı Sûrelerin içindeki ayetlerin anlam bütünlüğü, paragraf bütünlüğü, özne, yüklem, zarf, mazruf ve zamir bağlantıları dikkatlerden kaçmıştır. Bundan dolayı da bazı anlam bütünlüklerinde kopukluklar ortaya çıkmıştır.
Bugün ise ülkemizde bu ayrıntıları göz önünde bulunduran ve yapılan yanlışları ve eksikleri gidermeye çalışan, ayetlerin peygamberimize indiriliş / nüzul sırasına göre Türkçe mealini oluşturan bir hayli sayıda müfessir, Araştırmacı Akademisyen ve İlâhiyatçı yazarlar bulunmaktadır. Taha Sûresinin 114. ayetinde " İşte hak olan, biricik hükümdar olan Allah ne yücedir ! Onun vahyi sana tamamlanmadan evvel, okumayı / öğretmeyi acele etme ve Rabbim bana bilgiyi arttır de. " ifadeleriyle belirtildiği gibi bizim de Kur'anı anlayabilmemiz, edindiğimiz bilgilerin bütünleşebilmesi için o konudaki bütün tamamlanmış olan bilgileri toplayarak, belli bir sıra ve düzen içerisinde hareket etmemiz gerektiği uyarısı yapılmaktadır. Talebiniz üzerine size ;
* İlâhiyatçı Araştırmacı Yazar Hakkı Yılmaz “ Nüzul Sırasına Göre Necm Necm Kur’an Meali “
* Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk “ Sûrelerin İniş Sırasına Göre Kur’anı Kerim Türkçe Meali “
* Prof. Dr. Gazi Özdemir “ Allah’ın Tek Dini İslam’a Davet Kur’an “
* İlâhiyatçı Araştırmacı Yazar R. İhsan Eliaçık “ Nüzul Sırasına Göre Yaşayan Kur’an Türkçe Meali “
* Prof. Dr. Mustafa Öztürk “ Nüzul Sırasına Göre Kur’an Meali “
Eserlerini önerebiliriz. Allah’ın selamı, rahmeti ve anlayarak okuyabildiğiniz Kur’anın doğruları sizinle olsun !