Merhabalar hocam benim çok borcum var ve bende tespih çekerek Allah’ın güzel isimlerini tekrarlıyordum sureler okuyordum ama sizin makalenizde okuduklarımdan sonra unları yanlış olduğunu gördüm kafam çok karıştı çoğu yerde tespih çekmemiz söyleniyor peki ben durumda sıkıntılarım dan borçlarımdan kurtulmak için nasıl bir yol izlemem gerekiyor teşekkür ederim bilgileriniz için
Zeki Çelik.
04-10-2025
Değerli Kardeşim ! Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun !
Ülkemizdeki insanlarımızın büyük çoğunluğu yaşam mücadelesi içerisinde açlık, yoksulluk, geçim zorluğu, hastalık, işsizlik gibi değişik sıkıntılarla, musibetlerle karşı karşıya gelebilmektedir. Siz de bu bağlamda Tesbih çekmek, Allah’ın güzel isimlerini tekrar edip anmak, değişik sûreleri okumak gibi konu ayrıntılarını da kapsayan, sıkıntı ve borç gibi musibetlerden kurtulmak için yapılması gerekenlerin doğruları ile ilgili oldukça kapsamlı bir soru oluşturmuşsunuz, yardım talebinde bulunmuşsunuz. En azından sıkıntıdan kurtulabilmek için inanç olarak yaptıklarınızın doğru olup olmadığını sorgulamanızdan dolayı sizi tebrik ederim. İnsanlarımızın büyük çoğunluğunun da bu konularda eksik ve yanlışlıklar içerisinde olduğu bu konulara dikkat çekmiş olduğunuzdan dolayı da size teşekkür ederim.
İnsanların başına gelen sıkıntılar, musibetler, büyük ölçüde Kur’anda Rabbimizin yapın dediklerini yapmadıklarından, yapmayın dediklerini de yaptıklarından ve Şura Sûresinin 30. ayetinde “ Ve size musibetten isabet eden şeyler, işte kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. “ denildiği gibi kişinin attığı eksik ve yanlış adımlar veya yanlış seçimlerinden dolayıdır. Musibet : İnsana dokunan kıtlık, açlık, hastalık, ağrı, acı, kazalar, mal ve ürünlere gelen zararlar gibi sıkıntı veren, hoşa gitmeyen her şeydir. Başa gelen bu konularda yanlış seçim ve adımların en etken olanlarından birisi de özellikle sizin içinde bulunduğunuz borç sıkıntısı için, Enam Sûresinin 141. ayetinde “ … Ve savurganlık yapmayın. Şüphesiz Allah savurganları sevmez. “ yine Furkan Sûresinin 67. ayetinde “ Ve Rahman’ın kulları harcadıklarında savurganlık etmezler, sıkılık da etmezler ve bu ikisi arasında bir denge olmuştur. “ ifadelerinde dikkat çekildiği gibi geçim ekonomisindeki harcamalarda yapılan israftır. İsraf : Var olan bir şeyi küçültmek, eksiltmek, harcamalarda aşırılık ve savurganlıktır. Tabi ki sizin içinde bulunduğunuz borç sarmalının nedenlerini biz bilemeyiz. Size de Kur’an öğütleriyle ancak genel olarak yardımcı olmaya çalışabiliriz.
Sonuçta hangi türden olursa olsun başa gelmiş olan herhangi bir sıkıntıda, sizin de fark ettiğiniz gibi öncelikle belirtelim ki ! Allah’ın güzel isimlerinin anlamlarını bilmeden, Allah’ı yeterince tanımadan kuru kuruya sadece isimlerin papağan gibi tekrar edilmesinin, değişik sûrelerin içerisinde okunan ayetlerin anlamlarını bilip içselleştirilmeden, sadece Arapçasını okumanın, hiç kimseye bir getirisi olmaz, sıkıntıların giderilmesini de sağlamaz. Kur'anda tespih çekerek Allah'ı zikredin diye de bir öğüt bulunmamaktadır. Zira Allah kişinin bir çabası olmadan, hazırlık yapmadan durup dururken hiç bir kimseye yardım etmemektedir, birçok ayette yer verilerek Muhammed Sûresinin 7. ayetinde “ Ey iman etmiş kimseler ! Eğer siz, Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. “ ifadelerinde örneğini gördüğümüz gibi, Allah'ın yardım etmesinin de şartları bulunmaktadır. Tevbe Sûresinin 25. ayetinde “ Andolsun ki Allah, birçok yerde size yardım etti. “ Ali İmran Sûresinin 123. ayetinde “ Ve andolsun ki sizler güçsüz iken, Allah kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödersiniz diye size Bedir’de yardım etti .” denildiği gibi Kullarının kendi güçlerini aşan, üstesinden gelemedikleri birçok ve değişik konuda kullarına yardım eder.
Mümin Sûresinin 60. ayetinde “ Ve sizin Rabbiniz “ Bana yalvarın / dua edin ki size karşılık vereyim… “ Bakara Sûresinin 186. ayetinde “ Ve kullarım sana Benden sordukları zaman, biliniz ki şüphesiz Ben çok yakınımdır. Bana yakarınca yakarışına cevap veririm. “ ifadelerinde gördüğümüz gibi, Yüce Allah, kuluna cevap vermek, yardım etmek için ondan sadece Kendisine başvurulmasını istemektedir. Bu başvuru da Araf Sûresinin 55. ayetinde “ Rabbinize alçala alçala ve gizlice / açıkça göstererek….O’na ürpererek ve rahmetini umarak dua edin. “ ifadelerinde gördüğümüz gibi, Rabbimiz, O’na tevazuh ve alçak gönüllükle yakararak dua etmemizi, Kendisine yapacağımız niyazı dil, beden ve gönül üçlüsüyle yapmamızı emretmektedir. Bunun en uygun yolu da namaz diye bildiğimiz ibadet içinde Allah’la yapılan bire bir konuşmalar içerisinde olabilir. Çünkü namaz aynı zamanda bir dua demektir.
Değerli Kardeşim
siz de bu
borç sıkıntınızdan kurtulabilmeniz için,
bıkmadan, üşenmeden, usanmadan
sık sık Allah’tan
dua ederek yardım
istemelisiniz. Dua edilirken
önce Allah, üstün sıfatlarıyla ve anlamları da
bilinerek ve düşünülerek ( Rahman, Rahim,
Gafur, Kadir, Vehhab, Tevvab, Azim, Kerim,
Hakim ) gibi güzel isimlerinden bir
veya birkaçı ile anılıp nasıl bir Allah'a dua edildiğinin farkında olarak O’na övgü ile
hamd edilmeli, yüceltilmeli, tesbih edilmeli,
bütün noksanlıklardan uzak olduğu kalp ve
dil ile belirtilmeli, sonra da acizliğimizin
bilincinde olarak kişisel ve makul
olan ve haddi aşmayan istekler, sıkıntılar dile getirilmelidir. Kul
duasını bütün benliğiyle,
bio enerjisiyle, ana
dilinden ve gönlünden
yapmalıdır. Ağzından çıkanı
kulağı duymalı ve
Allah’tan ne istediğini
bilmelidir. Bilinçsizce yapılan
istekler anlamsızdır, içten ve samimi
olarak yapılamayan dualar yanlış adrese
gönderilen dilekçelere benzer. Hem yerine
ulaşmaz ve hem de isteğin karşılığı olmaz.
Ruh Bilimi Psikolojide
“ beyin dalgaları
ile zihin okuma “
olan telepati diye
bir kavram vardır. Umarak, korkarak, ürpererek,
inanarak, güvenerek ve samimiyet
içerisinde yapılan duanın, en iyi uygulanma
zamanı günlük meşgalelerden uzak bulunulan
gece ve seher vakitleridir. Dolayısıyla özellikle
gecenin sessizliğinde tam
konsantre olmuş bir beyinle, makul
bir isteğin dua
yoluyla dile getirilmesinde, Allah’la
gerçekten bir telepati
sağlanabilir.
Peki Allah dualara nasıl karşılık verir ve nasıl yardım eder ? Enfal Sûresinin 9. ayetinde “ Hani siz, Rabbinizden yardım diliyordunuz da Rabbiniz, “ Şüphesiz Ben ardı ardına meleklerle / haberci ayetlerden binlercesiyle, doğa güçleriyle size yardım ediyorum “ diye karşılık verdi. “ ayetinde gördüğümüz gibi Allah doğa güçleriyle / melekleriyle / kanunlarıyla vesileler oluşturarak, fırsatlar yaratarak, kişinin önüne çıkartarak Bakara Sûresinin 156 - 157. ayetlerinde de “ … Kendilerine bir musibet geldiği zaman, “ Biz şüphesiz Allah’a aidiz ve yalnız O’na döneceğiz “ diyen şu sabredenlere müjdele ! İşte onlar Rablerinden bir takım destekler ve rahmet kendilerinedir. “ denildiği gibi, musibet karşısında sabır, sebat ile mücadele ederek durumlarını değiştirmeye çalışanlara yardım edeceğini, önlerini açacağını dile getirmektedir. Burada aslında kastedilen sabır, insanların yanlış bildiği gibi boyun büküp teslim olmak, hiç bir şey yapmadan beklemek demek değildir. Bilakis aklın ve Dinin gösterdiği yolda sebat etmek, sıkıntı anında gevşememek, zaafa düşmemek, kararlı olmak, direnç göstermek, sıkıntıya teslim olup boyun eğmemek, elden gelen mücadelenin verilmesi, çözüm arayışlarına girilmesi demektir. Allah da ayetlerle en sonunda ancak çaresiz kalan ve kişinin kendi gücünü aşan durumlarda yardım edeceğini belirtmektedir. Bu nedenle de Necm Sûresinin 39 - 40. ayetlerinde “ Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başka şey yoktur. Ve onun çalışıp didinmesi yakında görülecektir, Sonra karşılığı kendisine hiç eksiksiz verilecektir. “ ifadeleriyle belirtildiği gibi kişinin sabırla vereceği mücadeleler, yapılan samimi ve içten gelen dualar sonucunda İnşirah Sûresinin ayetlerinde de Rabbimizin “ Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi, belini büken üstündeki yükleri kaldırmadık mı, işlerini kolaylaştırmadık mı…. “ diyerek belirttiği gibi, mutlaka Allah’ın destek ve yardımı ile karşılık bulacaktır. Kişinin önüne fırsatlar, vesileler ve çıkış yolları konulacaktır. Mücadeleyi bırakmayan insanlar Allah’ın rahmetinden umut kesmemelidir. Ben nerede hata yaptım gibi sorgulamaları kendisine sormalı ve o hataları ortadan kaldırma çabası içinde olmalıdır. Allah’ın selamı, rahmeti ve Kur’anın doğruları ile sıkıntılarından kurtulmuş bir hayat sizinle olsun !...